Emrah Kartal
Brezilya’dan eylem günlükleri - II
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:59
Hiç istemememe rağmen iki hafta bu köşeye ara vermek zorunda kaldım. Değerli gazetemiz soL editörlüğünün bu araya gösterdiği anlayışa da ayrıca teşekkür ederim. Benim için zorlu bir sürece denk gelen iki çarşamba en azından ve iyi ki değerli ürünler veren bir çalışmaya kurban gitti. Yaklaşık iki ay süren fotoğraf projesinin sonunda Brezilya’dan ve Türkiye’den sanatçı ve yapımcılardan oluşan ekibimizle önemli deneyimler yaşadık. Deneyimler, kısa ve yoğun bir takvimde, Türkiye’de ve Brezilya’da kır ve kente dair olguların konuların çekimi sırasında insanlarla ve olaylarla tanışırken karşımıza çıkan önemli süreçlerdi.
Hiç hesap-kitap yapmadan projenin gerçekleşeceği iki ülkede, Türkiye ve Brezilya’da, sırasıyla, büyük ve küçük çaplı halk isyanları gerçekleşti. İki önemli iklimde, iki ülkenin bozkırında ve dünyanın iki önemli metropolünde hem isyanı, hem sessizliği, iki farklı coğrafyada akıp giden hayatı, gün ışığını, işçileri, terk edilmiş mekanları, şenlikleri ve düğünleri, sambayı, halayı ve barikatı, biber gazını, en güzel içkileri fotoğrafladık, tattık, gördük, duyduk. Sergide Mardin, İstanbul, Rio de Janeiro ve São Paulo çarşıları da var Beşiktaş Çarşı’sı da... MASP da var, AKM de... Kısacası halklar var.
Sınırların Ardı Sergisi, Terreiro de Fronteiras Multi-Web-Medya sergisi, 3 Ağustos’ta Rio de Janiero’da açılacak. Serginin birçok ilginç özelliğinin yanında Türkiye’de ve Brezilya’da gerçekleşen isyanları içeriğinde barındıran ilk sanat etkinliği olması, sergiyi daha da çekici ve görülmeye değer hale getiriyor. Sergi süreci www.terreirodefronteiras.com adresinden takip edilebiliyor ayrıca sergi mekanı 3 Ağustos’tan itibaren video biçiminde izlenebilecek.
Brezilya’dan isyan günlüklerine kaldığı yerden aynen devam... Papa I. Francisco ülkede hayat normale dönüyor derken kıvılcımı çakan isim oldu. Rio de Janeiro’da Papa ziyaretiyle birlikte şiddet farklı bir görünüm aldı. Evet, sokaklar yan kesiciler için güvenli değil ancak halk için hâlâ güvensiz bir ortam olmayı sürdürüyor. Polis bu defa da eylem için sokağa çıkan halka en ucuz şiddet hizmetini veriyor.
Papa, Uluslararası Gençlik Serüven adlı oldukça büyük klişe etkinliğinin bir parçası olarak Brezilya’da bulunuyor. Yaklaşık bir haftalık bir süreçte Rio de Janeiro’nun en önemli merkezi ve turistik mekanlarında etkinliklere katılacak.
Kent bu defa dinsel bir etkinlik için yerli ve yabancı turistlerin akının uğramış durumda. Her şey normalmiş gibi gözükse de kentin hâlâ gergin olduğuna şahit oluyoruz. Papa’nın ziyareti neden kıvılcım çaktı, sorulabilir.
Şöyle ki, isyan sürecinde Rio’da halkın hedefindeki iki kurum olan Eyalet Yönetimi ve Belediyesi Başkanlığı, bu organizasyonun sponsorları durumunda... Yani bu dev organizasyonun masrafları halkın cebinden karşılanıyor. Ülkede isyan dalgası, rüşvet ve yolsuzluklara karşı oluşan tepkiyle, dindar yöneticilerin eşcinsellere ve aydınlara olan saldırılarıyla hat safhaya ulaşmıştı. Halk kimi kazanımlar kazanırken görülüyor ki hem Vali, hem de Belediye Başkanı halka sırtını dönerken kulaklarını da kapatıyor. Kent adeta polis ablukası altında bulunuyor.
Dün gerçekleşen eylemde, polis açıktan çok şiddetli bir saldırya geçti. Bağımsız internet yayını yapan gazeteciler tutuklandı, eylemcilerin yanında gazeteciler de yaralandı, polis şok silahı ve plastik mermi kullandı. Polise, Rio kent ve eyalet yönetimine karşı tepkiler özellikle sosyal medyada büyüyor. Eylemde ana akım medyada hiç rastlanmayan görüntüler, Facebook ve Twitter’da hızlıca yayımlanıyor. Örneğin özelikle anarşist grupların arsına sızan polislerin, sivillerin ve provokatörlerin görüntüleri halkın kimlerle karşı karşıya geldiğini görmek ve anlamak için önemli detaylar barındırıyor. Eylemlerden hâlâ altını çizebileceğimiz önemli bir nokta var: Eylemcilerin yaratıcılıklarının ve zekalarının yanında sürecin sosyalistlerin, sol partilerin ve ilerici kuruluşların deneyimine ve siyasi önderliğine hâlâ ihtiyaç duyulması. Gerçekleşmediği durumda halk için geriye ötelenmiş öfke ve ne yazık ki açık şiddet kalacak.