Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emrah Kartal

Brezilya, kültür, cemaat-1

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:58

Emrah Kartal'ın "Brezilya, kültür, cemaat-1" başlıklı yazısı 29 Mayıs 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Kültür politikasının Lula hükümeti ile yeniden düzenlendiği, kültür piyasasının da yeniden inşa edildiği bir ülke Brezilya. Başlıca yeraltı kaynaklarının kamulaştırıldığı ve bu süreçte kamu harcamalarının hız kazandığı ve sosyal adalet söylemiyle halkın gelir düzeyinin arttığı Brezilya’da kültür politikası unutulmadı.

Refah düzeyi artan orta sınıfların ekonomik ilişkilerinin bir tezahürü de kültür alanında beliriyor. Şöyle ki, Brezilya’daki kültür politikası ekonomik bir eylem olarak kültür yapımcılarının, yönetici ve mühendislerinin faaliyetlerini düzenleyen, alt ve üst katmanlarda birçok iş bölümünün sıralandığı, tabaklaşmanın gözlemlendiği bir piyasa yaratım sürecine içkin eylemleri kapsıyor.

Türkiye gibi kültür politikası “olmayan” bir ülkede kültür yapım süreci de doğrudan sermayenin ve elinde maddi olanakların kümelendiği bürokrasinin himayesi ve hâkimiyetinde yürütülmekte ya da kültürel ve sanatsal yapımlar onlara mahkum olmakta. Türkiye’de sanat üreticileri için de benzer şeyleri söylemek mümkün. Kültür sanat üretiminin ve onun için gereken maddi olanakların ve kamu harcamalarının düşük olduğu ortamda sanat ve kültür yapımcılarının da hayatta kalmak için kendilerine bir “yaşam formu” oluşturma gayreti içinde olduklarını söyleyebiliriz. Bölüşülmeyen olanaklarla kendini kapatmış bir sanat ortamı, bağımsız sanatçı ve yeni isimlere şans tanımayan bir kültür ortamı… Her yılın belli dönemlerine sıkışmış şaşalı kültür sanat etkinlikleri gözleri boyamasın, yılın her mevsimi, ayı ve haftası kendini üretemeyen bir sanat ortamı mevcut olan Türkiye, Brezilya’dan bu yanıyla ayrılıyor. Kültür politikası da ülkenin ekonomik ve politik durumuyla ilişkilidir. Brezilya’da orta sınıf genişliyor ve refah düzeyi artıyor derken kültür politikası ve onun yarattığı ekonomik olanaklarla Latin Amerika ülkesi Brezilya, Avrupa ülkelerinden göç almayı sürdürüyor. Tabi ki ülke ve olanaklar çok büyük, kapısı da üretene açık. Bağımsız sanatçılara hem üretmeleri hem de yaşamlarını sürdürebilmeleri için ortam sağlayan kendi ülkelerinde kültür politikasını, kültür üretimini bitiren Türkiye’deki cemaat yapılanması, Brezilya gibi ülkelerde de üretmeyi bırakın kurumsal ağlarıyla, bağımsız bir şekilde yaratıcılıklarını kullanan Türkiyelilerin yolunu kapatmaya çalışıyor.

Türkiye’de İslamcıların birçok ülkede okullarla, kültür merkezleriyle (ası kültür merkezi denilen iki odalı ofisler) kendilerine var oldukları ülkelerde toplumsal ve kurumsal bağlar yaratmaya çalıştığını biliyoruz. Yabancı ülkelerdeki cemaat yapılanmaları kültür alanında Said-ı Nursi kitaplarını çevirmekten ve Ebru sergisi açmaktan başka üretimde bulunamaz. Yaptıkları uluslararası festivallerin içeriği de kapasitesi de kendi dünya algılarıyla bağlantılı olarak cinsiyetçi, popülerci ve niteliksizdir. Kültür merkezlerinde cami kabartması ve Kapadokya’daki balonlarının fotoğrafları vardır. Misafirlere lokum servisi yapılır. Bir de hasbel kader kapısını Türkiye’den biri çalmışsa, kapıyı çalanın projesini çalarlar misafirperverlik değil mi?

Emrah Kartal 'ın Son Yazıları