Siyaset yapma Fikret Orman

08/08/2017 Salı
Siyaset yapma Fikret Orman

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman Konyaspor-Beşiktaş maçında yaşanan olaylarla ve Mustafa Kemal’li pankartın stada sokulmamasıyla ilgili olarak şunları söylemiş: “Pankartın içeri sokulup sokulmaması bizim insiyatifimizde değil. Bu sorunun muhatabı ben değilim. Benim fikrim ise şu: Spor yapıyoruz, siyasi şeyler bizim işimiz değil. Beşiktaş'ta Pepe'yi, Negredo'yu Quaresma'yı seyretmek için geliyorlar. Siyaset siyasetçilerin işi. Siyasete girmek isteyen siyasetçi olsun.”

Siyasetin dik alasını yapmış.

Laf çok enteresan, “siyasete girmek isteyen siyasetçi olsun”. İyi ama ya siyaset sizin dünyanıza giriyorsa! Ya siyaset top kılığında kalenize sokuluyor ve gol oluyorsa! Ya siyaset bir gün protokol tribününde yerini alıyor ertesi gün hakem atamalarında görev üstleniyorsa! Ya siyaset Osmanlıspor formasıyla sahaya çıkıyor, ülkenin 100 yıl geriye gideceğini “müjdeliyor”sa.

Siyaseti AKP veya diğer bir partiden milletvekili adaylığı sanmış herhalde Fikret Orman. Bu ilkel siyaset anlayışı artık yerle bir oldu. “Kışlaya, okula, camiye siyaset girmez” tabusunu (ve de ikiyüzlülüğünü) AKP kendi eliyle yıktı. Her yerde siyaset var ama siyasetin tek bir türü. Yılışık, riyakar, paraya tapan, cahilliğe övgü düzen, kötücül bir türü.

Futbolda da hâkim olan bu.

Mütevazı ama onurlu bir biçimde bu hâkim siyasete kafa tutmaya, ona direnmeye çalışan geniş bir kesimi sindirmek için her yola başvurulmakta.

Beşiktaş maçında sahaya fırlatılan kesici aletler de bunun için, hükümetin yıllardır savurduğu tehditler de, Fikret Orman’ın tuhaf ve temelsiz açıklaması da.

Siyaset diye suçladıkları Türkiye’de AKP’nin felsefesini, yaşam tarzını, siyaset kültürünü içine sindiremeyenlerin sarıldığı semboller; İzmir Marşı, Türkiye laiktir laik kalacak sloganı, Mustafa Kemal Paşalı pankartlar…

Evet burada bir siyaset var ama beri tarafta siyasetin dik alası var!

Türkiye Futbol Federasyonu’nun başında oturan kişi bir siyasi figürdür. Erdoğan Türkiyesinin kabul görmesi için yayın yapan bir gazetenin patronunun futbolun başına geçmesinin siyaset olmadığını mı söyleyecek Fikret Orman? Demirören’e “siyaset yapacaksan siyasetçi ol” diyebilecek mi?

Düne kadar Milli takımın şefi olarak milyonlarca doları cebe indiren Fatih Terim de siyasi bir figürdür, onun gibi birinin futbolun zirvesine yerleştirilmesi bal gibi siyasi bir tavırdır.

Futbol Federasyonu’nun bütçesi 700 milyona dayanmış, önde gelen kulüpler yüz milyonlarca liralık bütçelerle hareket ediyorlar; bu büyüklükteki paralar siyasetin dışında durmaz, duramaz ama Mustafa Kemal stadın dışında dursun!

Durmasın. Siyaset pazar yerine de, okula da, fabrikaya da, tribünlere de girecek. Çünkü orada halk var. 

Para ve din ise siyasetin dışına çıkarılacak. Çünkü para, toplumsal değil bireysel çıkarların düdüğünü öttürür, dinsel olan ise kutsallıklara yaslanır. Kutsal olana dokunamaz, tartışamazsınız. Dokunmadan, tartışmadan siyaset olmaz.

En kötüsü ise bugünkü gibi para ile dinselliğin kol kola siyasete egemen olmasıdır. Fikret Orman bundan rahatsız olmuyor da bir pankarttan rahatsız oluyor çünkü paranın siyasete egemen olmasında çıkarı olan bir toplumsal sınıfa, patron sınıfına mensup. Ve aynı sınıftan olmayanlara “siyaset yapmayın” demekte.

“Siyaset yapmayın, ben size Quaresma’yı getireyim, siz de para ödeyip onu seyredin, oturun oturduğunuz yerde.”

Sonra siyaset bir yobaz kılığında sahaya insin Cumhuriyet düşmanlığının gözü dönmüşlüğünde Quaresma’ya bıçak sallasın, Orman da “derin üzüntü içindeyiz, spor sahalarında görmek istemediğimiz olaylar bunlar desin.

Yesinler böyle siyaseti!