Çetin Yiğenoğlu
Bir fabl: Karıncalarla yılan
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:01
Karıncalar yuva yapıyordu Gezi ağaçlarının altına… Yılanların Padişahı bir haziran günü saldırdı onlara… Boylarına bakarak kolay lokma sandı. O an, yılanların da umarsız anları olduğunu bilmiyordu… Bir hareketiyle yüzlerce karıncayı dağıtırken bir ağacın budağına takıldı kuyruğu minicik bir yara aldı… Karıncalar ise birlik olup karşısında direnişe geçti…
Yılanların Padişahı’nın zor anları işte böyle başladı. Önce çok şaşırdı, paniğe kapıldı. Ruhsal, fiziksel açılardan yıpranıverdi. Hitlerist bakışlı mimiklerini yitirdi sonra, yüzüne korku yalnızlığı çöreklendi.
Bu ara, hanzoluğuyla birlikte kılıcının da tahta olduğu anlaşıldı. Yönettiği ucubeler iktidarının eril olmadığı, gen kodlarında kopukluklar olduğu saptandı.
Buna, iktidarın politika travestileri şaşırdı önce. En çok şaşıranlar ise halka elektronik kabile donu biçmeye çalışan Yılanların Padişahı Rüyu Zemin Efendi’yle medya patronu, yöneticisi, ekran zombisi kulları oldu.
Bunlar, şaşkınlıklarından Abdülhamit basınının bile gerisine düştü. Ataları, hiç olmazsa Haşmetlu’nun gazabına uğramamak için burnunu anımsatır korkusuyla “Sarayburnu”nu yazamıyordu.
Bunlarsa (penguenciler ayrı) her zaman yaptıkları gibi “sıcak haber”cilik kandırmacasıyla sele giden kedi görüntüleri yayımladılar ama bu kez kimseyi kandıramadılar.
Bu duruma düşmelerinde iktidarın gündemi belirleyememesinin payı büyüktü. Açılımda saçılmış, akilleri akide şekeri gibi erimiş, Esad’ı göndermeye çalışan, höthötçülüğüyle tanınan Yılanların Padişahı’na yol görünmüştü.
Ne ki, yılanlar üç metre ötelerini göremezdi. Üstelik yaralıysa, karıncalar süperorganizmaya dönüşerek o minicik yaradan yemeye başlardı yılanları...
Yılanlar yara almayagörsün bir kez, karıncalardan kurtuluşu yoktur…