Çetin Yiğenoğlu
Hangi Cumhuriyet?
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04
Geçen hafta yine “Cumhuriyet” tartışıldı.
Ne ki, on beş yılda kurulmasına karşın, neden “Cumhuriyet”in doksan yıldır yıkılamadığı konuşulmadı...
Dünyada bugün 210 devletten 135’i cumhuriyet ama tümünün demokrasisi birbirinden farklı...
Bunun nedeni karmaşık, ayrıca çok eskiye dayanır...
Latince “halkın çıkarları” anlamındaki “respublica” (cumhuriyet), Yunanca “demos” (halk) ile “Kratos”un (erk) birleşimiyle yapılan “demoskratos”, zamanla “cumhuriyet”le anlamdaş oldu. Ama oligarklarca halkların kullaştırılması üzerine özünden uzaklaştırıldı...
Günümüzde temsili demokrasiyle yönetilen Türkiye’de ise “parlamenter diktatorya” iktidarı ele geçirdiğinde, monarşi özlemi çektiği için iktidarı sınırlamayla hukuksal açıdan denetlemenin demokraside temel ilke olduğunu algılayamadı... “Anayasal devlet”le “anayasalı devlet”i birbirine karıştırdı...
Gerçek demokraside bunların tartışılamayacağı, insanların ötekileştirilip dışlanmasına izin verilmeyeceği gibi, laikliğin (Anglosakson sekülarizmi değil) etkin kılınacağını ise bilmezden geldi.
Buna karşın, kimi dostlar, demokrasiye içkin görüşlerini “Cumhuriyet” kavramı üzerinden açıklarken ulus, millet gibi kavramları kullanmadı... Soğuk savaş sürecinin ürünü daha birçok kavramı da gündeme getirmedi...
Örneğin, “millet” sözcüğünün ırkla ilgisi yoktu, “halk” anlamındaydı Türkçe “ulus” ise aynı kağana bağlı boylar birliği...
Etnik sözcüğü nasıl kandaş aile, akraba, aşiret yapısıyla ilgisizse, Almanca’daki “rasismus” gibi ırkçılıkla da benzeşmezdi. En önemli özelliği istendiğinde değiştirilebilmesiydi... İçimizden biri “Ben Japon’um” dese o artık Japon’dur... Kimse ona “Sen Türk’sün, Kürt’sün!” diyemez...
1923 ulusalcılığı -“Türk Kültürel Kimliği”- ekseninde özgürlükçü, tam bağımsız, antiemparyalist, etnisiteye, ırkçılığa karşı, eşitliği savlar, ümmetçiliği reddeder.
Mustafa Kemal, bu nedenle şu tanımı yapmıştır:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
1923 tasarımı, Anadolu’daki etnik kimliklerin tümüne çatı, ulus devlete çimento olacak ülkü birliğini erekser ulusun her parçasının kültürünü yaşatıp yüceltmesini düşler.