“Kent” Denince, Aklına “Rant” Gelenler… AHMET ÇINAR (Manisa)

28/08/2008 Perşembe
“Kent” Denince, Aklına “Rant” Gelenler… AHMET ÇINAR (Manisa)

Yeni bir sınıf değil bunlar.

AKP iktidarıyla filan türemediler.

Yüzlerce yıldır vardılar.

Kapitalizmin, kâr güdüsünün, para hırsının doğasında vardır çünkü "rant".

CHP'li tek parti iktidarından Demokrat Parti'ye, Adalet Partisi'nden ANAP'a, Doğru Yol'dan SHP'ye, CHP'den AKP'ye kadar, bir "sınıftır" bunlar.

Sosyal bir sınıf.

Adı: Kent denince aklına "rant" gelenler sınıfı.

"AKP iktidarıyla türemediler" dedim...

Ama AKP iktidarıyla şahikaya ulaştılar.

Menderes ve adamlarının aklına bile gelmeyen, Özal ve adamlarının arzu edip de beceremediği, sosyal demokrat müteahhitler partisinin heves edip de ulaşamadığı noktalara, hedeflere, menzillere AKP'li belediyeler varabildiler.

Bir sınıftır bunlar.

Adları, soyadları gayet açık: Kent denince aklına "rant" gelenler.

Boyları posları farklıdır, renkleri tenleri farklıdır, mezhepleri meşrepleri farklıdır, partileri inançları farklıdır, doğdukları kentler ile etnik kökenleri farklıdır.

Tüm bu farklılıklar içinde farklı olmayan tek ortak özellik, ranttır.

Kâr güdüsüdür.

Para hırsıdır.

Satıp savmaktır.

Manisa'da, İstanbul'da, Aydın'da, Yozgat'ta, Antalya'da, Diyarbakır'da, Van'da, Rize'de, Edirne'de, Samsun'da hep aynıdır.

Partileri, düşünceleri, yaşam tarzları farklı da olsa, isimleri hep aynıdır: Kent denince, aklına "rant" gelenler.

Masasında şampanya kadehi olanla, elinde tespih çeviren arasında fark yoktur.

Camiden çıkarken ucuza kapatacağı arsayı düşünenle, metresinin evine giderken gelecek haftaki ihaleyi düşünen arasında fark yoktur.
1980'den önce doğanların anımsayacağı bir zamanların ünlü reklam sloganı: Yoktur aslında birbirimizden farkımız, ama biz Osmanlı Bankasıyız.

İşte şimdi AKP'liler, AKP'li belediyeler, AKP'li iş bitiriciler, gönül rahatlığıyla şu sloganı söyleyebilirler: Yok aslında birbirimizden farkımız, ama biz AKP'liyiz.

AKP, iş bitiriciliğin şahikası...

AKP, kent denilince aklına rant gelenlerin daniskası...

AKP, hap yapıp para kapanların bir araya geldiği odak...

(Bu arada AKP'ye "laiklik karşıtı eylem ve düşüncelerin odağı olduğu" iddiasıyla dava açıldı da, niçin "rant elde edip havadan para kazananların odağı" olduğu iddiasıyla dava açılmadı işte buna şaşıyorum! Elde bunca delil varken... Savcılarımız uyuyor mu!)

***

Lafı çok genelleştirdik, Manisa özeline inmekte yarar var.

Yıllardır Manisa'da yaşayan, Manisa'nın kodlarını çözmeye çalışan, kimin eli kimin cebine ne zaman ve nasıl girer sorusunun yanıtını bulmak için çırpınan bir yurtsever olarak, Manisa'yı gözler dururum.

Manisa'da AKP'nin kuruluş sürecine de tanık oldum.

Şu anda AKP'nin Manisa teşkilatına yön verenler, kentteki suların başını tutanlar kimler biliyor musunuz?

Son anda AKP'ye kapağı atanlar.

Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar, uzak değil yakın geçmişte, 1999 yerel seçimlerinde DYP'nin belediye başkan adayıydı... AKP kurulunca AKP'li oldu.

Belediye meclisi üyeleri arasında pek çok isim eskiden DYP'liydi... AKP kurulunca AKP'li oldular.

İl Genel Meclisi üyelerinin arasında eskiden ANAP'lı, eskiden DYP'li, eskiden MHP'li, eskiden DSP'li olanlar vardı... AKP kurulunca AKP'li oldular.

AKP'nin Manisa il ve ilçe teşkilatlarında "hizmet aşkıyla yanıp tutuşan" pek çok isim, eskiden şu veya bu partide "hizmet aşkıyla yanıp tutuşuyorlardı"... AKP kurulunca AKP'li oldular.

Belediye şirketlerinde görev alanlar mı ararsınız kentin temizlik, altyapı, park bahçe işlerinde ihaleye girip kazanı kazanıverenleri mi ararsınız belediye gayrimenkullerini ucuzcacık kapatıverip pahalı pahalı satanları mı ararsınız ballı imar değişiklikleri mi ararsınız...

Ne ararsanız arayın, bu pazarda yok yok!

Bu pazar rant pazarı...

***

Bu sofra hân-ı yağma sofrası...

Tevfik Fikret'in deyişiyle bu sofrada, aksırıncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yemek serbest.

Uzun olacak ama, sizlerden özür dileyerek Tevfik Fikret'e bırakmak istiyorum sözü... Hem de Sait Maden'in Türkçeleştirmesiyle:

"Bu memleket, efendiler, satılmak üzere tam hazır
Huzurunuzda titreyen şu milletin sapır sapır,
Şu ıstıraplı milletin -ki ölmede ağır ağır-
Bütün hayatıdır, satın çekinmeden şakır şakır.

Satın efendiler satın, bütün bu memleket sizin,
Haraç mezat satın hemen, gerekmiyor izin mizin.

Evet bütün sizin ne varsa ortalıkta, vay ki vay:
Hasep, nesep, şeref, şataf, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin efendiler, bu gök, deniz, bu yıldız, ay,
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.

Bu milletin malı deniz, yemezseniz domuzsunuz
Kalın bir ense, şiş göbek, ne muhteşem olursunuz!

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar,
Tıkınmanın övüncü var, iç etmenin kıvancı var
Bu memleket, bu sofra hep sizinle etti iftihar
Sizin bütün tekel mekel, sizin bütün dolar molar.

Satın efendiler satın, vatan ilelebet sizin
Apar topar satın hemen, gerekmiyor izin mizin.

Verir zavallı memleket, verir bütün hayâlini,
Vücûdunu, hayâtını, ümidini, ayalini,
Zeminini, semâsını, cenubunu, şimalini
Hemen satın, düşünmeyin haramını, helâlini.

Bu milletin malı deniz, yemezseniz domuzsunuz
Kalın bir ense, şiş göbek, ne muhteşem olursunuz!

Bu hortumun gelir sonu, kapıştırın gider ayak,
Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak,
Bugün söğüşlemek kolay, hazır bütün köşe bucak,
Alıp satın, çalıp satın avuç avuç, bucak bucak!

Satın efendiler satın, bütün bu memleket sizin,
Haraç mezat satın hemen, gerekmiyor izin mizin.