Çetin Yiğenoğlu
Bu dava bitmez...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:00
Savcılık iddianamesi tam 17 bin sayfa. 1., 2. Ergenekon davaları, Danıştay saldırısı, İrticayla Mücadele Eylem Planı, Andıç davası dahil, 21 ayrı iddianamenin birleştirildiği, 4 yıl 2 aylık süreçte 150 yıllık yargılamaya denk düşen 600 duruşmayla, evlere şenlik bir dava…
Dünya dünya olalı böyle dava görmedi… Neresinden tutsanız elinizde kalır… Savcılık iddianamesi bir dramatizasyon ürünü… Davayı uzatmak için ayrıntılara boğulmuş, adı konulmamış bir infaz kararı…
Tutukluluğun yasallığı, süresi gibi olguların dışında davanın kurgusu da ceza hukukunda görülmemiş türden…
Böyle bir davada sanıkların çoğu TSK mensubu olmasına karşın, TSK bu davaya müdahil olmadı nedense… Oysa kamu kurumları, geleneksel olarak kurumu ilgilendiren konularda “müdahil” olur. Her şeyden önce bu, disiplin hukuku gereğidir. Ayrıca, müdahil olmanın mantığı, evrensel hukuk ilkelerine göre suçlanan kurum mensubunun mahkum ettirilmesini ya da aklanmasını sağlama güdüsüyle hareket etmekten çok, gerçeğin ortaya çıkarılması sorumluluğuyla çalışır...
Kuşkusuz, bu dava ne Sokrates davasıdır ne de Galileo, Calas gibi engizisyon… Yapısal özelliği dışında Dreyfus davasıyla da, Nemrut Mustafa Divanı’yla da benzerliği yok… Ama tarihte onlarla birlikte değerlendirilecek nitelikte… Daha şimdiden onların yanında tarihteki yerini aldı. Siyasal kurgusundan fezlekesine, iddianamesinden yargılama sürecine, hukuk fakültelerinde yalnızca ders değil, anabilim dalı olacak yapıda.
Bugün karar günü.
Korkulan beklenti, mahkemenin tutukluluk süresini haklı çıkaracak uzunlukta bir süre mahkumiyet kararları vermesi…
Ancak, nasıl karar verilirse verilsin, bu dava bitmeyecek…