Emrah Kartal
Yumuşak bir özelleştirme hamlesi ve tarafları
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04
Lula döneminden beri özellikle solcu, kamucu güçlerin İşçi Partisi’ni desteklerken sarf ettikleri ve güvendikleri “ulusalcı hükümet bunun için desteklenir” argümanı, enerji kaynaklarının kamu işletmelerince işlenerek kamu yatırımına dönüştürülmesi ve bu sürecin yasal güvenceye alınmasıydı. Gelin görün ki, söz konusu argüman, fiili olarak geçerliliğini yitirdi. İki gün önce gerçekleştirilen ihale ile pre-sal denilen, kıta kıyı şeridi tuz altı zengin petrol yatağına ulaşma ve çıkarma işlemi için uluslararası, emperyal şirketler ile anlaşıldı. Tamamıyla kamu kuruluşu olmayan Brezilya şirketi Petrobras yüzde 40, Hollanda İngiliz şirketi Shell ve Fransız Total yüzde 20’şer ve son olarak iki Çin şirketi CNPC ve CNOOC yüzde 10 pay alacaklar. Kalan yüzde 10’luk gelir, direk Hazine’ye gidecek.
Brezilya pre-sal yataklarından, 20 yıl içinde 18 milyar varil çıkarmayı amaçlıyor. Lula döneminde Petrobras’ı şu anki konumuna ulaştıran Arama ve Üretim Yönetmeni Guilherme Stella, pre-sal yataklarının keşfedilmesini sağlayan bir isim. Kendisi bu “özelleştirme” sürecine cepheden karşı çıkıyor. Nedeni ise yasalarla koruma altına alınmış olan enerji kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve üretim sürecinin, stratejik önemi olan pre-sal söz konusu olunca yok sayılması… Stella Petrobras’ın pre-sal kaynaklarını tek başına işleyecek gücü olduğunu belirtiyor ve çıkarılması beklenen petrol ve gaz hacminin sadece varsayım olduğuna dikkat çekiyor. Doğal kaynakların çıkarılmasına ilişkin 12. maddeyi hatırlatan Stella, stratejik önemi olan pre-sal gibi kaynakların doğrudan ulusal kuruluşlarca bulunması, çıkarılması ve işlenmesi gerektiğini vurguluyor. Stella, pre-sal yataklarının işletilmesi hizmetini özelleştirmenin yabancı şirketlerin yararına bir işlem olduğunun da altını çiziyor.
Diğer yandan, Başkan Dilma Roussef halka seslendi ve “endişeye mahal olmadığını” ifade etti. “Özelleştirme yok” diyen Rousseff, ülkenin süreçte 1 trilyon real kazanç sağlayacağını vurguladı. Yeni iş imkanları ve eğitim ile sağlığa yapılacak yatırımlara vurgu yapan Dilma, yabancı şirketlerin de tüm arama, tarama ve çıkartma işlemlerini yerli ürünlerle gerçekleştireceğini, petrol platformlarının da yerli ürünlerle kurulacağını ifade etti. Bu anlamda bir soru sormak lazım: Peki, pre-sal’ın 35 yıllık tarama ve çıkarma işlemi neden bu şirketlere ihale edildi? Sürecin özelleştirme olmadığını iddia edenlerin bu soruya yanıt vermesi gerekiyor. Sahanlık petrol geliri olarak ifade edebileceğimiz royaltileri eğitim ve sağlık alanına yatırım yapmak için kamulaştıran hükmet anlaşılan diyet veriyor ve pre-sal kaynaklarını zaten ülke kıyılarında petrol araması yapan şirketlere ihale etmiş oluyor. Ha, bu süreçte ABD’li şirketler NSA’nın ajanlık skandalı ile ilişkili olarak kesik yemiş görünüyor. Rousseff’de ABD karşıtlığı üzerinden bir konumda raputasyon kazanmak isteyecektir.
Tüm bu özelleştirme işlemi boyunca toplantının gerçekleştirildiği kent merkezine 1 saat mesafedeki turistik beldede askerin hazır bulunması tam bir komediydi. Polis yetmedi, şimdi de özelleştirme sürecini protesto eden halka karşı askeri yığınak yapıldı. Yine çatışma çıktı ve halka zor kullanıldı. Özellikle Rio de Janeiro’da öğretmenlerin greviyle ayaktaki halk, başka bir gündemde politik bir eyleme imza atmış oldu. İsyan “hükümet bitti” derken, sınıfsal ve antiemperyalist gündemler halkı sokağa dökmeye devam ediyor. Köşenin bu haftaki fotoğrafları da yine “onlara” dair…