Sayfa yolu
6 yıllık organize karartma: Gülistan Doku dosyasında çürümenin haritası
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.07.2026 , 12:49
1999 yılında Diyarbakır'da doğan Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisiydi. 5 Ocak 2020'de Dersim'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamadı. Uzun süre de akıbeti bilinmiyordu.
Ailesi kayıp başvurusu yaptı, arama çalışmaları başlatıldı.
En azından kamuoyuna böyle bilgi paylaşıldı. Ancak ailenin yıllar süren mücadelesi ve Gülistan'a ne olduğunu bulma çabası gösterdi ki, devletin neredeyse bütün organları bir ilin en tepesindeki isim ne derse onu yapmış, Gülistan Doku cinayetinin üstünü elbirliğiyle örtmüştü.
İktidar ise yıllarca örtbas ettiği bu cinayetin ortaya çıkması an meselesi olunca suçlarını gizlemek için kutudaki isimlerin ipini çekmeye başladı. Ve ortaya büyük bir çamur yığını, organize olmuş karartma girişimi çıktı.
Peki baştan bu yana neler yaşandı, dosya hangi kritiç dönemeçlerden geçti, hatırlayalım.
Yanlış yönlendirilen arama çalışmaları, 'intihar' yalanı
Gülistan ortadan kaybolunca Doku Ailesi, 6 Ocak 2020’de Emniyet Müdürlüğü’ne gidip kayıp başvurusunda bulundu. Gülistan Doku’nun Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversiteye giden araca bindiği ancak üniversiteye gitmediği anlaşıldı.
Ardından İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı 7 Ocak 2020’de arama çalışması başlattı. Bugün cinayet kapsamında tutuklu bulunan ve delilleri karatan dönemin Valisi Tuncay Sonel de bizzat çalışmalara katıldı. Çalışmalar Uzunçayır Baraj Gölü ve Dinar Deresi çevresinde yoğunlaştırıldı. Sonradan anlaşıldığı üzere bu bölge Vali'nin yönlendirmesiyle bilerek seçilmişti ve Doku'nun orada olmadığı en başından biliniyordu.
Sonra birden özellikle yandaş medyada Gülistan'ın intihar etmiş olabileceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Doku Ailesi bu iddiaları başından itibaren reddetti.
İntihar konusunu açan isimlerden biri deşüpheli eski sevgili Zaynal Abakarov'un eski polis olan üvey babasıydı. Sosyal medya hesabından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddiasına dair bir fotoğraf paylaştı ve bunun dosyada bulunduğunu öne sürdü. Ancak savcı, dosyada böyle bir bilginin olmadığını söyledi. Doku Ailesi de bunun üzerine suç duyurusunda bulunmuştu.
Eski sevgilinin emniyet bağı ve çelişkili ifadeleri
Bu sırada Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile tartıştığının öğrenilmesi üzerine ailenin avukatı, Abakarov’un şüpheli olarak tutuklanması için 17 Haziran 2020’de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi.
Üvey babası eski polis olan Abakarov’un tutuklanma talebi reddedildi. Daha sonra Abakarov’un Gülistan Doku’nun dosyasına erişimi olduğu anlaşıldı.
Davanın başşüphelilerinden Abakarov’un verdiği ifadeler, teknik veriler ve fiziki kanıtlarla doğrudan çelişince, şüpheler bu ismin üzerinde yoğunlaştı. Abakarov'un Gülistan Doku'ya fiziksel ve psikolojik baskı yaptığı kesinleşti.
Su altında yapılan arama çalışmaları İçişleri Bakanlığı talimatıyla 6 Temmuz 2020’de durduruldu. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Doku Ailesi 17 Temmuz’da görüştü. Görüşmenin ardından barajdaki su boşaltıldı ve su altı arama çalışmaları yeniden başladı.
21 Temmuz 2020'de bilirkişi raporunda Abakarov’un Gülistan Doku’yla “ihtar ve ikaz eder biçimde fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğunun” belirlenmesi üzerine yeniden tutuklama istendi. Ancak Doku Ailesi'nin bu talebi reddedildi.
soL'un X hesabı, "kamu düzeni" bahanesiyle yasaklandı. İletişim Başkanlığı, soL Haber hakkında "soruşturma başlatıldığını" duyurdu. Gerçeğin sesini kısamayacaklar. Susmayacağız. Ama bu saldırıyı püskürtmek için desteğinize ihtiyacımız var. Hep birlikte.
Aile vazgeçmedi: Vali hakkında suç duyurusu
Gülistan Doku’yu aramayı hiç bırakmayan ailesi 24 Ocak 2024’te Abarakov’un tutuklanması ve üvey babasının şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi talebinde bulundu. Aile ayrıca dönemin Vali Tuncay Sonel hakkında da “görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.
6 yıl sonra ortaya dökülenler: Vali ve etrafında kümelenen çürüme
Ve sonunda Nisan ayında çözülme başladı.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Zaynal Abarakov‘un da bulunduğu 13 kişi 13 Nisan 2026’da gözaltına alındı.
15 Nisan 2026’da Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.
Bir hafta sonra da eski Vali Tuncay Sonel tutuklandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtildi. Sonel tutuklandığında İçişleri Bakanlığı müfettişti.
Önce hiçbir soruya yanıt vermedi, "Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem, susma hakkımı kullanıyorum. Sadece savcıya ifade veririm" dedi.
Suçlamalar neler?
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından sürdürülüyor.
Eski Vali hakkında da çok sayıda iddia ve suçlama var. Bunlardan bir bölümü şöyle:
- Gülistan Doku’ya dair hastane kayıtlarının silinmesi,
- Gülistan Doku’ya ait SIM kartını alıp WhatsApp yazışmaları ile sosyal medya mesajlaşmalarındaki önemli verilerin silinmesi yönünde talimat vermesi,
- Gökhan Ertok’un HTS kayıtları ve banka dokümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin
- Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleşmesi,
- Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarına girilmesi için talimat vermesi.
Sonel dün de pek çok suçtan ayrıca tutuklandı. Hakimlik Sonel'in "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme veya değiştirme", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "nitelikli yağma" ile "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçlarını da işlediğine karar verdi.
Kimler tutuklu?
Abakarov, eski polis üvey babası ve annesi ile eski Vali ve oğlu dışında çok sayıda isim dosya kapsamında tutuklu.
Bunlar arasında Gülistan'ın hastane/tıbbi kayıtlarının silinmesi üzerine suçlanan Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı ve köy korucusu Fatih Özmen dahil toplam 13 kamu görevlisi var.
Gülistan Doku'nun cep telefonundaki verilere hukuka aykırı şekilde müdahale ettiği saptanan bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca da 24 Temmuz'da "bilişim sistemini bozma ve delil karartma" suçundan tutuklandı. Erzurumlu olan Aca yönettiği internet haber sitesinde emekçi düşmanlığı yaparken, hakkını isteyen çalışanları Sedat Peker’e olan yakınlığı üzerinden tehdit etmişti. Bürokrasiyle yakın ilişkileri de olan Aca sık sık il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanlarıyla da yan yana geliyordu.
Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de Mayıs ayında gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Dosyanın kilit isimlerinden Altaş'ın iadesi bekleniyor.
Valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu ve emekli polis Gökhan Ertok'la birlikte tutuklananlar arasındaki dikkat çekici isim Vali'nin eşi Handan Sonel.
25 Temmuz'da tutuklanan Handan Sonel hakkında tanıkların verdiği ifadeler çok çarpıcı. Tanık Turan Güler, Handan Sonel'in kendisine "Gülistan Doku'nun cesedini alıp yok etmesi karşılığında 100 bin lira verdiğini" söyledi. “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla tutuklanan Sonel'in eşiyle birlikte cinayeti karartmak için çabaladığı anlaşıldı. Handan Sonel'in evinde silahla birlikte ilk aramada bulunmayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, bir flaş bellek, bir harici bellek ve bir dizüstü bilgisayar, sonraki aramada ortaya çıkıverdi.
Aynı ifadede Vali'nin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu iki el ateş ederek öldürdüğünü ifade ettiği de tutanaklara geçti.
Suçlu cinayeti işleyen(ler) mi?
Gülistan Doku dosyasında ortaya saçılan tablo, münferit bir cinayetin ya da birkaç kişinin suçunun çok ötesinde bir gerçeği işaret ediyor: Devlet aygıtının bir ilde bütünüyle bir cinayeti karartmak için harekete geçirilmesi.
Valisinden koruma polisine, başhekiminden bilişim şirketine, jandarmasından köy korucusuna kadar birim birim organize olmuş devasa bir suç şebekesi var.
Bir ilin en tepesindeki isim olan Tuncay Sonel, elindeki kamu gücünü ve devlet imkânlarını, oğlunu, bir genç kadının katil ya da katillerini korumak, delilleri yok etmek, verileri silmek ve kamuoyunu sahte intihar senaryolarıyla kandırmak için kullandı. Üstelik bu süreçte hastane kayıtları silindi, cep telefonları sıfırlandı, abla Aygül Doku'nun da vurguladığı gibi polislere delil karartmaları için binlerce dolar rüşvet dağıtıldı.
Peki, bir vali tek başına koca bir kentin emniyetini, yargısını, sağlık sistemini ve mülki idaresini 6 yıl boyunca bu suça nasıl ortak edebildi?
Yanıt, iktidarın yarattığı denetimsiz, kuralsız karanlık sistemde saklı. Yıllarca süren bu organize karartmaya hiçbir kamu kurumu dur demedi, diyemedi. Aksine, İçişleri Bakanlığı'ndan yerel mülki amirlere kadar herkes bu çürümeye göz yumdu; şüphelerin üzeri ısrarla örtüldü, failler koruma zırhıyla gezdirildi.
Dolayısıyla bu dosyada suçlu; sadece tetiği çeken ya da cinayete iştirak edenler değil, kamu otoritesini bir suç örtbas aygıtına dönüştüren, bu barbarlığa yıllarca alan açan ve koruyan, şimdi kendini aklamaya çalışan iktidarın kurduğu bu sistemin ta kendisi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.