Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İzge Günal

Mali bildirim

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:07 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:07

Geçen ayın üç gününü yurtdışında bir toplantıda geçirdim. Katıldım demiyorum çünkü onlar anlattı, biz dinledik toplantının formatı böyleymiş! Hemen hemen tümü Amerikalı olan toplam 57 “önemli” konuşmacı vardı. Önemli dergilerin editörleri, önemli bilimsel kuruluşların başkanları, önemli bilim insanları…

Toplantının başında dağıtılan özet kitapçığında, yeni bir uygulama olarak konuşmacıların tıbbi şirketlerle olan mali ilişkileri yer alıyordu. “Financial disclosure” denilen ve Türkçeye “mali bildirim” diye çevrilen bu bölümde konuşmacıların firmalarla ilişkileri belirtiliyordu. 52 tanesinin en az bir tıbbi firma ile ilişkisi varmış daha doğrusu onlardan düzenli para alıyormuş. Kitapçıkta diğer beş konuşmacının karşısında ise “belirtmemiştir” ifadesi yer alıyordu. Ancak bu beş kişi de, konuşmalarının başlangıcında çeşitli firmalarla bu türden bir ilişkileri olduğunu açıkladılar.

Çok rahatsız oldum. İlk bakışta bu şekildeki bir bildirim olumlu gibi, dürüstlük gibi görünse de, aslında biraz düşününce ne kadar zararlı olabileceği fark etmek çok zamanımı almadı. Konuşmacıların ilişkileri olduğu şirketleri ayrı bir slaytta göstermeleri ve özellikle de popüler konuşmacıların genellikle aynı üç beş şirketle ilişkisi olması, o şirketlerin reklamını yapmak anlamına geliyordu. Daha kötüsü ise artık karşımda bilim insanları değil, şirketlerin tanıtım elemanları vardı. Biraz araştırdığımda, şirketlerle ilişkilerin iki farklı şekilde olduğunu öğrendim. Birincisi ve yaygın olan biçimi kişilere danışman vs. isimlerle aylık ödeme yapılması. Hiç de azımsanamayacak miktarlarda yapılan ödeme karşılığında ise aslında hiçbir şey danışılmadığı, sadece ilgili ürünü kullanması ve çevresinde ve “bilimsel” toplantılarda ürün lehine konuşma yapması istendiğini öğrendim. Elbette ürün lehine yapılan konuşmalar, kör gözüm parmağına doğrudan ürünü işaret etmeden ama dolaylı bir biçimde ürünü övüyormuş. Kimi zaman konuşmada kullanılan slaytları da şirketler hazırlıyormuş.

Yine öğrendiğim kadarıyla bu danışmanlık mekanizması Türkiye için de geçerliymiş uluslararası şirketlerin Türkiye’de de çok sayıda “danışmanı” bulunuyormuş. Hatta öyle ki, bu danışmanlardan iki tanesine daha düzgün sunum yapabilmeleri için diksiyon dersleri bile aldırılmış!
Bu arada unutmadan söyleyeyim, ikinci mali ilişki türü ise şirketin hissedarı olmakmış.

Bu koşullar altında anlatılanlara ne kadar güvenilebilir? Eğer araştırmacı mali kaynağının aleyhine bir veri ya da kanıya ulaşırsa bunu sunabilir mi? Hiç sanmıyorum. Çok bilinen bir Betty Dong örneği vardır: Birçok tiroid ilacı üreten ve dünya piyasasında bu konuda aslan payına sahip olan bir şirket yeni ve pahalı bir tiroid ilacını piyasaya sürer. Bu ilacın ucuz olan diğer ilaçla karşılaştırmalı bir çalışmasını yapması için Kalifornia Üniversitesinde ilaç bilimci olarak çalışan Betty Dong ile anlaşır. Dong çalışmanın sonunda iki ilaç arasında anlamlı bir fark olmadığı, dolayısıyla yeni ve pahalı ilacın kullanılması için bir neden olmadığı sonucuna varır. Sonuçlarını yayınlamak istediğinde şirket çalışmanın mali kaynağını kendisinin sağladığını, dolayısıyla çalışmanın kendisine ait olduğunu söyleyerek yayınlanmasını engeller. Neyse uzatmayayım, uzun ve yıpratıcı bir mücadele sonucu çalışma yayınlanır ama insanın aklına “acaba ne kadar yayınlanmayan çalışma var?” sorusu gelmiyor değil.

Bu durumda mali bildirim bence bir erdem değil kişisel kanım şirket ilişkili kişilerin bilim alanı dışına çıkartılması. Hiç olmazsa, bilimsel toplantılardaki konuşmaları ile örtülü şirket reklamı yapmalarının engellenmesi.

İzge Günal 'ın Son Yazıları