Kobanê’de bir Obama heykeli

28/06/2015 Pazar
Kobanê’de bir Obama heykeli

Kimileri ölüm kültürüyle açıklamaya çalışırken kimileri meseleyi tasavvufa kadar götürmekte. Ortadoğu’nun tarihinde, acı gözyaşı ve ölüm var çünkü. Ve elbette buna paralel olarak direniş ve boyun eğmeyenlerin destansı yaşamı.

Daha birkaç gün önce sanki onca acı yaşanmamış gibi, insanlığın onuru ayaklar altına alınmak istenmemiş gibi, canilerin piyonları ve cellatların kuklaları tekrar saldırdı Kobanê’ye. Yine aynı, dün de olduğu gibi bugün de, ölüm ve gözyaşlarıyla uyandık yeni bir güne. Acının adı yine Kobanê’ydi.

Tüm bunlar yaşanmadan kısa bir süre önce ise Kürt yazarlardan Kanî Xulam’ın yazdığı köşe yazısını okuyunca sanki onca acı ve dert başka bir coğrafyada yaşanıyormuş da, ABD beslemesi yobaz sürüleri yüzünden acılar yaşanmıyormuş gibi hissettim.

Yazının başlığı yazarın kalemine yaraşır cinstendi: “Ey Obama, bırakın Kürtler heykelinizi diksin”

Yazara göre artık Obama’nın heykelini Hewler’e (Erbil’e) dikmenin zamanı gelmişti ve “ayakları üstünde bir Kürdistan” için tek seçenek buydu. 

Bugün Kürdistan’da yaşanan onca acının mimari ABD değilmiş gibi bir de celladımızın heykelini dikeceğiz öyle mi? Bugün tüm dünyanın bildiği gerçeklerden birisi IŞİD’in ABD’nin kontörlünde büyüdüğü ve onun en büyük destekçisi olan AKP’nin ise ABD tarafından kollandığıdır. Önce düşmana boyun eğdirilmek isteneceğiz sonra da üstümüze saldığı köpeklere hoşt demesini hoş karşılayacağız öyle mi? 

Ne cellat unutulalı ne elindeki silahı… 

Bugün Suriye’de kan döken caniler, Türkiye’de dinci gerici zehri salgılayarak IŞİD’e can veren tacirler, asit kuyularına atılan bedenler, bombalanarak ortadan kaldırılan tarihimiz… Hepsi de Obama’nın o büyük Ortadoğu projesinin bir sonucu ve onun eş başkanı Tayyip Erdoğan’ın marifeti değil mi?

Ne emperyalistler unutulmalı ne uşakları.

Kürt halkı deyince akla sadece petrolün geldiği bir sürece girildi ve artık akan kan ile çıkan petrolün farkı kalmadı. Her ikisi de iştahları kabartmaya yetiyor. Akan kanın üstünde yükselen bir Obama heykelini mideniz kaldırıyor mu sizin?

Rojava aynı zamanda 1925 ve Takrir-i Sükûn sonrası kendisine sığınak olan Cegerxwîn ile anılır. Marksist şair Cegerwîn’in dizelerindeki kızıl bayraklar, Marks, Engels, Lenin ve Stalin için yer alan imgelerin yanında yer alan bir Amerikan bayrağını düşleyebiliyor musunuz?

Dünün günahı bugünün mubahı olmuş durumda. 

Kürt halkının bugün onurlu bir hayat garantisi ve ayakları üstünde durmasının teminatı olarak ABD gösteriliyor-gösterilmek isteniyor. Allah aşkına tarihte var mıdır bunun bir örneği? Emperyalistlerin demokrasi adı altında kan, zulüm, gözyaşı ve sömürüden başka getirdikleri bir şey var mı? Nedir bu aymazlık? Kürt halkının “acil” çözüm gerektiren sorunları için ötelenen sosyalist mücadeleden başka her şey öteledi zaten güzel günleri. Kürt halkının tarihinde en önemli dönemlerinden biri olan SSCB dönemi unutturuldu ve o boşluğa “büyük kurtarıcı” ABD oturtuldu.

Ancak bu halk acıya doydu.

Kimileri bu doygunluğa ya da yorgunluğa yaslanıyor olabilir. Bunun çözüm açısından hiçbir önemi yok. Kobanê’de yaşanan acılar gösteriyor ki; ABD’nin yarattığı IŞİD’e karşı ABD’ye sığınmamız bekleniyor. O kadar da değil!

Kanî Xulam yazısında, Obama’yı heykelini dikmeye ikna ederken; “Bakın Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da ve Kosova’nın başkenti Priştine’de eski ABD başkanlarının heykelleri var” diyerek Kürdistan Hewler’de de bir heykeliniz olmalı diyor.

Farkında mı bilmem ama Balkanlar ve Eski Yugoslav ülkelerinde dökülen kanın mimarlarının heykellerini sayarken bir cinayetin de haritasını resmediyor aynı zamanda Kanî Xulam.

Xulam illa bir Obama heykeli arıyor ve arzuluyorsa Obama’nın döktüğü kana bakabilir. Yıkılan binalarıyla, ölü bedenleriyle, gözü yaşlı çocuklarıyla büyük cinayetin işlendiği Kobanê’ye baksın. Orada görecektir Obama’nın ve beslemesi IŞİD’ın yarattığı fotoğrafı. Tüm o viraneye dönmüş kent, patlamış binlerce bomba, yüz binlerce göç etmiş Kürt, heykelidir Obama’nın ve yarattığı acıların.

Yazar bunun ardından tüy mü diker heykel mi bilemem.

Ama biz o heykelleri yıkarak özgürleştireceğiz halkları!