‘Sarıgül sorununu çözemiyorlar ülke sorunlarını nasıl çözecekler?’

04/02/2019 Pazartesi
‘Sarıgül sorununu çözemiyorlar ülke sorunlarını nasıl çözecekler?’

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan pazartesi röportajlarında bu hafta CHP'deki aday tartışmalarına, Mustafa Sarıgül krizine, ÖDP'li Alper Taş'ın CHP'den aday olmasına ve TKP'nin seçim çalışmalarına ilişkin sorularımıza yanıt verdi.

"CHP’yi nasıl mı değerlendiriyoruz? CHP ve genel olarak sosyal demokrasiyi geriletmeden sol Türkiye’de düzen değişikliğinin yolunu açamaz. Değerlendirmemiz bu kadar basit" diyen Okuyan, TKP'nin seçim çalışmalarına ilişkin ise, "Biz Türkiye’nin patronlarıyla, gericileriyle, işbirlikçileriyle aynı gemide değiliz, düzen partileriyle aynı gemide değiliz. TKP çok sade ama etkili bir çalışma yürütecek seçim boyunca. Evet zaman azalıyor, bütün hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Aslında bazı yerlerde çalışmaya başladık, önümüzdeki hafta her yerde TKP’yi göreceksiniz" ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta CHP’nin açıkladığı ve açıklayamadığı adaylar gündeme damgasını vurdu. CHP içinde tartışmalar dışında ise tepkiler devam ediyor. Siz bu gelişmeleri nasıl izliyorsunuz, değerlendiriyorsunuz? 

CHP’yi nasıl mı değerlendiriyoruz? CHP ve genel olarak sosyal demokrasiyi geriletmeden sol Türkiye’de düzen değişikliğinin yolunu açamaz. Değerlendirmemiz bu kadar basit. Böyle deyince “siz AKP’nin ekmeğine yağ sürüyorsunuz” tepkisi geliyor. Altını çizerek söylüyorum, AKP’yi bugüne kadar koruyan, ayakta tutan da değişik renkleriyle sosyal demokrasidir. Kim kimin ekmeğine yağ sürüyor, ortada. Sosyal demokrasi halk kitlelerini itaate, boyun eğmeye ikna etmeye çalışan, ikna eden siyasi harekettir. Kimse kendini aldatmasın. Biliyorum CHP’ye oy veren, CHP’de siyaset yapan bir sürü dürüst insanın canı yanıyor bunu duyunca ama sosyal demokrasi marifetiyle memleketin canı yanıyor, artık “aradan çekil” demek gerekiyor. CHP sağcı adaylarıyla toplumu daha da sağa çekiyor, birkaç yerde solcu aday gösterince de topluma sol gösterip sağ vurmak için yeni olanaklar elde ediyor. Özünde bir farkı yok. Tabi bir yerden sonra CHP’nin kendi meselesi, CHP bazı yerlerde aday göstermiyormuş, CHP’li olmayanları aday yapmış, kendi takdirleridir. Öte yandan CHP önemli bir parti olduğundan, bu sistemi ayakta tutan partilerden biri olduğundan elbette ona dair düşüncelerimizi söylemek zorundayız. CHP’nin aday belirleme sürecinin kamuoyuna yansıyan kısmına bakıyorum, bakıyorum, bir daha bakıyorum her defasında şaşırıyorum. CHP siyaset alanını çürütme konusunda AKP ile yarışan bir parti. Tekrar ediyorum, Türkiye’de halkın sömürüye, gericiliğe, emperyalizme, adaletsizliğe meydan okuması için sosyal demokrasinin geriletilmesi gerekiyor.

CHP’nin adayları arasında dürüst, halktan yana kimse yok mu?

Sorun bu değil ki! Elbette var. Onlar da bu halka kötülük ediyorlar, CHP’nin inandırıcılığının sürmesine neden oluyorlar. Herkes biliyor ve CHP’lilerin kendisi de açıkça söylüyor ki, birçok aday için yerel yönetimler birer rant kapısı. Bu açıdan AKP, MHP filan bir fark yok. Kaldı ki, bir parti tek tek adayları üzerinden değerlendirilemez. Partilerin programına, yaptıklarına, söylediklerine bakarsınız. Lider kültü olduğu için o partilerde liderin ne dediğine bakarsınız. Kendi partisi içinde ciddi bir kesimin “proje adamı” dediği biri Kılıçdaroğlu. Proje derken neyi kastettikleri açık. Beş-on yerde düzgün kişiler aday gösterilince bütün bunlar silinmiyor, sadece makyaj yapılmış oluyor.

CHP’den aday gösterilmeyen birçok kişi DSP’den aday olacağını açıkladı. Bunların başında Mustafa Sarıgül geliyor. Seçim sonuçlarını etkiler mi bu transferler?

Çürüme, çürütme derken boşuna konuşmuyoruz. İnsanlar “ben artık bu partiye inanmıyorum, düşüncelerim farklı, yoluma şurada devam edeceğim” diyebilir. Ancak burada başka bir şey var. Bayağı kurumsal bir mekanizma işliyor. Demek ki CHP’ye başvururken aynı anda DSP’ye de başvurmuş oluyorlar. Bunlar seçim sonuçlarını nasıl etkiler ya da bu sonucun bir önemi olur mu bilmiyorum. CHP ile İYİP birbirleri lehine aday göstermiyorsa, CHP’nin adaylarının iki partiye dağılması da pekala mümkün olabilir. Seçilirlerse zaten CHP’ye dönerler, rozet filan takarlar. Sarıgül’e gelince… CHP 20 yıldır Mustafa Sarıgül sorununu çözemedi, memleketin herhangi bir sorununu nasıl çözecek! 

CHP Beyoğlu’nda da ÖDP’li Alper Taş’ı aday gösterdi, sosyal demokratlar ile sosyalistlerin birlikteliği başarıya ulaşır mı? 

Sosyal demokratlarla sosyalistlerin birliği diye bir şey yok ortada. CHP bir devrimciyi Beyoğlu’nda aday göstermeye karar verdi. Bu CHP ile ÖDP arasındaki bir konu. Biz parti olarak düzen dışı solun düzen partilerinden milletvekili ya da belediye başkanı adayı olmasını, seçilmesini doğru bulmuyoruz.

Siz Beyoğlu’nda aday gösterecek misiniz? Alper Taş’ı desteklemeniz söz konusu olur mu?

İstanbul’da aday göstermeyi tartıştığımız yerlerden biriydi Beyoğlu. Alper Taş’ın adaylığı ortaya çıktıktan sonra bu kararımızı değiştirdik, aday göstermiyoruz. CHP'yi ve onun bir adayı olarak Alper Taş'ı desteklememiz söz konusu değil. Alper Taş ya da başka bir isim. TKP hiçbir yerde CHP ya da bir başka siyasi partinin adayını desteklemeyecek. Beyoğlu'nda aday göstermememiz ise, bu kesin tavrın anlamsız ve kişiselleştirilmiş tartışmalarla yıpratılmasına izin vermemeye dönük bir karar. 

Seçimlerde TKP’ye ilgi giderek artıyor. Bu ilgi bu sefer oya dönüşecek mi?

Doğru, TKP’ye ilgi giderek artıyor ve bu Türkiye’nin her yeri için geçerli. Bunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağız. Öncelikle farklı bir siyasal çizginin, farklı bir siyaset kültürünün, sosyalizm ve devrim hedefinin varlığını en yaygın ve etkili şekilde hissettireceğiz. Türkiye’de yoksul insanların, ezilenlerin, haksızlığa uğrayanların umuda ve heyecana ihtiyacı var. Bu da örgütlü mücadeleyle olur. TKP insanların elini daha içten, daha ısrarla ve güçlü bir biçimde tutmaya başladı. Bütün bunların oya dönüşüp dönüşmeyeceğini göreceğiz. Biz doğru bildiğimizi yapacağız ve sonuçta bu ülkede çürümeye, sahte vaatlere, sömürü düzenine, emperyalist projelere, yobazlığa teslim olmak istemeyenlerin sayısı hiç az değil ve her geçen gün artıyor. Onlarla birlikte yürüyeceğiz. Bu yürüyüşün 31 Mart uğrağında TKP’li belediyeler, TKP’li belediye meclis üyeleri, tercihini sosyalizmden yana kullananların sayısında radikal bir artış halkımız için büyük kazanım olacak.

TKP seçim sloganını Paranın Saltanatı Varsa Halkın TKP’si Var olarak ilan etti. Bu sloganı nasıl kullanacaksınız. Bir de zaman azaldı, iki aydan az süre kaldı, seçim propagandasına ne zaman başlayacak TKP?

Evet seçim sloganımız Paranın Saltanatı Varsa Halkın TKP’si var. Bu slogan kendisini fazlasıyla anlatıyor. Bir tarafta para ve saltanat var, diğer tarafta halk ve TKP. Bunu tamamlayan bir sloganımız daha olacak seçimde: Aynı Gemide Değiliz. Biz Türkiye’nin patronlarıyla, gericileriyle, işbirlikçileriyle aynı gemide değiliz, düzen partileriyle aynı gemide değiliz. TKP çok sade ama etkili bir çalışma yürütecek seçim boyunca. Evet zaman azalıyor, bütün hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Aslında bazı yerlerde çalışmaya başladık, önümüzdeki hafta her yerde TKP’yi göreceksiniz.

TKP adaylarını belirledi mi? 
Türkiye Komünist Partisi 30 büyükşehirin ve geri kalan 51 il merkezinin tamamında belediye başkan adayını belirledi. Ayrıca şu anda 82 ilçe ve iki beldede belediye başkan adayımız kesinleşmiş durumda. Birkaç gün içinde bunlara yeni ilçeler eklenebilir. Önümüzdeki hafta sonu tüm adaylarımızı, seçim bildirgemizi açıklayacağız.