Çetin Yiğenoğlu
Çıkın…
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:03
“Paket tamam”mış…
Desenize, geriye kraft kağıtlı ambalajıyla, fırfırlı, fiyonklu, ipek şeritli bağı kaldı.
Bugüne değin sözünü ettikleri paketler ya fünyeyle patlatıldı ya da ellerinde patladı da…
Barıştan, kardeşlikten, demokrasiden söz ederek halkı bölme çabaları yine de sonuçsuz kaldı…
Ne ki, bütün komşu ülkelerle ipi kopardılar… Dün kanka geçindikleriyle bile ters düştüler… Yalnızca, Avrupalılara sağmal inek konumunda kalmak için kararlı davrandılar…
Sonunda ülkeyi bütün dünyada yalnızlaştırdılar…
Bu ara kendileri de yalnızlaştı…
Milyonlarca gencin direndiği üniversitelere giremez duruma düştüler…
Buna karşın, yüzleri kızarmadan “değerli yalnızlık” ismini verdiler içinde bulundukları duruma…
Demokrasiden anladıkları, halkı oy davarı yerine koyup meclise girerek çoğunluğu elde etmektir.
Çünkü, ne laisizmi ne de sekülarizmi bilirlerdi…
Bütün çabaları, kuracakları “Allah devleti”nde ilahi yetkiyi ele geçirmek içindi…
Bu nedenle ne zaman demokrasiden söz etseler havaya kan kokusu yayılır…
Asmak, kesmek, vurmak, kırmak, öldürmek edebiyatının kanlı sarasında ezerler halkı… Böylece, bazen hayal zıplatarak, bazen halkın tepesinde boza pişirerek kurdular İslamofaşist diktayı…
Yasaları bile torbaya dolduran böyle bir dikta yönetimi bugün demokrasi paketinden söz ediyor…
Paket bir yana ne çanta yakışır onlara ne de kutu, sandık, heybe…
Paçaları bağlı haşema donları çok gelir… İçinde metan gazı… (Sarin gazlı olanı Suriye’ye gönderdiler de)
Haspaya bohça da yakışmaz, zaten açılımla, saçılımla kırk yamalı yaptılar onu…
Geriye kaldı çıkın, içinde azık…
Azığı yalnız yiyorlar…
Atalara göre “Azığı yalnız yiyen dengi dişiyle kaldırır”mış…
Bakalım, göreceğiz…
Bu hafta demokrasi çıkınından kuş mu çıkacak, civciv mi?