Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Recep Adıgüzel

“Zonguldak havzasındaki taşkömürü bağımsızlığımızın güvencesidir.”

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:27 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:27

Başlıktaki tespit ve ifade, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS)’in 2 Kasım günü yapılan Başkanlar Kurulu toplantısı öncesi yaptığı basın açıklamasından.

Türkiye’nin her bölgesinde ve üretim sanayinde olduğu gibi, Zonguldak kömür havzasında ve maden iş kolunda da sancılı ve sıkıntılı günler yaşanıyor…

Bakalım, önümüzdeki günlerde yaşanacak süreç içerisinde biçimlenecek olaylar, bizlere neyi nasıl gösterecek?

Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) yetkililerinin, kömür üretim politikalarını belirlerken alacakları kararlar ve bu kararlar karşısında Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) yöneticilerinin gösterecekleri sendikal tavır ne doğrultuda olacak?

İktidarın özelleştirme saldırılarının artarak süreceği önümüzdeki süreç, işçi sınıfı mücadelesi açısından bir doğum sancısına mı, yoksa bir ölüm sıkıntısına mı tanıklık edecek?

Yukarıdaki soruların yanıtları da GMİS yöneticilerinin ve GMİS üyesi maden işçilerinin, Zonguldak kömür havzasında kendilerine yönelik yapılacak olan güçsüzleştirme saldırılarına karşı üretecekleri sendikal politikalarda ve sınıftan yana bir mücadeleyi örgütleyip örgütlemeyeceklerinde gizli. Zonguldak kömür havzasının yanı sıra ülkenin dört bir yanındaki maden ocaklarında sendikasız olarak çalışan on binlerce maden işçisini, maden iş koluna giren tüm işyerlerini hedefine koyan bir örgütlenme iradesini gösterip göstermeyeceklerinde gizli.

Bunun yanı sıra Maden iş koluna giren işyerlerinde çalışan maden işçilerini, sendikalaşma mücadelesinin içerisine katıp katamayacakları da özelde maden işçileri, genelde de Türkiye işçi sınıfı hareketi ve sendika konfederasyonları düzeyinde yaşanacak etkileşimler açısından hayati bir önem taşıyor…

Geçtiğimiz günlerde GMİS Yönetim Kurulu, Türkiye Taşkömürleri Kurumu ve taşkömürünün dünya ölçeğinde kazandığı önemle ilgili bir rapor hazırlayarak, bu raporu Ankara’ya giderek mecliste grubu bulunan partilerin Zonguldak milletvekillerine ve Zonguldak İl Başkanlıklarını ziyaret ederek İl yöneticilerine sundu. Hazırladığı raporun yanı sıra, sendikanın bu konudaki görüşlerini de ilgililere iletmiş ve kamuoyuyla paylaşmış oldu.

2 Kasım tarihinde yapılan Başkanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklanan sonuç bildirgesi Yazım dili ve içeriğiyle bizlere, GMİS (Genel Maden İşçileri Sendikası)’in önümüzdeki süreçte nasıl bir sendikal anlayışla hareket edeceğinin ve açacağı mücadele başlıklarının ipuçlarını da veriyor.

Şöyle ki Genel Maden İşçileri Sendikası sahip olduğu kadro yapısıyla, mücadele perspektifini hükümetin uygulamaya koyduğu politikalar arasında bulabildiği gedikler üzerinden, uzlaşmaya eğilimli (yapıcı) bir tarz ve oluşturabildiği kamuoyu baskısıyla hükümeti sıkıştırma perspektifiyle hareket edecek. Yani ufukta yakın vadede, işçi sınıfı mücadelesine ivme kazandıracak sınıfsal bir perspektif ve buna bağlı olarak gelişecek olan militan bir mücadele anlayışı görünmüyor!

Dolayısıyla GMİS’ in kurguladığı bu sendikal anlayış, önümüzdeki aylarda yapılacak olan Türk-İş Kongre sürecine de yansıyacaktır.

Sendikal anlayış olarak bütünlüklü bir bakış açısı sunan 9 maddelik sonuç bildirgesinin, özellikle 2’ci, 6’cı ve 9. maddeleri diğer maddelere göre daha bir önem taşımaktadır.

Sonuç bildirgesinin “Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü’nün yaklaşık 1500 işçi alınması talebinin Kurumun belirlediği ‘Norm Kadro’ sayısına göre 3 bine çıkarılması için ilgili Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulacaktır.

Dünyada taşkömürü fiyatlarının 300 doları aştığı Bu artış bu seviyede kalsa bile yılda 20-25 milyon ton taşkömürü tüketen ülkemizin dışarıya ödeyeceği paranın 3 milyar doları bulacağı ve dış ticaret açığı ile cari açığı tetikleyeceği Bunun için ülkemizde sadece Zonguldak Havzası’nda bulunan taşkömürü üretiminin mutlaka artırılması gerektiği 2005 yılından günümüze yer altı hazırlıklarını sürdüren ve 5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan TTK’ nın 2 milyon tonun altında olan üretiminin kısa sürede artırılabileceği İşçi açıkları giderilerek üretimin artırılacağı, TTK’nın zararlarının azaltılacağı, dışarıya gidecek dövizlerin azaltılacağı, Zonguldak’ta istihdam yaratılacağı ve ekonominin canlandırılacağı tüm kamuoyuna anlatılacaktır.” Şeklindeki 2. maddesinde, sendikanın yaslanacağı meşruiyet zeminini
“Öncelikle TTK bünyesindeki şirketler olmak üzere özel sektördeki örgütlenme çalışmaları hızlandırılacaktır.” Şeklindeki 6. maddesi ise sendikanın önüne koyacağı mücadele hattını
“Türk-İş Genel Kurulu için Genel Merkez Yönetiminin belirleyeceği politikalar Başkanlar Kurulu tarafından hayata geçirilecektir.” Şeklindeki 9. maddesi de, sendikanın işçi sınıfı mücadelesinde çizeceği hattı ve Türk-İş bünyesindeki örgütsel konumunu belirleyecektir.

Gelmiş olduğumuz bu aşamada yapmamız gereken şey ise Süreci doğru kavrayarak, sendika yönetimine taraf olmak ya da karşı olmak şeklinde (kestirmeci) bir tavır almaktan öte, bu sürece işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda nasıl ve ne şekilde müdahale edebileceğimizin yol ve yöntemlerini arayıp bulmak olmalıdır.

Recep Adıgüzel 'ın Son Yazıları