Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Kemal Okuyan: Savaşın olumlu tek sonucu ABD ve İsrail'in yenilgisidir

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD'nin ciddi bir tıkanmayla karşı karşıya olduğunu, ABD'yle işbirliğine yatkın unsurlarda bile doğrudan savaşa katılmakta bir isteksizlik olduğunu belirtti. Dünyanın tamamında oluşan keyfiliğe işaret eden Okuyan bu bakışın meşruiyet sarsıcı olabileceğini vurguladı. Okuyan net olarak bu "ahmaklığın" karşısında duran tek ülkeninse Küba olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.03.2026 , 00:03 Güncelleme Tarihi: 10.03.2026 , 10:58

soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında bu hafta ABD-İsrail'in İran'a saldırıları pek çok boyutuyla konuşuldu.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla ilgili genel bir değerlendirme yapan Kemal Okuyan, ABD'nin zorlandığını, sürecin ABD'nin beklediği gibi gitmediğini belirtti.

"ABD ciddi bir tıkanmayla karşı karşıya" diyen Okuyan, saldırıların maliyet kaleminin arttığını, bu başlıkların sayısının da çoğaldığını vurguladı. Öte yandan askeri açıdan yapılan değerlendirmelerin yanlışa götürebileceğinin de altını çizdi, "Erken hükümlerden kaçınmak gerekir" dedi.

Saldırıların genişlemesi ihtimali de programda masaya yatırıldı. ABD ve İsrail'in yalnız olmadığını, bir ittifak sisteminin bu saldırganlığın arkasında olduğunu hatırlatan Okuyan, savaşa aktif katılımın ciddi maliyetler gerektirmesi sebebiyle zor olduğunu belirtti. Şunları söyledi:

"Doğrudan savaşa katılmaya isteksizliğin nedenlerini görmek lazım. Avrupa ülkeleri gibi. ABD en çok İngiltere'ye yükleniyor. Anketlerde 'savaşa katılmamalıyız' oranı Türkiye'ye yakın. İktidarlar pamuk ipliğine bağlı ve bu büyük bir baskı.

Öte yandan ABD ve İsrail'in ortaya çıkarmayı planladığı yeni dünya sisteminde kendilerine yer olmadığına ya da hareket alanlarının tamamen ortadan kalkma ihtimali bulunduğuna ilişkin kanaatleri de var. Normalde İran'da rejimin düşmesini isteyecek Avrupa'daki iktidarlar bu savaşın ABD lehine bitmemesi istiyorlar. Bu AKP iktidarı için de geçerli. Bir yandan 2024'ten beri ABD'yle sorunları azaltıp daha çok işbirliği yaptılar ama İran'da hızlı bir yıkım istemiyorlar. İsteyen var mı o da ayrı konu."

Enerji krizi: 'Tüm ekonomiler etkilenir, Türkiye de topun ağzında'

Saldırılar sonrası artan enerji maliyetlerine de dikkat çeken TKP Genel Sekreteri, "Dünya sistemi doğalgaz ve petrolün dağıtımında çok büyük darbeler aldı. Bu İran'ı da etkiliyor. 4-5 ülkenin üretimi durdu. En çok üzerinde durulan Katar'daki doğalgaz üretimi. Bahreyn'de, Suudi Arabistan’da, Umman'da ve Irak'ta önemli petrol tesisleri de üretimi durdurdu" diye konuştu.

Avrupa'nın bu durumdan çok etkilendiğini ve sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Okuyan, "Uzun sürerse Türkiye de topun ağzında. Herkes Çin de etkilenir diyor ama onunla kalmaz, Asya da buradaki üretime bağlı" dedi, bölgedeki gelişmelerden ABD dahil dünyadaki ekonomilerin tamamının etkilendiğini dikkat çekti.

Savaş nasıl biter?

Savaşın uzamasının emperyalizm tarafından taşınamaz bir hal olduğunu söyleyen Nevzat Evrim Önal ise bu durumun daha radikal adımlarla savaşı kestirme yoldan sonlandırma ihtimalini dile getirdi. Bu anlamda Önal'ın "Nükleer silahlar devreye girer mi?" sorusunu Okuyan şöyle yanıtladı:

"Bütün bu çılgınlıklara rağmen herhangi bir ahmağın elinde böyle bir olanak olduğunu düşünmüyorum. Ama bu savaşın yaygınlaşma olasılığı var ve nükleer güçlerin karşı karşıya gelme olasılığı var ama şu anda İran'a dönük nükleer saldırı noktasında değiliz.

Ancak bu soru çok haklı çünkü İran yenilmezse, ABD de 'beceremedim' demezse, önümüze 'Bu savaş nasıl biter?' sorusu geliyor. İki taraf açısından maliyetler çok yükselirse bir çıkış yolu bulunur, tabii umarım ABD-İsrail yenilgisi ile biter. Öte yandan gerçekçi olacaksak bir tıkanma noktasına gelinebilir."

'ABD'yle işbirliğine yatkın unsurlarda bile bir isteksizlik var'

Kemal Okuyan, ABD'yle işbirliğine yatkın unsurlarda bile bir isteksizlik olduğuna da dikkat çekti. "Birçok Kürt siyasi hareketinin İran yönetimiyle de ilişkileri vardı" diyen Okuyan, bu durumun unutulduğunu belirtti.

Ve ekledi: "'ABD herkesi parçalayacak ve bu noktada da Kürtler diye bir enstrüman var' değerlendirmesi çok ucuz ve yanlış."

Saldırılara destekte öne çıkan iki ülke: Hindistan ve Azerbaycan

Kemal Okuyan, ABD ve İsrail hattıyla işbirliği konusunda, İran'a tepki üretme konusunda coğrafyamızdaki en istekli iki ülkeninse Hindistan ve Azerbaycan olduğunu ifade etti. Okuyan şöyle konuştu:

"Bir İran gemisi tatbikat için bulunduğu Hindistan'dan ayrıldıktan sonra ABD tarafından batırıldı. Silahsız bir gemiyi batırıp övünecek kadar alçak bir ülkeden, ABD'den bahsediyoruz. En az onlar kadar alçak olan Hindistan 'bu gemiye dair bilgileri yeni stratejik ortaklarımıza vermek zorundaydık' diyor. ABD'ye karşı kurulduğu iddia edilen BRICS'in en kalabalık ülkesi. Azerbaycan da İran ile gerilimi artırmaya çalışıyor, düşen droneların Azerbaycan yapımı olduğu, provokasyon olduğu ortaya çıktı."

'Çin ve Rusya'nın savaşı yayma niyeti yok'

İran'ın ABD üslerini ve sermayesini hedef alacağını duyurduğuna dikkat çeken Okuyan, "Savaşın yayılma riski var. Herkesin gözü kulağı da Çin'de, Rusya'da. Tabii silah tedariki, istihbarat paylaşımı yapılıyordur ama onların bu savaşın yaygınlaştırmak gibi bir niyeti yok" dedi.

Türkiye'de durum ne, saldırılara nasıl bakılıyor?

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, dünyanın tamamında oluşan keyfiliğe işaret ederek, bu bakışın meşruiyet sarsıcı olabileceğini vurguladı. Trump'ı "ahmak" olarak nitelendiren Okuyan, "Ülkelerin adını bile bilmeyen bir adamın arkasında durmak içeride çok zayıflatır" dedi. Net olarak bu ahmaklığın karşısında duran tek ülkenin Küba olduğunu belirtti.

Kemal Okuyan, Türkiye'de de AKP ve tabanında İsrail'le işbirliğinin "kolay lokma" olmadığını söyledi. Bir yandan ABD'yle ittifakın pişirilmeye devam edildiğini, ABD ve NATO'nun adının açıklamalarda geçirilmediğini kaydetti.

Okuyan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin bu savaşa katılımı için ABD'nin uyguladığı politikalar şimdilik tutmadı. Kürt coğrafyasındaki bazı siyasi hareketleri öne sürüp Türkiye dahil edilecekti, bir rekabet olacaktı şimdilik olmadı. Çünkü ABD çok zorlarsa Irak'ta enteresan gelişmeler olabilir. Irak hâlâ ABD açısından kırılgan bir ülke.

Kürecik zaten ABD'ye istihbarat sağlıyor. İsrail'le örtülü ya da dolaylı ekonomik, askeri ilişkiler sürüyor. Bir Türk şirketinin İsrail'e giden mühimmatı ürettiği konuşuluyor. Öte yandan İran dağılma belirtisi gösterirse ve ülkenin paylaşılması gibi kırılma noktalarına gelinirse Türkiye devreye girecektir. Ancak burada konuşulan İran Azerbaycanı'nın otomatikman kopma eğiliminde olduğu, İran Kürtleri gibi söylemler çok ezbere. İran'da etnik dağılma için uğraşıyorlar ama sahadaki gerçekler başka."

'Böyle bir savaş sonucu devrilecek olan İran rejiminin İran halkına hayır getireceği düşünülemez'

Nevzat Evrim Önal, "Savaşın çıkmasa iyiydi ama madem çıktı elde edilebilecek en iyi sonuç molla rejiminin devrilmesi" yaklaşımını sordu. Okuyan'ın bu yaklaşımla ilgili değerlendirmesi şöyle:

"Ahlaki açıdan, siyasi açıdan, ideolojik açıdan sorunlu. Böyle bir savaş sonucu devrilecek olan İran rejiminin İran halkına hayır getireceği düşünülemez. Halkçı, devrimci bir potansiyel olsaydı zaten ABD ve İsrail devreye girmezdi. Bu savaşın olumlu tek sonucu ABD ve İsrail'in hissedilir yenilgisidir. Çünkü her şeyi yapabileceğini düşünen bir iradenin kırılması demektir bu. 'Bunun maliyeti halk düşmanı bir iktidarın güçlenmesi olur' türünden bir düşünceyle 'Arada da İran rejimi düşsün' saçma sapan bir tez, bundan uzak durulmalı.

Saldırılar durmalı evet ama dünyada da meselelere neden sınıflar penceresinden bakılması gerektiğinin de anlaşılması lazım. Bahsettiğim ahmaklık dünya sisteminin tepesinde ve kimse onun dışına çıkamıyor. Neden güçlü bir itiraz gelmiyor? Çünkü herkesin kendi içerisindeki sistemde güçlünün borusu ötüyor. Her tarafta emeğe acımasız saldırı, yolsuzluk var. Seçim yapılan yerlerde de 'demokrasi' yok. Ahmaklar sürüsü dünyayı yönetiyor ve kuralsızlığı yayıyor. Sistem bunun üzerine kurulu. Kapitalizmin freni patladı."

Küba'yı neden savunmalıyız?

Trump'ın Küba'ya tehditleri ve Küba'yla dayanışma konusu da programda gündeme geldi. Kemal Okuyan, "Küba'yı savunmayı sorgulayan herkes sermaye sevicidir" dedi.

Kapitalizmin kural tanımazlığını bir kez daha vurgulayan Okuyan, "Küba başka bir toplumsal sistem kuruyor. 'Yoksulluk var' demek, 'abluka hikaye' demektir. Küba önemli. Ahlaki olarak bu keyfiliğe, başındaki tüm belalara rağmen kafa tutuyor. ABD'yi tehdit etmiyor, silahı yok asıl mesele başka bir alternatif olduğu düşüncesini yok etmek istemeleri. Küba ayakta kalmalı. Onlara borcumuz var. Ayrıca insanlık bu tehditleri durduramazsa, seçim vs. gibi başlıklar da ortadan kalkar. İran'da da aynı şekilde, direncinin artırılması lazım" dedi.

Komünistlerin ABD ve İsrail'le işbirliğinin maliyetlerini hatırlatması gerektiğini belirten Okuyan, "Enformasyon savaşlarında sözümüzü söylememiz, toplumun duyarlılığını artırmamız gerekiyor. İçeride hırsızlığı benimsersen, 'bu dünya güçlülerin' der çıkarsın. Bu ahlaki duruşun arkasında durmak gerekir" şeklinde konuştu. 
 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.