Fide Lale Durak
Medusa’nın Salı ve romantizme geçiş
Yayın Tarihi: 18.10.2025 , 23:34 Güncelleme Tarihi: 19.10.2025 , 17:34
Fransa 1789 devriminin ardından Birinci Cumhuriyet'ini kurdu ve 1804'e kadar süren bu ilk cumhuriyete 1792-1794 arasında Robespierre'in başkanlık ettiği Ulusal Meclis damga vurdu. Napolyon 1799'da geri gelerek imparatorluğunu ilan edeceği 1804 yılına kadar Cumhuriyet’i tırpanlayarak kendi rejimini kurmak üzere adımlar attı. 1804 tarihinde ise Fransa artık bir Cumhuriyet değildi. Bu kısa sayılabilecek zaman diliminde yaşananların toplum üzerindeki etkileri taraflaştırıcıydı. Cumhuriyetini kaybeden bir halkın üzerindeki baskılar giderek artıyordu.
Geçen hafta ele aldığımız1 Fransız Devrimi’nin ressamı David, 1804'te Napolyon'un taç giyme törenini resmetme siparişini ve peşine saray ressamı unvanını alır. Baş ressam olmak David’e sahip olduğundan daha fazla saygınlık vermez ama rahat bir yaşam sunar. Muhtemelen David’in arzu ettiği de artık budur zira seferlerinde saray ressamı olarak Napolyon’a eşlik etme tekliflerini reddedecektir. David, modern sanatın başlangıcına yapabileceği katkıyı yapmış ve öğrenci yetiştirmeye odaklanacağı bir köşeye çekilmiştir.
1815’te iktidar, Napolyon’dan Bourbon Hanedanlığı’na geçer. Fransa yeni bir Cumhuriyet’e kadar geçiş aşamasındadır. 1830 Temmuz Devrimi’yle el konulacak taht özlenen Cumhuriyet’i getirecek ve sanatta da romantizmi doruğa taşıyacaktır.
David’in öncüsü olduğu neoklasisizm ile Delacroix’nın en etkileyici örneklerini verdiği romantizm arasında köprü olacak kişi Géricault’dur. Géricault Fransız Devrimi gerçekleştiğinde iki ve Medusa'nın Salı resmini yaptığında sadece 26 yaşındadır. Zaten ömrü kronik tüberküloz ve çok sevdiği binicilik faaliyetlerinden birinde düşmesi sonucu 36 yıl sürmüştür. Ömrünün kısa olacağını bilirmiş gibi hep sabırsızca yaşamış ve bu aceleciliği onu çağdaşlarından ayırt eden fırça vuruşlarındaki tuşlara yansımıştır.
Géricault avukat olan ve aynı zamanda tütün ticaretiyle uğraşan bir baba ve Normandiyalı bir annenin çocuğu olarak 1791'de, Fransa’nın Rouen kentinde dünyaya gelir. Henüz dokuz yaşındayken annesi ölür. Bakımını üstlenen babası ile sevgi dolu bir ilişkisi olur, bu açıdan şanslıdır. Liseyi bitirip ressam olmak istediğinde her ne kadar babası karşı çıksa da yine de Carla Vernet'nin atölyesine gidebilir. Burada iki yıl rahat bir eğitim aldıktan sonra daha disiplinli bir öğrenime ihtiyaç duyarak Pierre-Narcisse Guerin'nın atölyesine geçer. Canlı modelden çalışmalarla yoğun geçirdiği bir yılın sonunda kendi kendini eğitmeye karar verir ve Louvre'daki ustaları hızla kopyalamaya başlar. Rubens, Rembrandt veTitian’ın resimlerini çalışır, çağdaşı Antoine-Jean Gros'a hayrandır.
Sağda: Théodore Géricault, 1814, Yaralı Süvari, Louvre Müzesi
21 yaşındayken alelacele 1812 Salon'una2 başvurmaya karar verir ve bunun için bir ay gibi kısa sürede Saldıran Süvari resmini tamamlar. Resimde dönemin etkin akımı neoklasisizmden ziyade Louvre’da geçirdiği yoğun mesailerde benimsediği Rubens’in etkisi hakimdir. Klasisizmden koptuğu ve başarı kazandığı ilk resim budur. Konu dönemin siyasetiyle de uyumludur. O sıralarda Napolyon’un ordusu Rusya’ya doğru ilerlemekte ve İmparatorluk şahlanmaktadır, resimdeki süvari ileri atılan bir Fransız askeridir.
Aynı resimle 1814 Salon'una da katılmayı düşünür ama tam o sıralar Napolyon için işler tersine dönmeye başlar ve siyasi atmosfer değişir. Napolyon ordusu Rusya’da istediği başarıyı kazanamaz. Bourbon Hanedanlığı Fransa’nın başına geçerek tahtı devralır, Napolyon’u da sürgüne gönderir. Bu arada David’in kaderine de Napolyon’un ressamı olarak sürgün düşer, o da yaşamının sonuna kadar kalacağı Belçika’ya yerleşir.
Tüm bunlar olurken Géricault yapacağı ikinci resmi bulmuştur: Yaralı Süvari. Şaha kalkarak giden asker bu defa kılıcı yerde sürüklenerek dönmektedir. Resmin adında geçen yara askerin görünen bir yerinde değil, içeride bir yerdedir. Yara kırılan gururdur. Fransa’nın kırılan gururunu doğrudan resmetmeye gönlü razı olmadığından olsa gerek askerin üniforması Fransız askerine değil muhtemelen Fransa’nın müttefiki olan bir ordunun askerine aittir. Yenilgi dolaylı anlatılır.
Géricault’nun resimleri Salon’da başarı kazanır. Yine aceleyle daha fazlasını yapma, kendini aşma arayışındadır. Aynı yıl, tıpkı David’in defalarca denediği gibi, Roma’ya gitmek için yarışmaya katılır. İlk denemesinde başarısız olur, tekrar bir yıl beklemek yerine kendi imkanlarıyla Roma’ya gider. Caravaggio ile anılan chiaroscuro (ışık gölge karşıtlığı) tekniğini çalışır. Michelangelo’yu yakından inceleyebilmek için Floransa’ya geçer, Medici Şapeli’nde uzun süre vakit geçirir. İtalya’da sadece bir yıl geçirmiştir ama Géricault için yeterlidir. Bıraktığı karmaşaya, Fransa’ya geri döner.
Fransa’ya döndüğünde, bir yıl önce yaşanan bir gemi kazasının etkilerinin büyümekte olduğunu görür. 1816 yılında Senegal’deki sömürge bölgesini devralmak için Fransa’dan yolan çıkan ve Moritanya açıklarında Medusa adında bir gemi batmıştır. Kazadan sağ kurtulanlar anılarını yazmış ve bu anı kitabı3 toplumda çok ses getirmiştir. Napolyon döneminde yaşanan kaza önemli bir politik konu haline gelir. Géricault kitabı okur, sağ kurtulanlarla konuşur ve Napolyon karşıtı arkadaşlarının da etkisiyle olayın resmini yapmaya karar verir.
Medusa’nın 400 civarında yolcusu vardır. Gemi karaya oturduğunda yolcu sayısına göre yetersiz olan filikalara ilk binenler sömürge bölgesine atanan vali ve üst düzey yöneticilerdir. 147 kişi ise geminin parçalarından yapılan bir sala sıkışır ve filikalardan birinin arkasına bağlanarak bağlanarak bir süre çekilir. Ancak bir sebeple aradaki bağ kopar ya da kesilir ve sal kaderiyle baş başa kalır. Dördüncü gün salda 67 kişi, on üçüncü güne gelindiğinde ise sadece 15 kişi sağ kalmıştır. Anılarını kitaplaştıranlar da Argus adlı geminin kurtardığı bu 15 kişiden ikisidir. Anılarında anlattıklarına göre gemiyi gördükleri anda son enerjilerini de fark edilmek için harcamışlardır. Géricault’nun resmini yapacağı tam da bu kurtuluş anıdır.
Devasa boyutlarıyla (491x716 cm) dikkat çeken ve Salon’da sergilendiğinde tartışmalı yorumlara sebep olan Medusa’nın Salı, Fransa’da güncel bir olayın anlatıldığı ilk resimdir. Géricault, sadece kazanın oluş ayrıntılarıyla ilgili değil, örneğin bir cesedin bozuluşunu incelemek için morgdan aldığı organlar üzerinde de çalışarak bir haberci gibi gerçeğin peşinden koşar. Geminin gerçek boyutlarına uygun bir maket yaptırır ve çevresindeki arkadaşları model olarak kullanarak sayısız çizim yapar.4
Géricault gerçekçi bir anlatım için elinden geleni yapar ama bir taraftan da belgesel değil resim yaptığı için, resmin ihtiyaç duyduklarıyla elindekileri birleştirebilmesi gerekir. Böylece Géricault, bir taraftan piramit bir kompozisyonla klasisizme gönderme yaparken diğer taraftan anlatısını insanlara odaklayarak yaşananları anıtlaştırır. Kadavralarla yaptığı çalışmaların da etkisiyle olsa gerek renkler de gerçekle mesafelenmiştir. Bu da resmi daha soyut bir düzleme taşır.
Fransa’nın yeni bir Cumhuriyet’e kadar olan geçiş aşamasında, halkın biriken öfkesi bir gemi kazası vesilesiyle taşmıştı. Medusa’nın Salı, İmparatorluk rejimlerinin halk üzerindeki yıkımını gösterdiği kadar, o halkın öfkesini politize ettiğinde trajedisini anıtsallaştırarak kurtuluşunu da anlatır. Ve bu resimle Géricault, romantizme geçiş yolunu propagandif bir şekilde oluşturur.
- 1
Fransız Devrimi’nin ressamı Jacques-Louis David ve Marat’nın Ölümü | soL haber
- 2
Salon, 1725'ten itibaren Académie des Beaux-Arts'ın mezunlarının eserlerini sergilemek için açılan sergiydi. İlki Louvre’da düzenlenmiş ve bu yüzden adı Paris Salon’u olarak da anılmıştır. Zamanla Fransa'da başarı elde etmek isteyen tüm sanatçıların yer alması gereken bir etkinliğe dönüşmüştür. Salonda sergilenen eserlerin kraliyet tarafından da beğenildiği düşünülmüş, bu yüzden reddedilmek başarısızlık olarak algılanmıştır.
- 3
Kitabı kazadan sağ kurtulan doktor Jean Baptiste Henri Savigny (sala gönüllü binen üç subaydan biridir) ve mühendis ve coğrafyacı Alexandre Corréard birlikte yazarlar. İkisi de Medusa’nın Salı resmi için Géricault ile çalışmışlardır.
- 4
Gericault’nun Medusa’nın Salı ile ilgili çalışmalarını anlatan bir yazı daha önce yine soL’da yayımlanmıştı: 2020 yılının felaketlerinden Medusa’nın Salı’na sanatta gerçek | soL haber