Tunç Sipahi
‘Çürümüş bir şey var Danimarka Krallığı’nda’
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:09 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:09
CHP’de birleşmek lazımmış. Oyları bölmemek gerekirmiş. Onlar “gerçekçiymiş”. Biz hayal görüyoruz ya, haydi ben de bir kereliğine “gerçekçi” olayım.
‘Kadıköy hızla sola kayıyor. Zaten genel seçimlerde anketler aynı sonuca işaret ediyor: CHP yüzde 50, sosyalistler 35, marjinaller toplamı 15. Sosyalistler diyor ki: “Olacak o kadar, eğitim şart. Yüzde 15’e yardım edeceğiz, söz”.
CHP diyor ki: “Hepimiz yurtsever, aydınlanmacı, özgürlükçü ve eşitlikçiyiz. Üstelik 1950’den beri, 64 yılda birkaç sene iktidara geldik, belediye seçimi bile kazandık, yönetim tecrübemiz var bizim. Denenmişe oy ver vatandaş, macera arama”. CHP lideri “her zaman sol değerlere saygılı bir ailede büyümenin önemini farketmişimdir” şeklinde konuşurken, Ankara adayı “Deniz benim idolümdü” dedi. Bazı CHP sözcüleri “söz, içimize yoz mütahhitleri almayacağız” yemini ederken, hızını alamayan bazı adaylar da “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarıyla caddeyi arşınlıyor.
Kulislerde “sosyalistler de aşırı ama, beş parmağın beşi bir olmaz ki”şeklinde ürkek fısıltılar dolaşıyor. Fakat yüksek sesle söylemeye kimse cesaret edemiyor. Sosyalistlerin adayı net açıklamalar yaptı: “Ülkemizde kadınlar çiçek gibi açacak, gençler özgürlüğün tarifini yeniden yapacak, kaynaklarımız hazır, teşvik edeceğimiz sektörler belli, bizim işimiz emekçilerin en önemli toplumsal güç olmasını sağlamaktır, bu saçmalığı tersine çevireceğiz, halk taviz vermeyecek” şeklinde konuşuyor. Son konuşmalar seçim sonuçlarını değiştirecek mi?’
Dalga geçmeyi bırak mı diyorsunuz? “Gerçekçilik” mi gerekiyor? Sorunumuz “Pisa testinde gençlerimiz neden Almanya’nın arkasında hala” olsaydı ben de “gerçekçi” olurdum. Sorunumuz “5 AVM’yi şehir dışına çıkarıyoruz, yerlerine park yapalım mı” olsaydı ben de “gerçekçi” olurdum. Sorunumuz “kent kütüphanelerine bedava ulaşım sağlamalıyız” olsaydı ben de “gerçekçi” olurdum. Hatta belki CHP’ye oy verirdim. Madem hiper gerçeklik uzayında seyahatteyiz, gül gibi bir ülkede projeler yarışıyor... Bu bile olabilirdi. Eğer...
CHP yönetimi ya insanları ahmak yerine koyuyor, ya “misyonu ayrı”, ya da bazıları seçimlere Danimarka Krallığı’nda bile değil, Luxemburg Dükalığı’nda girdiklerini sanıyorlar!
Gerçekçi olan biziz. Bu ülkede çok acil bir durum var. Çürüyen bir ceset var ülkenin tam orta yerinde. Cenazeyi kaldırmamız lazım. Bu ülkenin dünü-bugünü yetmedi, geleceğine saldırılıyor. Bekledikçe saldırı şiddetleniyor. Bu iş şaka değil: Durdurmamız lazım. Yetmez: Durdurmak için “yeni bir hayat lazım”.
Bu durumda, sorunumuz başka. Ve böyle bir sorunla karşı karşıya olunca “gerçekçilikten” kurtuluş çıkmaz.
Kurtuluş nasıl olacak? Dikkat çekici ve ‘rengahenk’ olacak. Böyle durumlarda ilk akla gelenler yeterli olamaz. Mesela, sadece İzmir Marşı’yla 1 Mayıs Marşı’nın karışımı olmayacak hayır. Çok daha eğlenceli, çok daha yaratıcı, çok ama çok daha kararlı ve ‘yeni’ bir kurtuluş olacak.
Bunu düşünmeye, tahayyül etmeye, tasarlamaya başlayanlar arasından çıkacak liderler. Yazarak düşüneceğiz, konuşarak öğreneceğiz. Dinleyerek öğretmenin, bazen sessizce anlaşmanın yollarını bulacağız.
Ama önce şöyle yapacağız: 1000 yıldır bu topraklarda bilinen yöntemlerle cenazeleri kaldıracağız.
Biz diyoruz ki: Sol nasıl seçim kazanacak? CHP yönetimi, “daha henüz yeterince sağcı ve gerici olamadık” diye cevap veriyor.
Biz diyoruz ki: Sadece gerici ve sağcılar mı seçim kazanır? CHP yönetimi diyor ki “evet”.
Biz diyoruz ki: Bir kez yüzde 42 aldınız, o da Ecevit’in “halkın istediği yere kadar soluz” sloganıyla ve sosyalizmin gölgesinde alındı. CHP yönetimi : Hayır diyor, “unutun bunları, tam tersine, ne kadar çok sağcıyı aday gösterirsek o kadar çok oy alırız”.
Biz diyoruz ki: Emperyalizmden uzaklaş, halka güven. CHP yönetimi “Beyaz Saray’da oturan adam halkımızın kaderine hükmedecek, kararı o verecek” diyor.
CHP yönetimi, sol korkusu vicdanını tümden körelttiği için, özgür ve aydın gençlere hitap etmediği, edemeyeceği için, artık muhalefetmiş gibi yapmayı bırakmalıdır. Sosyalistler çok daha fazlasını yapar.
Biz milyonlarca yurtseverin, aydınlanmacının, cumhuriyetçinin, eşitlikçinin güçlerini birleştirmesini istiyoruz.
Gerekirse ev ev dolaşacağız. Bu defa farklı.
Biz “sesimizi” bulacağız. Bu defa farklı.
Yeter artık! Bu defa kalpleri ve zihinleri kazanmaya geldik.