Çetin Yiğenoğlu
Paranoid şizofreni
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:59
Bazen “8 ya da 10 kişilik ailesini öldürdü” türünden haberler yayımlanır gazetelerde… Sanık, ifadesinde “düşünde gördüğü ‘iyi’lerden biri”nin ya da “gaipten duyduğu ‘bir ses’in” buyruğuyla eşini, çocuklarını, anasını, babasını kestiğini söyler… Böyleleri “paranoid şizofren” diye tanımlanıyor… Daha çok şizofrenik ülkelerde görülüyor…
Ülkeler, durup dururken şizofrenik olmuyor, kuşkusuz… Olayların üst üste gelmesiyle oluşuyor ülkesel bazdaki şizofrenik yapılar… Böyle bir ülkede yönetici olmak zordur Abdülhamit gibi gölgesine hafiye takanlar için daha da zor…
Bunlar, gaipten haber veren bir telekinezi bulutunu başdanışman yapabilir, dün kafir ilan ettiği mezhebin koyu taraftarı görünebilir… Ama o mezhebin insanı Kâmil olma yolu olduğunu bilmez… Bilse tencere-tava gerekçesiyle komşuyu komşuyla mahkemelik olması için kışkırtmaz… Bunun hangi kanlı kapıları açacağını düşünür…
Bu ara direnişi zorbalıkla bastırmaya çalışmaz… Zorbalıkların direniş ateşini canlandıracağını da bilir, Diyarbakır Cezaevi cehenneminin PKK konusundaki rolünü de… Ayrıca, Kürt sorununda asıl muhatabın uluslararası olduğunun da farkında olur…
Olmazsa eğer PKK gider, 900 km’lik sınırın 600 km’sinde özerklik ilan eder: “Hedef Lazkiye’dir, ileri!”
Öbür 300 km nasılsa Esad muhaliflerinin denetimindedir… Öyleyse başlasın kayıkçı kavgası, verilsin kırmızı alarm!
Savaşsız dış politikayı eline yüzüne bulaştıran anlam yoksunu kadavra yüzlüler, savaşın dış politikasını yönetmenin daha da zor olduğunu düşünmeden savaş tamtamları çalar… Çünkü, bu, bir yanıyla Sezar, bir yanıyla Himen pozundaki paranoid şizofrenler, savaşın çok şeyi unutturacağını sanır, nedense…