Emrah Kartal
Yolsuzluklar çemberinde Dünya Kupası
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05
Brezilya bugünlerde ülke tarihinin en büyük yolsuzluk soruşturmasını ve bu kapsamdaki tutuklamaları konuşuyor. İşçi Partisi (PT) kurucusu, başkanı, onur madalyası ile ödüllendirilen tek eski gerilla lideri olan José Genonio, tutuklanan birçok sağcı parlamenter arasında en dikkat çekicisiydi. Genonio, şu anda ev hapsinde ve sağlık koşulları ile yaşı dolayısıyla hapis cezası tartışılıyor. Brezilya’da halkın parlamenterlere güveni, istatistiklerde gözlemlendiği şekliyle, sıfır… Parlamenterlerin yüksek maaşı, devlet aygıtlarında kendi çıkarlarına sağladıkları imtiyazlar, sosyal skandallar ve rüşvet halkın hangi partiden olursa olsun iki kere düşünmesine yol açıyor. Hal böyleyken 2000’li yılların ortasında başlayan soruşturma son iki yılda sona ulaşmasına rağmen, Brezilya’da halkın kitlesel tepkisine yol açmadı.
Halk siyasi partilerin ve onların zengin lider ve parlamenterlerinin skandallarına Lula ile cevap vermişti. Lula emekli oldu, PT hükümeti finansal ve sosyal politik yapılanmasını Dilma hükümeti ile hızlıca yeni bir raya oturttu. Bu ray üzerinde en önemli uğrak, özelleştirme politikası.
Halk, Haziran’da ulaşım zamları ve polis şiddetine karşı sokaktaydı. Rüşvete ve yolsuzluklara karşı çıkarılan ses Evanjelik parlamenter Marco Feliciano’nun “gay tedavisi” girişimine gösterilen tepkiden çok daha azdı. Politikacılara güvensizlik ve halkın taleplerinin çözümsüzlüğü özellikle genç nüfusta, başlayan eylemleri isyana dönüştüren bir birikim yaratmıştı. Yoksulluk ve gelecek kaygısı isyanın zeminiydi ancak pankartlardaki ve sloganlardaki yazılanlar zemin üzerinde güncel sosyal ve toplumsal gündemler belirliyordu. Güncel toplumsal gündemlerden biri de 2014 Dünya Kupası idi… Dünya Kupası PT hükümetinin ekonomik ve sosyal bir başarısı olarak deftere yazılmıştı. Şimdi o başarı tam bir fiyasko olma yolunda. Bırakın ortadaki aksaklıkları ve ülkedeki ekonomik koşulları, Dünya Kupası hazırlıkları çok tehlikeli bir ilerleyişte…
Geçen hafta Dünya Kupası açılış maçının yapılacağı, Sao Paulo’daki Itaquerao Stadyumu’nda, tribün tavanı inşa edilirken 500 tonluk parçanın kaymasıyla iki işçi yaşamını yitirdi. Yaşanan olay Dünya Kupası için yapılan hazırlıklar sırasında yaşamını yitiren üçüncü iş cinayetiydi. Soruşturmalar sürüyor, medya işçi ölümleri üzerinde kaçamak davransa da stadyumdaki hasar başta FIFA’yı endişelendiriyor ve konu gündemde uzun süre kalacak gibi gözüküyor. Dünya Kupası’nın demokratik bir organizasyon olmadığı üzerinde protesto gösterileri düzenleyerek ülkedeki isyana öncülük eden Brezilyalılar son ölümlerden sonra daha da öfkelendiler. Dünya Kupası final grupları için kura çekimleri 6 Aralıkta Salvador şehrinin sadece lüks oteller ve tatil köyleri için oluşturulan beldesi Costa de Sauipre’de (Sauipe Sahili) gerçekleştirilecek. “Dünya Kupası gerçeği” kura çekimlerinin ortamında bile hissediliyor. Halk kura çekimleri sırasında başta Salvador olmak üzere Rio de Janeiro’da, futbol mabedi Maracana’da protesto gösterileri gerçekleştirecek. Şimdiden söylemek gerekiyor ki, bu Dünya Kupası hiçbir dünya kupasına benzemeyecek. İçeride futbolcular, dışarıda halk hak arayışı temelinde birleşerek protestolarını sergiliyor. Ortam gergin… Her iki taraftar futbolu kendi açısından güzelleştirme derdinde. Sonuçta bu eylemlerin sonunda halk kazanacak. Futbol belki de 1930’lardan ve 1950’lerden sonra tekrar Latin Amerika’ya dönüyor. Hem de ne dönüş...