Breadcrumb
Kılıçdaroğlu neden şimdi konuştu?
Yayın Tarihi: 20.05.2026 , 17:19 Güncelleme Tarihi: 20.05.2026 , 19:10
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 4-5 Kasım 2023'te düzenlenen 38. Kurultayı, o tarihten bu yana ciddi bir tartışma konusu.
Tartışmanın odağında, kurultay sonucuna para ve çıkar ilişkileriyle müdahale edildiği iddiaları var.
Bu iddiaların bir sonucu olarak mutlak butlan sopası uzun süredir CHP yönetiminin tepesinde sallanmaya devam ediyor.
Bugün Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, kararın yaklaştığının en net işareti olarak yorumlandı ve açıklama büyük oranda buna bağlandı.
Peki, gerçekten Kılıçdaroğlu neden bunca zaman susup da şimdi konuştu?
Gelin bu soruya yanıt vermeden önce süreci kısaca yeniden hatırlayalım…
CHP’lilerin ve eski AKP’li CHP’lilerin kurultay davası
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, eski bir AKP’liydi. Hem Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel’in CHP Hatay adayı bu isim olmuştu hatırlanacağı üzere.
CHP’nin kurultayında hile yapıldığı iddiasıyla açılan davanın merkezinde bu isim duruyor. Süreci başlatan isim eski AKP’li bir CHP’li yani…
Diğer isimler ise CHP’nin kurultayında delege olan, para karşılığı oyunu değiştirdiğini söyleyen isimler.
CHP’de daha önce de “rekabet” halindeki kurultaylarda para pazarlığı yaşandığı CHP içindeki isimler tarafından, kimi zaman genel başkan düzeyinde (Deniz Baykal) dahi dile getirildi. Bu yönüyle yeni bir tartışma olmadığını not düşerek devam edelim.
Sonuç olarak yukarıda işaret ettiğimiz isimlerin, yani eski ve yeni CHP’lilerin talebiyle mutlak butlan davası başladı.
Uzun süre son derece hararetli bir şekilde CHP’ye kayyım atanacağı konuşuldu, “karar çıktı çıkacak, iş bitti” denildi.
Ancak mahkemeden çıkan tam karar aksi yönde oldu.
24 Ekim 2025 tarihinde "aktif husumet yokluğu" ve "konusuz kalması" gerekçeleriyle mutlak butlan davasının reddine karar verildi.
Herkes şaşkındı.
soL’da o süreçte yaptığımız haberde, hem çözüm sürecinin akıbeti hem yürüyen pazarlıklara değinmiş, ülkedeki toplumsal tansiyonu da dikkate alan AKP’nin bu yönde bir karar veremediğine işaret etmiştik.
Ancak bu işaretin yanına bir de not düşmüştük, bu sopa CHP yönetiminin üzerinde sallanmaya devam edecek diye.
Şimdi o sopa bir kez daha ve çok daha sert şekilde yerinden çıkarılmış görünüyor.
Yeni dalga operasyonlar
AKP’nin ilk dalga CHP operasyonunun merkezinde hiç kuşkusuz Ekrem İmamoğlu duruyordu.
İmamoğlu bir kırmızı çizgi olarak AKP tarafından tasfiye edilecek ancak Özel yönetimine bir açık kapı bırakılacaktı, plan buydu.
Bu açık kapının bir sonucu olarak Özel, AKP’nin de istediği şekilde Erdoğan’ın karşısına cumhurbaşkanı adayı olarak çıkacaktı.
Tartışmanın bir kolu buradan yürüdü. Bir orta nokta bulunacak, İmamoğlu kadraja sokulmayacaktı. Bunun AKP için de en iyi yol olduğu söylendi.
Ancak AKP’nin içi kaynıyor, parti içinde bir ekip kesin şekilde mevcut CHP yönetiminin tasfiyesini istiyordu.
Bu kavga, AKP içi krizle birlikte uzun süre devam etti ve en sonunda bir yere bağlandı.
soL’da 31 Mart 2026’da gündeme getirdiğimiz son haberde, AKP’nin CHP’ye kayyım atama kararını netleştirdiğini, Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geçeceği bir sürecin “uygun zamanda” başlatılacağını yazmıştık.
AKP bu kararı verdiği günden bu yana, altyapı çalışmalarına başladı.
İmamoğlu merkezli İBB davasını merkeze alan sürecin reddi sonrası yeni “delilere” ihtiyaç duyan, dosyayı güçlendirmek isteyen AKP son derece sert şekilde harekete geçti.
Bunun sonuçlarına bir süredir hep birlikte tanıklık ediyoruz.
AKP bir süredir CHP’nin “zayıf karnı” olarak düşündüğü alana, doğrudan Özgür Özel’in en yakın kadrolarına odaklandı.
Bunu yaparken CHP içinden “kullanışlı aktörler” bulması da zor olmadı.
Önce Özkan Yalım ardından da Muhittin Böcek, düzen siyasetinin ne kadar çürük isimler yetiştirdiğini ispatlayacak şekilde yeni dalga operasyonun altını doldurdular.
İki isim de Özel’e Veli Ağbaba üzerinden kurultay için para ilettiklerini anlatıyor, yazışmaları yandaş basın aracılığıyla paylaşılıyordu.
AKP itirafçısı olan iki eski “kıdemli” CHP’li, sayfalar dolusu “itiraflarda” bulunurken, konu artık bunların doğru olup olmadığının da ötesine geçiyordu.
Sonuç olarak yıllarca CHP’de görev yapan, Özel’e de yakın olan isimler, kurultay ve para iddialarını dile getirip, AKP iktidarının elini güçlendiriyordu.
Üstelik sadece Yalım ve Böcek’in açıklamaları değil mesele, Özel’e, Veli Ağbaba’ya yakın çok sayıda isim, kısa süre içinde gözaltına alınıp tutuklandı. Bugün dahi Ağbaba’ya yakın bir isim, yine kurultay süreciyle ilişkilendirilerek gözaltına alındı, bu kez İzmir’de.
Belli ki önümüzdeki süreçte bu konuyla bağlantılı çok daha sert hamleler gelecek. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması da bunun işareti gibi görünüyor.
Kısacası AKP, soL’da mart sonunda işaret ettiğimiz kararın altyapısını, CHP kadrolarının zayıflığını da fırsata çevirerek kendi adına doldurmuş gibi görünüyor.
Şimdi bu tablonun ardından başta sorduğumuz soruya geri dönebiliriz.
Kılıçdaroğlu neden şimdi konuştu?
Yanıtı çok açık değil mi…
soL Haber, AKP'nin düzen siyasetinde yarattığı ağır çürümeyi ve bu çürümenin sonuçlarını yazmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine destek olmak isteyen tüm okurlarımızı abone olmaya çağırıyoruz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.