Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emrah Kartal

Halk olimpiyat istiyor

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:02 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:02

İki hafta önce medyanın hükümet için sırtlandığı olimpiyat gündemi, kısa sürede tüm ülkenin biricik gündemi oldu. “İstanbul 2020 Olimpiyat Oyunları” hükümetin adeta davası oldu. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün kurumsal olarak feshedilerek görevlerinin Spor Bakanlığı altında örgütlenmesinden önce tüm büyük organizasyonlara talip olunacağı ve tüm illere stadyum yapılacağı sık sık dile getiriliyordu. Spor Bakanlığı’nın ortaya çıkışı, pratik olarak işe koyulma startının verildiğinin göstergesi oldu. Suat Kılıç 2011’den beri olimpiyat oyunlarını dilinden eksik etmiyordu.

Bu süre zarfında olimpiyatlara ev sahipliği yapmak isteyen aday ülke sayısı üçe düştü. Buenas Aires’te gerçekleştirilen ve Tokyo’nun zaferiyle sonuçlanan geceye, AKP “ailecek” katıldı ve eli boş döndü. Sportmence dergisi için, Haziran Direnişi başlamadan önce yaptığımız fikir alışverişinde, olası İstanbul olimpiyat oyunlarına nasıl yaklaşacağımızı tartışmıştık. Tartışmanın kilit noktası, oyunlara karşı mı olacağımız yoksa halk için olimpiyatlar noktasında mı olacağımız sorunsalıydı. Bu çerçevede, argümanlarım “olimpiyat oyunları karşıtı” olsa da politik ve sosyolojik olarak halk için olimpiyat oyunları söyleminin daha önemli olacağı noktasındaydım. Ancak Eylül’deki seçimlere yaklaşırken ve hem Türkiye’de hem de Brezilya’da halk hareketine tanık olduktan sonra, İstanbul 2020’nin gerçekleşmemesi gereken bir organizasyon olduğu konusunda artık nettim. Aslında halk için olimpiyat söyleminin arka planı, olimpiyat oyunlarının İstanbul’da düzenlenmesine bugün karşı olmaya engel olmuyor. Sonuçta karşı duruş bir amaç değil, kentin, emekçilerin ve yoksulların çıkarları açısından sosyolojik ve politik bir tutumdu. Sporla direkt bağlantısı olmayan hükümetin hedefi madalya değildi ve halkın Eylül ayına kadar politize olması, hükümetin olimpiyatı protestolara karşı bir zafer olarak görmesine karşı duruşu daha öne çıkardı.

Rio de Janeiro kenti, 2016 Olimpiyat Oyunla-rı’na ev sahipliği yapacak. Kimilerine göre Olimpiyat Komitesi’nin son tercihi son derece riskliydi ve aynı riski İstanbul’u tercih ederek göze almadı. Risk konusundaki söylemi önemsiyorum çünkü olimpiyatların gizli yüzünü göstermesi açısından önemli. Risk, olimpiyatın halka rağmen gerçekleştirilmesinin önüne çıkacak halk engelini temsil ediyor. “Halk olimpiyat oyunlarını istiyor” söylemi, iktidarlar tarafından sayısal veri olarak, halkı razı etmek için halka karşı kullanılmaktadır. Olimpiyat oyunlarına, büyük bir spor şölenine kimse karşı çıkmaz ve daha iddialı söylemek gerekirse olimpiyat organizasyonu sürecinde yer almak, olimpiyatları izlemek ve bu organizasyona sporcu olarak katılmak halkın hakkıdır. Bu anlamda fikir beyan eden, isteklerini dile getiren veya süreçten memnuniyetsiz olan halkın, olimpiyatların düzenleniş biçimine karşı olmasına göz yumulmamalıdır. Brezilya’da ve özelinde Rio de Janeiro’da görülen ve 2020 için Tokyo’un seçimine ilişkin önemli bir değişken olduğu söylenen “rızasızlık”, halk dilindeki adıyla “isyandır”. Rio’da başta emekçiler, sonra halk, Dünya Kupası organizasyonundan başlayarak, “Halka karşı ve ona rağmen organizasyon düzenleyemezsiniz” dedi, hâlâ demekte. Çünkü halk, yüz milyonlarca realin nereye harcandığını merak ediyor ve soruyor. Halk, almış başını gitmiş ve sadece yabancılar için düzenlenmiş konut fiyatlarının, uçuk kira fiyatlarının ne zaman düşeceğini ve normalleşeceğini merak ediyor, endişeli. Öğretmenler, postacılar grevde… Halkın yerel iktidarlara olan güveni sıfır… Kolluk ve halk her gün karşı karşıya geliyor ve şiddet kentte azalmıyor artıyor yoksulluk, işsizlik ve eğitimsizlik hat safhada. Hükümet, Kübalı doktorları acil eylem planı olarak misafir etti çünkü yoksul halka ulaşacak sağlık hizmeti henüz istenen seviyede değil ve kısa vadede sağlık politikası yok. Protesto eylemlerinde halk, polisin şiddetiyle tanıştı. Geçen yıl olimpiyat oyunlarında “güvenlik” için başta İsrail’le anlaşmalar yapıldı, insansız hava aracı bile alındı.

Kısacası, Brezilya’da da halk olimpiyatları istiyor ancak olimpiyat gerçekliğine razı değil. Kendi istekleri oluncaya kadar da protesto gösterileri gerçekleşecek. Bunu ne anketler ne de kampanyalar gizleyebilecek. Ne yazık ki, Brezilya halkı Türkiye emekçileri kadar “şanslı” değil...

Emrah Kartal 'ın Son Yazıları