Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

İran'dan haydutluğa karşı önlem: Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ne anlama geliyor?

İran, ABD ve İsrail'in haydutluğuna karşı tarihte bir ilke imza attı ve Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Hürmüz'ün kapatılması ne anlama geliyor, ne kadar etkili bir hamle, küresel ticareti nasıl etkilemesi bekleniyor?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.03.2026 , 13:12 Güncelleme Tarihi: 04.03.2026 , 01:08

Hürmüz Boğazı kapatıldı. Geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız ve ateşe vereceğiz. Geçmeye çalışan gemiler Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri'ndeki kahramanlarımız tarafından yakılacaktır. Bu bölgeye gelmeyin."

Dün akşam devlet televizyonuna konuşan İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını bu ifadelerle duyurdu.

Cebbari açıklamasına şöyle devam etti:

Petrolün fiyatı 82 dolara ulaştı ve dünya kesinlikle en az 200 dolara ulaşmasını bekliyor. Petrol boru hatlarına da saldıracağız ve bölgeden tek bir damla petrolün çıkmasına izin vermeyeceğiz."

Peki, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ne anlama geliyor, ne kadar etkili bir hamle, küresel ticareti nasıl etkilemesi bekleniyor?

Bölgedeki çoğu tedarikçinin kullanabildiği tek deniz yolu

Kuzeyinde İran, güneyinde ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bulunduğu Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlaması nedeniyle kritik bir öneme sahip.

Dünya genelinde deniz yoluyla petrol ticaretinin neredeyse dörtte birinin gerçekleşmesi nedeniyle petrol piyasası için temel bir geçit olan Hürmüz, Basra Körfezi çevresindeki çoğu tedarikçinin ihracatları için kullanabildiği tek deniz yolu.  

Petrol ve LNG ticaretinin yüzde 20’si Hürmüz’de gerçekleşiyor

Günde 20 milyon varilden fazla petrol ve petrol ürünü Hürmüz’den geçiyor, böylelikle dünya petrol ticaretinin en az yüzde 20'si burada gerçekleşiyor. Öte yandan Hürmüz’ün kritik rol oynadığı tek enerji kalemi petrol de değil.

Küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ticaretinin yüzde 20'si de Hürmüz'de gerçekleşiyor. Boğaz'dan günde ortalama 300 milyon metreküp LNG geçiyor.

Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri, petrol ihracatını Hürmüz üzerinden sevk ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrolün başlıca ithalatçıları arasında Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore bulunmasına karşın, Avrupa da petrol ve LNG ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden ithal ediyor.

Grafik: Anadolu Ajansı

Enerji krizi ihtimali öne çıkıyor

İran’ın Hürmüz’ü kapatmasıyla birlikte Orta Doğu yakıtına bağımlı ülkelerin ve Avrupa’nın enerji sıkıntısıyla karşı karşıya kalma ihtimalinin her geçen sürede artacağı belirtiliyor.

Öte yandan Boğaz’ın kapatılmasının sadece bahse konu ülkeleri etkilemeyeceği de yapılan değerlendirmeler arasında. Tedarik rotasındaki uzun süreli bir aksamanın petrol ve LNG’ye yönelik rekabeti artıracağı ve dünya çapında fiyatları yukarı çekeceği tahmin ediliyor. Çünkü arzdaki büyük düşüşün küresel piyasada varil başına fiyatı da astronomik derecede yükseltmesi bekleniyor.

Nitekim Hürmüz Boğazı'nın kapatılması piyasalara kısa sürede etki etti. Petrol fiyatları gelişmelerin ardından uzun süredir görmediği seviyelere yükseldi. Bunun neticesi olarak da akaryakıt fiyatlarına zam geldi. Sadece Türkiye'de bile motorinin litre fiyatına yarından itibaren geçerli olmak üzere 6,69 lira zam yapıldı. Yaklaşık yüzde 10,5 oranında yapılan zamla birlikte bazı şehirlerde motorin 70 liraya yaklaştı.

Goldman Sachs da Hürmüz Boğazı'nın bir ay süreyle kapatılmasının Avrupa'da doğalgaz fiyatlarını yüzde 130'a kadar artırabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Petrol fiyatlarındaki ani artışın enerji maliyetlerini yükseltmesi ve başta Avrupa olmak üzere çeşitli endüstrileri sekteye uğratması ihtimali de öne çıkan "kriz" başlıkları arasında yer alıyor.

Enerjinin ötesinde Hürmüz, küresel nakliye için de kilit bir rota. Ham maddelerin, elektronik cihazların ve tüketim mallarının ithalatında yaşanacak aksamaların yanı sıra, bu aksamalar nedeniyle küresel sigorta piyasasının da büyük bir darbe alması bekleniyor.

Hürmüz'ün önemi alternatifinin bulunmaması

Ticaret rotalarına saldırmak veya bu rotalarda ulaşımı engellemek, çatışma ortamında baskı uygulamak için tercih edilen yöntemlerin başında geliyor. 

Örneğin İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımına karşı hamlede bulunan Yemen’deki Husiler, Arap Yarımadası'nın diğer tarafındaki Kızıldeniz'in girişi olan Babülmendep Boğazı’nda İsrail ve İsrail’le ticareti sürdüren gemilere saldırılar düzenliyor.

Husilerin bu kararı küresel ticareti etkilese de gemilerin alternatif bir güzergahı daha bulunuyor. Gemiler, daha uzun ve doğalında daha maliyetli olmasına karşın güvenli bir yolculuk için Afrika çevresinden dolaşmayı tercih edebiliyor.

Ancak Hürmüz’den geçmeden Körfez’e ulaşmanın, deniz yoluyla herhangi bir alternatifi bulunmuyor. Bu neden Körfez ülkeleri de deniz yoluna alternatif üretmek üzere çeşitli girişimlerde bulunuyor. 

Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla petrol ihracatı gerçekleştiren Suudi Arabistan, petrolün nakliyesi için Kızıldeniz’e kadar uzanan yaklaşık 1200 kilometrelik bir boru hattı inşa etti. Birleşik Arap Emirlikleri de Umman Körfezi’ne uzanan boru hattıyla Hürmüz’e alternatif oluşturmayı hedefliyor. Benzer bir girişim Irak için de geçerli, ancak Irak’taki boru hattı da yalnızca ülkenin kuzeyinde bulunan sahalardan petrol taşınmasına imkan sağlıyor. 

Petrol sevkiyatının Hürmüz Boğazı yerine boru hatlarıyla gerçekleştirilmesi verimi ne kadar düşürse de Körfez ülkelerinin alternatif güzergah ve güvenlik kaygıları, bahse konu yönetemin kullanılmasına neden oluyor. Ancak son gelişme en azından Birleşik Arap Emirlikleri'nin alternatif güzergah arayışına ket vurdu.

İran'dan gönderilen bir insansız hava aracına müdahale edildi. Müdahale sonucu İHA'nın düşen parçaları, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Habşan-Füceyre petrol boru hattının son durağı olan Füceyre Limanı ve Petrol Sanayi Bölgesi'ne isabet etti. Bunun üzerine bölgede yangın çıktı.

Hürmüz'e güvenli ve verimli bir alternatif üretilememesi, Boğazın önemini ve tartışmaları artırıyor.

Bu zamana kadar tam anlamıyla hiç kapatılmamıştı

Bu zamana kadar çeşitli gerilimler yaşanmasına karşın, Hürmüz Boğazı bugüne kadar hiçbir zaman tam anlamıyla gemi trafiğine kapatılmamıştı.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca, ülkelere kıyı şeritlerinden itibaren 12 deniz miline (Yaklaşık 22 kilometre) kadar egemenlik hakkı tanınıyor. Bahse konu bölgenin dışında kalan sularda gemilerin "zararsız geçişine" izin verilmesi "transit geçişin" engellenmemesi öngörülüyor.

Oysa Hürmüz Boğazı’nın en dar noktası arasındaki mesafe yaklaşık 33 kilometre. Yani BM sözleşmesinde belirtilen sınırdan daha uzak bir mesafeye tekabül ediyor.  

İran bahse konu sözleşmeyi 1982 yılında imzalamış olsa da aradan geçen yıllarda İran parlamentosu sözleşmeyi hala onaylamış değil.

Öte yandan devam etmekte olan müzakerelere rağmen topraklarına saldırılar düzenlenen, komşu ülkelerine konuşlandırılan ABD askerleri ve teçhizatlarıyla etrafı çevrelenen İran’ın tüm bu haydutluğa karşı aldığı önlem bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor. 


soL, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor. Gelişmelerden haberdar olmak için:

Birinci günün haberini okumak için tıklayınız.

İkinci günün haberini okumak için tıklayınız.

Üçüncü günün haberini okumak için tıklayınız.

Dördüncü günün tüm gelişmelerini anlık şekilde takip etmek için tıklayınız.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.