Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ama…

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler günü. Haziran ayında 48 saat boyunca uyumayarak Taksim’de eylem yapan ve AKP’ye yalanlarını bir kenara bırakarak harekete geçme çağrısı yapan engelliler bu yıl da kendi günlerini kutlayamıyor.
Pazartesi, 03 Aralık 2012 13:39

En son 2002 yılında yapılan araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de tam 8.5 milyon engelli yurttaş var. Hayatın her alanında birçok sorun yaşayan ve iktidarların sürekli hayatın yükünü omuzlarına bıraktığı engelliler bu yıl da kendi günlerine oldukça buruk giriyor. AKP’nin 7 yıllık yalanı 8’i geride bırakırken, onlar daha iyi bir yaşam için inançlarını ve mücadelelerini sürdürüyor.

7 yıllık yalana +3 talebi
“AKP’nin 7 yıl önce çıkardığı ve engellerinin sorunlarının 7 yılda çözüleceğini belirttiği yasanın süresi 10 gün sonra dolacakken, hükümet yeni bir yasa çıkararak 3 yıl daha ek süre istedi.”

Bu ifadeler Haziran ayında AKP’nin 7 yıllık yalanının son 10 gününde soL Portal’da yer almıştı. AKP engellilerin önündeki en sorun olmayı aradan geçen aylarda da sürdürdü. Engelliler 2012 yılı geride kalırken hayatın her alanında birçok sorunla karşılaşmayı sürdürüyor. AKP tarafından seçim dönemlerinde hatırlanan geri kalan zamanda unutulan engelliler, 7 yıllık yalan sonunda “uyumuyoruz” diyerek AKP’ye çıkışırken, bu yıl yine 3 Aralık’ta AKP’ye karşı eylemde olacaklar.

AKP için engelli vatandaşların anlamı ne?
AKP’nin engelliler için anlamının ne olduğunu anlamak için iki örnek vermek yeterli. AKP’nin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisine şikâyette bulunan bir engelli çalışana şöyle seslenmişti:

“Gözleri görmeyen biri olduğun halde sana iş veriyoruz, buna şükretmen gerekirken şikâyet ediyorsun”

AKP Balıkesir İl Başkanı Adil Çelik, 12 Eylül referandumu öncesinde engelli vatandaşların evlerine gönderdiği mektupta engelliler için evde bakım ücreti ödendiğini belirtmiş, engellilerden referandumda “evet” oyu kullanmalarını istemişti.

Engelli okulu imam hatip yapıldı
"Okulum elimden alınırsa, zor, sıkıcı, bağımsız olmayan ve özgür olmayan günler yaşayacağım. Başbakan okulumu elimden almasın.” Bu sözler Mehmet Sevim Ulusal İlköğretim Okulu'nda okuyan Burak Can Şahin'e ait.

İstanbul Sarıyer’de engelli ve özel öğrencilere yönelik olarak düzenlenmiş tek okul olan Mehmet Sevim Ulusal İlköğretim Okulu, AKP’nin 4+4+4 eğitim yasası kapsamında imam hatip ortaokuluna dönüştürüldü.

Engelli işçiye önce asansör yasağı sonra işten çıkarma
AKP tarafından ödüllendirilen Hey Tekstil patronu Süreyya Bektaş’ın işçileri nasıl sokağa attığı biliniyor. Bu işçilerden olan engelli işçi Fadile Elçiboğa “Merdivenleri çıkmadığım için asansör kullanıyordum. Sonra buna da izin vermediler, ben de 5 dakika erken çıkmaya başladım. 5 dakika işten erken ayrıldığım için beni işten attılar” sözleriyle AKP’nin patronlarının engelli işçilere nasıl kapının önünü gösterdiğini gözler önüne seren bir diğer örnek oldu.

Sorunsuz, engelsiz bir dünya bu kadar zor mu?
3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne ilişkin bugün bir basın açıklaması yapan Türkiye Sakatlar Derneği, "Sorunsuz, engelsiz bir dünya bu kadar zor mu?" diye sordu.

"3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Dünya nüfusunun yüzde 10’undan fazlasını, Türkiye nüfusunun ise yüzde 12,29’unu oluşturan engellilerin günü. Sorunları bitmeyen, çözüleceğine yenileriyle şaşkına dönen engellilerin günü" denilen açıklamada, engelli yurttaşların sorunlarına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"-Sürekli değişen düzenlemelerle, uygulamalarla haklarımıza erişemez duruma getirildik. Çalışamayan ve bu nedenle engelli aylığı almak zorunda olan binlerce engelli yine zor durumda bırakılmıştır.

-Engelli aylığı almak artık sırat köprüsünü geçmekten zor olmuştur. Yüzlerce engelli iki yılı aşkın süredir yaptığı başvuruya yanıt beklemektedir.
Aylık bağlananların bir kısmının ise çeşitli bahanelerle aylıkları kesilmiş ve yapılan ödemeler yüksek faizle geri istenmiştir. Sürekli raporu olanlardan bile yeni rapor istenerek, mevzuata aykırı işlem yapılmaya başlanmıştır.

-2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Yasa ile tüm kamu alanlarının, binalarının ve toplu ulaşım araçlarının 7 yıl içinde engellilerin erişimine uygun hale getirilmesi hüküm altına alınmıştır. Ancak hükümet, belediyeler bu görevini yerine getirmediği gibi geçtiğimiz yaz bir yasa değişikliğiyle 7 yıllık süreyi sonsuza kadar uzatmıştır.

-Engelli yollar, kaldırımlar, binalar, araçlar nedeniyle geçtiğimiz günlerde bir engelli arkadaşımız daha kaza kurbanı olmuş ve yaşamını yitirmiştir. Daha kaç arkadaşımız kaza kurbanı olmalı, kaç arkadaşımız yaşamını yitirmelidir.

-Engellilerin istihdamı hala çözümlenmemiştir. Yıllardır boş bekletilen memur kadrolarının doldurulması sözü verilmiştir. Bu sözün de gereği yapılmamıştır.

-Son olarak açılan sınavlarla 7 binin üzerinde engellinin boş kadrolara alınacağı ilan edilmiştir. Tartışmalara neden olan sınavın ardından sadece 2 bin engelli memur kadrosuna alınmış, yine hüsran yaşanmıştır.

-Engellilerin sağlık sigortasından yararlanma koşulları gün geçtikçe azalmaktadır. Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişikliklerle tedaviden ilaca, bizleri yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu tıbbi araç ve gereçlere varıncaya kadar her şeyin katkı payları artırılmıştır.

Süreğen hastalar başta olmak üzere engellilerin tedavilerini sürdürebilmeleri için gerekli tıbbi tahlillere dahi sınırlama getirilmiştir. Yeterli geliri olmadığı için sağlık sigortası primi devlet tarafından ödenen bir engelliden hangi akla hizmetle katkı payı alınmaktadır?"

(soL - Haber Merkezi)