Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Alpaslan Savaş

Alpaslan Savaş

Yeni iki bakan, eski iki müdür

İki yeni bakan iki eski müdür atandı önceki gün. Yeni Adalet Bakanı siyasi operasyonları yönetiyor. Yeni İçişleri Bakanı cumhuriyet düşmanı. 7 işçinin öldüğü Dilovası parfüm deposu yangınından paçayı yırtan müdür, bitişik binadaki makam odasında görevine dönmenin huzuru içinde.

Yayın Tarihi: 11.02.2026 , 23:31 Güncelleme Tarihi: 12.02.2026 , 00:04

Dün kabinede yapılan iki değişiklikle güne başladık. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, döneminin moda deyimiyle görevden aflarını talep ettiler, yani görevden alındılar. Yerlerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.
 
Gürlek, son yıllarda Türkiye siyasetinde kırılmalar yaratan sansasyonel tüm siyasi operasyonları iktidar adına yürüten kişi. İmamoğlu’nu tutuklayıp Erdoğan’ın rakibi olmaktan çıkaran davalar onda. CHP’li belediye başkanlarını tutukladı, Demirtaş’ı siyaset yasaklısı yaptı, gazeteci Merdan Yanardağ’ı casusluk faaliyetinden içeriye attı. Can Holding, Rezan Epözdemir, Ciner ve Paramount soruşturmaları, uyuşturucu, bahis operasyonları gibi iktidarın iç hesaplaşması ve koltuk kavgalarının uzantısı olan pek çok operasyonu o yönetti. Gürlek, Gülen cemaati-AKP koalisyon döneminin savcısı Zekeriya Öz’e rahmet okutacak bir performansa sahip. Toplumda adalet duygusunun kaybolmasına neden olan önemli figürlerden biri şimdi Adalet Bakanlığı’nın başına geçti.
 
Sonuçta kabinedeki değişikliğinin bir süredir devam eden iktidar içi çekişmelerin uzantısı olduğu gizli saklı değil. Görevden alınan İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın, Süleyman Soylu’nun yerine atanması da aynı itiş kakışın ürünüydü, şimdiki gidişi de öyle. Yerlikaya göreve uyuşturucu ve çete operasyonlarıyla başlayarak Soylu’nun yaptıklarını ve ekibini temizliyor diye alkış almıştı.
 
Zaman çabuk geçiyor, sonraki üç yıl içinde Türkiye en az Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemdeki kadar çete, bahis ve uyuşturucu batağında. Şimdi Yerlikaya’nın yerine Soylu’nun Erzurum Valisi olarak atadığı Çiftçi geldi. Gürlek kadar olmasa da o da kendi alanında iddialı. Cumhuriyetin kuruluşundansa Abdülhamit’in tahta çıkışını kutlamayı tercih eden sıkı bir Osmanlıcı. Şeriatçı İskilipli Atıf’ı seviyor, onu anıyor. Valiliği sırasında milli mücadelenin kentteki simgelerinden Erzurum Kongre Binası’nı ‘Ermeni yapımı’ diye güvensiz bulup yıkmaya niyetleniyor. En önemlisi de Erdoğan’ın oğlu Bilal’in TÜGVA’sının gediklisi.
 
Gerek Gürlek’in gerek Çiftçi’nin sergilediği performansa ve iktidar içindeki itiş kakıştaki pozisyonlarına bakılırsa Erdoğan’ın bu revizyonla seçim hazırlıklarına daha sert bir kabineyle girmeyi tercih ettiği söylenebilir. CHP ile normalleşme başka bahara kalmış gibi görünüyor. Çözüm sürecinin ilerlemesi, anayasa gündemi, iktidarla mesafelenen kimi cemaatlerle yeni uzlaşı kanalları bu sertliğin ürünü bile olabilir. Bunları göreceğiz.
 
***
 
Kabine değişikliği arasında kaynayan iki başka atama daha oldu önceki gün. Aslında bunlar atama değil, uzaklaştırılan iki bürokratın göreve iadesiydi. Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin katledildiği parfüm dolum atölyesi yangınında görevden alınan SGK ve İşkur İl Müdürleri görevlerine iade edildi.
 
AKP dönemindeki iş cinayetlerinde bakanlık düzeyinde herhangi bir ceza zaten görülmüş şey değil. Hizmet binası müdüründen bile sorumluluk devşirmeyecek kadar yüzsüz bir iktidar var. Örgütsüz işçinin canı patronun keyfine emanet.
 
Yanlış anlaşılmasın, bu iki müdür tutuklanmamış, sadece görevden uzaklaştırılmıştı. Sorumluluğun hükümetin üstüne az da olsa yapışıp kalmaması ve ortalığın biraz yatışması için aradan geçen üç aylık sürenin yeterli görüldüğü anlaşılıyor.
 
Türkiye’nin en önemli sanayi havzasında her şeyi kaçak bir atölyede 7 işçi yanarak can verdi. Çıkan yangını vatandaş yan binanın bahçe hortumuyla söndürmeye çalıştı. İşçilerin ne kaydı var ne sigortası. Bina kaçak, yıkım kararı var. Bu ölüm atölyesinin iki yan bitişiğinde ise Çalışma Bakanlığı’na bağlı İŞKUR hizmet binası var. Ama devletin müdürü bile sorumlu değil bu katliamdan.
 
***
 
İki yeni bakan iki eski müdür atandı önceki gün. Yeni Adalet Bakanı siyasi operasyonları yönetiyor. Yeni İçişleri Bakanı cumhuriyet düşmanı. 7 işçinin öldüğü Dilovası parfüm deposu yangınından paçayı yırtan müdür, bitişik binadaki makam odasında görevine dönmenin huzuru içinde.
 
Memlekette uzundur işçinin hakkının hükmü, canının değeri yok denebilir. Peki bu iktidardan barış, açılım, biraz demokratikleşme, az da olsa normalleşme bekleyenlere ne diyeceğiz şimdi? Bir tarafta AKP milletvekillerinin meclisteki yumrukları, diğer tarafta Erdoğan’ın DEM İmralı heyetiyle Cumhurbaşkanlığı ofisindeki pozları. Sorunun yanıtı hangisinde saklı?

Alpaslan Savaş 'ın Son Yazıları