Hoş Geldiniz Sayın Arınç! AHMET ÇINAR (Manisa)

25/09/2008 Perşembe
Hoş Geldiniz Sayın Arınç! AHMET ÇINAR (Manisa)

Haftalardır, aylardır nerelerdeydiniz?

Gözlerimiz yollarda kalmıştı.

Bizim bildiğimiz, alıştığımız Bülent Arınç, işte tam da böyle Turgutlu ilçe kongresindeki gibi bir Bülent Arınç'tı.

Biz aslında sizin TBMM Başkanlığı yaptığınız dönemdeki performansınıza alışmıştık. Nihayet kavuştuk size.

Geçen yıl 22 Temmuz seçiminden önce Sarıgöl'de azarladığınız çiftçiden sonra, kamuoyu önünde kimseyi azarlamamıştınız. Kapalı kapılar ardında, parti içi konular konuşulurken azarladıklarınızı saymıyorum.

Neyse... Lafı fazla uzatmak istemiyorum.

Amacım sizden özür dilemek.

Bu yazıyı da ondan yazıyorum.

***

Hiç lafı dolandırmadan, ebelek gübelek demeden, türlü şekillere girmeden, en sonda söyleyeceğim lafı, en başta söylüyorum.

Sayın Bülent Arınç, sizden özür diliyorum.

Kendi adıma değil, Turgutlu'daki o densiz, o meymenetsiz çiftçi adına özür diliyorum.

O çiftçi kim oluyor da, sizin gibi ulu bir varlığı eleştirmek, sizin gibi yüce bir insana, seçkin bir kurtarıcıya çemkirmek gafletinde bulunabiliyor!

Olayı işittiğim dakikadan beri düşünüyorum, bu işe akıl sır erdiremiyorum.

Densizlik parayla pulla değil ki Sayın Arınç!

***

Siz ki Türkiye Millet Meclisi Başkanlığı gibi öyle her kula nasip olmayacak bir makama ulaşmış, tam dört yıl boyunca millete hizmet etmek için şırkılmış muhterem bir insansınız.

O çiftçi de kim oluyor yahu!

Neymiş efendim... Çiftçi borcunu ödeyemiyormuş da, ölmüş bitmiş de, batmış gitmiş de...

Hem de "oruçlu ağzınızla" size neler söylediler öyle!

Boş laf bunlar boş!

Bak nasıl canım sıkıldı yine!

Ooooooooof ki of!

Bu insanlar sizi anlamadılar, anlamıyorlar, anlamayacaklar.

***

Siz geçen sene Sarıgöl'de çiftçi azarlamışsanız, elbette vardır bir bildiğiniz...

Kongrelerde azıcık farklı bir ses çıkarıp, değişik bir eğilim gösteren kendi partililerinize bile sopanın ucunu göstermişseniz, elbette vardır bir bildiğiniz...

Seçimlerden önce yapılan eğilim yoklamalarında, sandıktan ne çıkarsa çıksın, son sözü siz söylüyorsanız, elbette vardır bir bildiğiniz...

Sorusunu beğenmediğiniz bir gazeteciye, "Şeyini şey ettiğiminin şeyi" dediyseniz, elbette vardır bir bildiğiniz...

Her fırsatta tekrarladığınız "Beğenmeyen oy vermesin" şeklindeki vecizeyi sık sık yineliyorsanız, elbette vardır bir bildiğiniz...

Bir cenaze töreninde duygularınızı soran gazetecilere, "Ölümü herkes tadacak, başsavcı da tadacak" diye nezaket ve edep örneği (!) bir beyanat vermişseniz, elbette vardır bir bildiğiniz...

Yıllar yılı omuz omuza siyaset yaptığınız Erbakan'ın eleştirilerini duyunca, "Erbakan'ın siyaset tarzı budur, Erbakan'ın hakaretlerine alışığız" derken, elbette vardır bir bildiğiniz...

***

Sayın Bülent Arınç...

"Üzümümüz para etmiyor" diyen çiftçiler adına sizden özür dileniyorum.

Affedin, nolur, lütfen...

Allah muhafaza, o çiftçiye kızar da gelecek seçimde aday olmayıverirseniz, siyasetten çekiliverirseniz, ne olur bizim halimiz?

O çiftçiye kızıp celallenip de, bizi cezalandırmayın.

Varlığınızdan bizi mahrum etmeyin...

Sizin de buyurduğunuz gibi, "o çiftçi yalan söylüyor."

Halbuki hepimiz biliyoruz ki, çiftçinin bir eli yağda, ötekisi balda...

Üzümünü maliyetinin üç katı fiyata satıyor...

Tütüncü bayram ediyor...

Pamukçunun ağzı kulaklarında...

Mısırcı, elinde zil, oynayıp göbek atıyor...

Esnaf, sevincinden ve keyfinden dükkanına parende atarak, amuda kalkarak geliyor...

Ülkemizin çiftçisi "paraya para demiyor", doğrudan "money" diyor!

Üreticilerimiz her yıl tarlasına tarla, traktörüne traktör katıyor...

Ama Turgutlu'daki o densiz, o ağzından çıkanı kulağı duymayan çiftçi, türlü çeşitli yalanlarla, sizin gibi yüce, ulu, büyük bir insanı küçük düşürmeye çalışıyor.

Yuh olsun öyle çiftçiye...

Oysa ki siz, bizlere Cenab-ı Hak Zülcelal Hazretlerinin bir lütfu, insanlığa sunduğu bir armağansınız.

Sizi eleştirmek, size yan gözle bakmak, size soru sormak, ne büyük bir ayıp, ne çirkin bir günah, ne acayip bir terbiyesizliktir.

Lütfen Sayın Arınç, bakmayın siz o Turgutlulu çiftçinin abuk sabuk laflarına...

Allah sizi başımızdan eksik etmesin, Allah ne muradınız versin, Allah iktidarınızı daim eylesin...

Şu mübarek Ramazan gününde, hazır sizin de "ağzınız oruçluyken" dualarımız kabul oluverir inşaallah...

Amin.

***

Sayın Arınç...

Siz bu yolda devam edin, edilen laflara kulak asmayın...

Bakın geçen yıl Başbakan Recep T. Erdoğan bir çiftçi azarladı, siz geçen sene Sarıgöl'de bir çiftçi azarladınız oylar çıktı yüzde 50'ye...

Şimdi bu seçimde Turgutlulu çiftçiye haddini bildirdiniz emin olun gelecek seçimde alacağınız oy yüzde 70'dir.

Seçimlere kadar şöyle Akhisar'da, Salihli'de, Kula'da, Demirci'de birkaç çiftçiye tekme tokat dalsanız, haddini bilmez birkaç esnafın da yüzüne tükürseniz, emin olun yüzde 80'i garantilersiniz.

Çünkü siz bu toplumun psikolojisini çözmüşsünüz!

"Deveye diken" diye başlayan atasözünün sırrına ermişsiniz!

Sizden, o çiftçi adına tekrar özür diler, saygılar, sevgiler sunarım efendim.

Siz Ankara'da, adaşınız belediye başkanı Manisa'da "gül gibi" idare edip gidiyorsunuz memleketi...

Bozguncuların, çarka çomak sokanların, provakatörlerin oyununa gelmeyin.

DURMAK YOK, AZARA DEVAM!