Emrah Kartal
Brezilya’dan isyan günlüğü
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:58
Eylemler Brezilya’da beşinci haftasına girdi. Başlarda Türkiye’deki direnişe ve ayaklanmaya benzer şekilde yükselişe geçen eylemlerin hızı kesildi. Tüm ülkeyi saran ve tüm eyalette ve ayrı ayrı şehirlerde özgün başlıklarda gerçekleşen, milyonların bir araya geldiği eylemler, şiddetini iyiden iyiye düşürdü.
Her şeye rağmen Brezilya’nın en büyük şehirlerinden Rio de Janeiro, São Paulo ve Belo Horizonte’de eylemler binlerce öğrenciyi ve emekçiyi bir araya getiriyor. Metropollerin heterojen, katmanlı yapısı kent yoksullarıyla, emekçi ve eylemlerin en dinamik kesimini oluşturan öğrencilerin bir araya gelmesini güçleştiriyor. Kent birbirinden uzak, hem ideolojik hamlelerle hem de sosyolojik ve ekonomik dinamiklerle kentlerin her köşesine serpilmiş gecekondu bölgelerine sahip ve gecekondu halkı, eylem gerçekleştirdiği zaman daha fazla şiddete ve baskıya maruz kalıyor. Rio de Janeiro’nun Maré adlı favelasında yaşanan ve 9 kişinin öldürüldüğü gece, kent yoksullarının ses çıkardığı vakit gözden de çıkarıldığının tipik örneği oldu. Maré’de yaşananlar, ana akım medyada çetelerle polis arasında yaşanan çatışmanın eseri olarak verilse de demokratik kitle örgütleri ve gecekondu bölgelerinde faaliyet gösteren platform yapılanmaları ile halk komiteleri, gerçekleştirilen eylemlerde sürece ilişkin şeffaf soruşturma yapılmasına yönelik taleplerini yineliyorlar.
Diğer yandan sol örgütlerin, sosyalist ve komünist partilerin tekrar alana çıkmaları sevindirici bir durum. İlk günkü büyük yükselişin ardından silkelenen ve sürece ilişkin daha net ve kararlı adımlar atan partiler, bayrak ve flamalarla, kendi pankartlarıyla eylemlere güç vermeye başladılar. Ayrıca artık açık açık dile getiriliyor ki, sağcı ve hükümet karşıtı gerici güçler eylemlerin içini boşaltırcasına ulusal marş ve şoven sloganlarla, militarist söylemlerle eylemlerin gücünü kırma girişimlerine yönelmiş durumda. Kendisine halk hareketinin gücünden pay çıkarmaya çalışan, milyonların sokağa döküldüğü eylemlerde halkın içinde kargaşa çıkararak ve polisle münakaşaya girerek provokasyonlarda bulunan apolitik ve “kimliksiz” gruplarla mesafe açılmaya başlandı. Böylelikle pasif eylemlerin politik etkisi daha güçlü ve sonraki eylemlere enerji verir güçte bir nitelik kanıyor. Örneğin Belo Horizonte kentinde sosyalist, ilerici öğrenciler belediye kent konseyi meclisini işgal ettiler ve belediye başkanıyla toplantı almadan meclisin işgal halinde kalacağını duyurdular. Öğrenciler, Minas eyaletindeki 10 sentlik ulaşım zammının geri alınması ve öğrencilere ücretsiz ulaşım hakkı için eylemlerini sürdürüyorlar.
Ve Dünya Kupası gündemi... Bizzat Başkan Dilma tarafından dile getirilerek hükümet eylemlerdeki talepler için adım atılmaya başlanması ülkede ilginin düştüğü Dünya Kupası provası olarak nitelenen Konfederasyon Kupası’na ilginin artmasına neden oldu. Dört bir koldan yapılan propagandanın yanında, FIFA’nın ülkedeki varlığından duyulan rahatsızlık, eylemlere damgasını vuran diğer bir etkendi. Polis amirlerinin, halkın stadyum çevresinde gerçekleştirmek istediği etkinliklere ve eylemlere izin vermeyerek ve stadyumların FIFA’nın malı olduğunu açıklayarak halkın futbol adına söz söylemesini engellemeleri dikkatlerden kaçmadı. Pazar günü Brezilya ve İspanya arasında oynanan Konfederasyon Kupası finali, halkın sadece maç için değil eylemler için de ekran başına geçtiği unutulmaz bir “karşılaşma” oldu. Talepler açıktı: 1950 Dünya Kupası finalinin oynandığı Maracanã Stadyumu’nun yapım süreciyle birlikte stat içi işletmelerin özel şirketlere devredilmesiyle gerçekleşen özelleştirme süreci derhal iptal edilsin, Stadyum’un yapımı sürecinde Maraca yerlilerine ait yaşam alanı yine yerlilerin yararı için yeniden düzenlensin, dünya kupası için yapılan harcamalar halka bildirilsin, kamu harcamalarından rant sağlayanlar cezalandırılsın… 2014 FIFA Dünya Kupası’na bir yıl kaldı. Halk zaten bu süreçten yoksulluğun katlanacağı endişesiyle korkuyordu, korkulan başa, etkinlikler başlamadan geldi… Ancak halk çoktan ısındı ve maça hazır. Karşılaşma çetin geçecek. “Şampiyon döndü” sloganı, bu kez emekçilerin kalesine golü tana ulusal takım için mi, yoksa bizzat emekçiler için mi atılacak, göreceğiz.