Emrah Kartal
Chove chuva, chove sem parar*
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:47
Emrah Kartal'ın “Chove chuva, chove sem parar*” başlıklı yazısı 9 Ocak 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Yaz mevsimi, Rio de Janeiro’da su oranı kadar yağışların da arttığı bir dönem. Ülke genelinde sıcaklık artışı gözlemlenirken, bölgelerin iklim tipine göre mevsimsel hava hareketi farklılık gösteriyor. Kuzeyde, yani Amazon bölgesinde, halkın Portekizce kelimelerin nüans farklılıklarını kullanarak “chuva toda dia, na verao chuva dia toda” diye ifade ettiği yılın her günü, yazın ise günün her saati görülen yağış kuzeydoğuda yerini kuraklığa bırakıyor. Yılın her günü sıcak geçen kuzeydoğuda, özellikle yaz mevsiminde “suya aç olan” kuzeydoğu halkını yağmurlu geçen dönemlerde korku en az sevinç kadar belirgin bir duygu hali konumuna geliyor. Nedeni ise kısa ama şiddetli bir yağmurda kentin ya da beldenin sular altında kalması, yoksul halkın derme çatma barınaklarda, çamur ve moloz yığını altında can vermesi. Yoksul için durum ülkenin her bölgesinde aynı. Mesela Rio’da…
Her yaz Rio de Janeiro kenti gecekondularında, Rio eyaletinin iç bölgelerde ise çoğunlukla dere yatağı kenarında yer alan banliyölerde, yüksek sıcaklıklar felaketlerin habercisi oluyor. Adı üstünde, dere anlamına gelen Rio’nun, dere yataklarında yer alan yoksul mahallelerindeki halk, yüksek sıcaklıkların da, ardından gelen şiddetli yağışların da kurbanı oluyor. Her sene, en az bir beldenin gecekondu bölgeleri nerdeyse haritadan siliniyor. Bu sene aşağı Fluminense bölgesinde yer alan Duque de Caixas belediyesinin gecekondu mahallesi Xèrem’de, şiddetli yağışın ardından derenin taşması sonucu 10’a yakın kişi yaşamını yitirirken tüm ilçede yaklaşık 100 bin kişi, Xèrem’de de 500 kişi evsiz kaldı.
Bölge halkının tepkisi, belediye başkanınaydı. Felaketin ardından evsiz kalan halk, haklı olarak “Belediye Başkanı nerede?” sorusunu soruyor ve binbir vaatle oy isteyen belediye başkanının deyim yerindeyse ortalıktan kaybolmasını protesto ediyor. Gecekondu bölgesindeki halka elini uzatan ise, bölgede hayli örgütlü olan evanjelik kilisesi ve kilisenin dayanışma derneği. Ayrıca kilise, hemşeri şarkıcı ve futbolculara da çağrı yapıyor. Ünlü samba şarkıcılarından Zè Pagodinho ve Belo Horizonte, kentin takımı olan Cruzeiro’nun futbolcusu Diego Souza bölgeye giderek bilfiil yardım eden isimler arasında geliyor. Hatırlanacağı gibi, iki yıl öncesinde bölgede tarihin en büyük felaketi gerçekleşmiş, Itaipava ve Petròpolis ilçelerinde yüzlerce kişi şiddetli yağmurların ardından sel felaketinde yaşamını yitirmişti. İki kentin merkez mahalleleri neredeyse haritadan silinmişti.
Türkiye’de sık sık dile getirilen “doğal felaketler değil, kapitalizm öldürür” çıkarsaması ve saptaması, Brezilya için de son derece geçerli. Ülkenin en turistik kenti olan Rio de Janeiro kent merkezi dahi her yıl şiddetli yağışların ardından sular altında kalma tehlikesi yaşıyor. Kent yönetimi en zengin mahallelerinden gecekondu ve kenar mahallelerine kadar çöp yığını olan kentin bakımı ve planı için tek çöp dikmiyor. Önümüzde Dünya Kupası ve Olimpiyatlar var ve değil kenar mahallerdeki çarpık kentleşmeyle gecekondu bölgelerindeki halkın barınma koşullarını iyileştirilmesi, kent merkezindeki halkın kent çeperine doğru kaydığı bir eksende, Rio’luları barınmanın yanında ulaşım ve çevre gibi ekonomik ve sosyal sorunlarla başbaşa, sorunlu bir kent yaratılıyor.
Duque de Caıxas’da olduğu gibi halk yine kendi imkanları, mahalle dernekleri ve gecekondu bölgelerindeki sivil toplum örgütlerinin organizasyonları ile başının çaresine bakıyor. Kentin her alanında gecekondu mahalleleri mevcut ancak hangi geçici önlem alınırsa alınsın, ne tür yardımlar yapılırsa yapılsın Rio de Janeiro’da halkın barınma sorununa çare olacak politikalar geliştirilemezse, felaketlerin ardından yaşanan dramlar son bulmayacak. Bu gidişle de Jorge Ben Jor’un “yağ yağmur, durmadan yağ”(*) adlı şarkısı, artık samba romantizminin değil, geleneksel Rio dramının şarkısı olacak.