Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Neslişah Başaran

Hollande’ın mı Amin’in mi çelişkisi?

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:51 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Geçtiğimiz hafta dünyaca tanınmış Marksist iktisatçılardan Samir Amin bir makalesinde Fransa’nın Mali müdahalesini desteklediğini açıkladı. Emperyalizm karşıtlığı ile bilenen Mısırlı aydının bu “talihsiz” açıklamasının temelde itiraz edilemeyecek bir dizi gerekçesi var. Anlaşılır gerekçelerle “siyasal İslam”ı baş düşman olarak tanımlayan Amin, Mali’de yalnızca İslamcılara karşı yapılacak başarılı bir müdahalenin gerekli olduğunu onun ötesinde emperyalizmin bu ülkenin yeniden kuruluşunda işe karışmaması gerektiğini öne sürüyor. Yani emperyalist bir güç olarak Fransa İslamcılara karşı müdahale edip ülkenin ilerlemesinin önündeki engeli kaldırmalı ve bundan sonrasına karışmamalı. Böyle bir emperyalist müdahale beklentisi bir aydın için “naif” dışında ne tür sıfatlarla tanımlanabilir bilmiyorum.

Amin makalesine, “İlkesel olarak batılı güçlerin Güney ülkelerindeki her tür askeri müdahalesine karşıyım bu müdahaleler doğası gereği dünyada egemen olan tekelci sermayenin dünya çapındaki egemenliğini yaymasının araçlarıdır” diye başladıktan sonra “Fransa’nın Mali’ye müdahalesi bu konuda bir istisna mıdır?” diye soruyor ve buna “hem evet hem hayır” yanıtını veriyor. Amin, bu müdahalenin Mali’deki ve bölgedeki siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlara çözüm olmayacağını hatta bu sorunların nedeninin emperyalist ülkelerin sermayelerinin bölgedeki politikaları olduğunu bildiğini ancak yine de Mali müdahalesini desteklediğini açıklıyor.

Amin’e göre Mali’de öncelikle İslamcıların gitmesi gerekiyor! Bunun için de öncelikle Mali’deki Fransız askeri müdahalesinin başarılı olması!

Bir başdüşman belirleyip buna karşı düzen için ittifaklar aramak ya da emperyalistlerin bir müdahalesini bu gerekçeyle desteklemek sol siyasette ne yazık ki eksik olmayan bir kusur.

Emperyalist bir müdahalenin yine soldan desteklenebilmesinin bir diğer gerekçesini de emperyalistler arası rekabet ya da anlaşmazlıklar oluşturuyor. Amin de benzer bir şekilde Fransa’nın müdahalesinin diğer emperyalist devletlere “rağmen” yapıldığını ileri sürüyor. Ona göre ABD, İngiltere, Almanya bu müdahaleye karşılar. Müdahalenin mimarı François Hollande bu ülkeleri bir oldubitti karşısında bırakmış oldu ve bu nedenle ABD gibi diğer emperyalistler Mali operasyonunun başarısız olması beklentisi içindeler. Hatta Amin biraz daha ileri giderek Fransa’nın müdahalesini sonuna kadar götürebilmek için Avrupa ve NATO’yu karşısına alması gerekeceğini ileri sürüyor (Ancak Hollande hükümetinin buna cesaret edip edemeyeceğinden emin değil).

Peki Fransa’nın Libya müdahalesine ne demeli? Ya da aynı anda Suriye’de İslamcı muhalefeti destekliyor oluşunu nasıl açıklayacağız? Amin’e göre bu, Fransız hükümetinin daha fazla sürdüremeyeceği bir çelişki. Fransa bir yandan Tombouctou’daki İslamcılarla savaşırken diğer yandan da Halep’te aynı İslamcıları desteklemeye devam edemez.

Ancak görüldüğü üzere Fransız hükümetinin bu çelişkiden rahatsız olduğu hatta bunu bir çelişki olarak gördüğüne dair bile herhangi bir işaret bulunmuyor. Emperyalist bir müdahalenin gerekçesinin bir yerde iktidarın İslamcı teröristler tarafından tehdit edilmesi bir diğer yerde ise iktidara karşı İslamcıların “demokratik muhalefet”ini desteklemek olması emperyalistler tarafından bir çelişki olarak görülmüyor.

Samir Amin başka bir yerde ise (Belçikalı sosyalist gazeteci Michel Collon ile bir söyleşisinde) Arap baharı olarak adlandırılan süreçten bahsederken, emperyalistlerin müdahaleleri konusunda “naif” beklentilere sahip olmamak gerektiğini, emperyalistlerin demokrasi isteyen halkların yanında değil her zaman karşısında olacağını net bir dille ifade ediyordu: “Batılıların bu işten memnun olduğunu ve demokrasi isteyen halkların ‘safında’ bir müdahalede bulunduğunu iddia etmek büyük bir yalandır. Tam tersine Batılıların tüm çabası bu hareketleri –Arap ülkelerindeki gerici güçlerle işbirliği içinde- engellemeye ve onları demokratik olmayan ve otokratik sistemlerin özüne zarar vermeyecek şekilde sınırlamaya dönüktür. Çünkü bölge ülkelerinin kapitalist ve emperyalist küreselleşmenin gereklerine ve Washington’ın siyasi isteklerine boyun eğmeleri için demokratik olmayan yönetimler gerekiyor. ABD ve müttefikleri demokrasi istemiyor. Sürmekte olan çatışmalarda, rejim karşıtı hareketlerin lehine müdahalelerde bulunmuyorlar, tersine mevcut yönetimlerle düzenin esasını korumak için müdahale ediyorlar.”

Öyleyse, Libya ve Suriye’de emperyalist sistemin gerekleri için halkın demokrasi isteğine karşı İslamcıları destekleyen Fransa’nın bir anda Mali’de halkın hayrı için İslamcılara karşı binlerce askerle ve milyonlarca avro masrafı göze alarak savaşmaya karar vermesi Hollande hükümetinin çelişkisi mi yoksa Samir Amin’in mi?

[email protected]

Neslişah Başaran 'ın Son Yazıları