Baştan sona Kaşıkçı olayının detayları: Süreç nasıl gelişti, neler oldu?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolduğu 2 Ekim tarihinden beri tartışmalar sürüyor. Bir yandan yetkililer 'ılımlı' ve 'uzlaşmacı' açıklamalar yaparken, bir yandan basına olaya dair bilgiler sızdırılıyor.
Haber Merkezi
Çarşamba, 17 Ekim 2018 15:15

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, son olarak 2 Ekim günü İstanbul'daki Suudi Arabistan konsolosluğuna girilirken görüldü. Dışarıya çıkmayan Kaşıkçı'dan bir daha haber alınamadı.

Kaybolduğundan beri dünya gündeminde ilk sıralarda olan "Kaşıkçı" olayı tartışılmaya devam ediyor, Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasına ne yanıt verileceğiyse ilk andan beri pazarlık konusu oldu.

DIŞ BASINDA 'İSİMSİZ TÜRK YETKİLİLER'

Kaşıkçı'nın kaybolmasından itibaren yabancı yayın organlarına konuşan "isimsiz" Türk yetkililer, olayla ilgili elde edilen bilgileri aktardı.

Reuters'e konuşan yetkililer 6 Ekim günü Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne inandıklarını duyurdular. 

Yine aynı tarihte Washington Post'ta çıkan ve Türk yetkililere dayandırılan haberde Kaşıkçı'nın 15 kişilik bir ekip tarafından işkenceyle öldürüldüğü açıklandı.

Bundan sonrasındaki süreçte de konuyla ilgili elde edilen bulgular, resmi yollarla değil, dış basına "sızan" bilgilerle dünya gündemine getirildi. 

SUUDİ ARABİSTAN'DAN YALANLAMA

Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA, ilk olarak Reuters ve Washington Post'ta çıkan Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne dair haberleri yalanladı.

Resmi açıklamada Kaşıkçı'nın öldürüldüğü iddialarının "temelsiz" olduğu söylenirken, bu iddiaların kaynağının Türk yetkililer olduğuna inanılmadığı da belirtildi.

Buna karşın Türkiye'den haberlerin doğru olmadığına ilişkin bir açıklama gelmedi.

AKP'DEN İLK AÇIKLAMALAR: TÜRKİYE'YE KARŞI OPERASYON

Kaşıkçı'yı dışarıda bekleyen Hatice Cengiz'in, Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay'ı aradığı açıklandı. İddialara göre Kaşıkçı nişanlısından dışarı çıkmaması durumunda Yasin Aktay'ı aramasını istemişti.

Sonraki süreçte Kaşıkçı olayına dair önemli açıklamaları yapan isim AKP'li Aktay oldu. Aktay, Kaşıkçı'nın kaybolduğu ilk günlerde "Cemal Kaşıkçı Nerede?" başlıklı bir yazı yazarak, "Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’deyken başına gelenler, hiç eğip bükmeden söyleyelim, sadece ona karşı değil, Türkiye’ye karşı bir operasyondur" iddiasında bulundu.

"Suudi yönetimi eleştirilmemeli" diyerek, AKP yönetiminin tavrını duyuran Aktay, "Elbette devlet hukuksuz işler yapmaz, yaparsa o devlet değildir. Bu durumda halkını temsil eden bir devletin imkanlarını kullanan ve kendini derin devlet mesabesinde gören çetelerin işgali karşısındayız demektir. Devleti o unsurlardan temizlemek zaruridir" ifadelerini kullandı.

TÜRK YETKİLİLER: SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI VAR

AKP'nin Suudi Arabistan'ın suçlanmaması gerektiği yönündeki açıklamalarına paralel olarak, Washington Post'a konuşan "isimsiz Türk yetkililer", cinayetin ses ve görüntü kaydının ellerinde olduğunu bildirerek, kayıtların Suudilerin sorumluluğunu gösterdiğini açıkladılar.

Haberde ABD'li yetkililerin de Suudi yalanlamalarına inanmadığı vurgulanırken, ABD'li senatör Bob Corker Suudilerin "kameralar kayıt yapmıyor" iddiasını kabul etmediklerini ifade etti. Corker, "Hayatım boyunca kayıt yapmayan elçilik görmedim" diyerek, Suudilerin doğru söylemediğini dile getirdi. 

ABD İSTİHBARATI HABERDARDI

İsimsiz Türk yetkililerin basına bilgi sızdırmasıyla yetkililerin "ılımlı" açıklamaları arasındaki ikilemin aynısı ABD'de de görüldü.

Washington Post'a bilgi veren ABD istihbaratı, Suudilerin planlarından haberdar olunduğunu ilan etti. ABD istihbaratına göre Kaşıkçı öncelikle Suudi Arabistan'a getirilmek istendi, bu başarılamayınca konsolosluğa gelmesi sağlandı.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Suudileri aklayan açıklamalar yaparak, "Ülkemize gelecek devasa paraları durdurmak istemiyorum" dedi.

Trump, Suudi Arabistan'la 110 milyar dolarlık silah anlaşmasına işaret ederek, Suudilerle ticaretin ABD'de istihdam yarattığını söyledi.

'VELEV Kİ BU VEHAMETTE GERÇEKLEŞMİŞ OLSUN...'

AKP Genel Başkan Danışmanı Aktay, Suudi Arabistan'a olası yaptırımlar tartışılırken, yine "uzlaşmacı" bir açıklama yaparak "Velev ki, bu olay basına yansıyan vehamette gerçekleşmiş olsa bile topyekun Suudi Arabistan'ı töhmet altında bırakan açıklamalardan kaçınıyoruz" diye konuştu.

Aktay, "Türkiye ve Suudi Arabistan birbirine mecbur iki ülkedir" ifadelerini kullandı.

BİLGİLER AKILLI SAAT İLE Mİ ELDE EDİLDİ?

Soruşturma sürecinde Reuters'e konuşan Türk yetkililer, Kaşıkçı'nın kolunda akıllı saat bulunduğunu söyleyerek, bu saatin yaşananlara dair ipucu sağlayabileceğini öne sürdü.

Kaşıkçı'nın saatinin verileri, kendisi konsolosluğa girdiği sırada nişanlısı Cengiz'in elinde olan telefonda bulunuyordu.

Konsolosluğun içinde yaşananların ses kaydının, akıllı saat tarafından telefona kaydedildiği iddia edildi.

'SUUDİ ARABİSTAN KABUL EDECEK'

ABD kanalı CNN, 15 Ekim günü yaptığı haberde Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı'nın öldüğünü kabul edeceğini açıkladı.

CNN'e göre Suudi yönetimi Kaşıkçı'nın sorgu sırasında öldüğünü, kasıtlı olarak öldürülmediğini açıklayacaktı.

Bu iddia ortaya atıldığı sırada, ABD Başkanı Donald Trump ve Türk hükümetinden kimi yetkililer Kaşıkçı'nın "kontrol dışı unsurlar" tarafından öldürüldüğünü dile getirmeye başladı.

SES KAYDI SIZDIRILDI, DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

16 Ekim günü Middle East Eye tarafından yapılan bir haberde, yine isimsiz Türk kaynaklara dayandırılarak ses kaydının detayları aktarıldı.

Buna göre ses kaydında Kaşıkçı'yı öldürdüğü söylenen 15 kişilik ekibin başındaki Salih Muhammed el-Tubaygi'nin cinayeti nasıl işlediği duyuluyordu.

Kaşıkçı'nın bedenini parçalayan Tubaygi olay sırasında kulaklık takarak "müzik dinliyor", konsolosluktaki diğer kişilere de aynı şeyi yapmalarını tavsiye ediyordu.

İsimsiz Türk kaynaklar tarafından sızdırılan bu bilgilerle birlikte Suudi Arabistan tarafından yapılacağı söylenen "sorgu sırasında kazara ölme" açıklaması, henüz yapılmadan yalanlanmış oldu.

SUUDİ ARABİSTAN'DAN 'KARŞILIK VERME' TEHDİDİ

Süreç boyunca Suudi Arabistan'a yönelik sert açıklamalardan kaçınan Trump, gelen baskılar üzerine yaptırım ihtimalini dile getirdi. Bunun üzerine Suudi Arabistan, olası ABD yaptırımlarına "daha ağır karşılık verileceğini" açıkladı.

Suudi Arabistan ve ABD arasındaki "yaptırım gerilimi" üzerine, İngiliz basını konuyla ilgili bir değerlendirme yayımlayarak olası hasarı analiz etti.

The Guardian'da yayımlanan yazıda ABD'nin petrol, İran'ı izole etme politikası ve silah ticareti gibi sebeplerle Suudi Arabistan'a ihtiyaç duyduğu ve ülkenin "özel bir konumu olduğu" vurgulandı. Yazıda bu sebeple yaptırımların olası olmadığı söylendi.

ABD'DEN 'ŞEFFAF SORUŞTURMA' TEŞEKKÜRÜ

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Suudi Arabistan'a giderek Suudi Kralı Selman ile Kaşıkçı olayı üzerine konuştu.

Kral Selman, Pompeo'yu "Umarım burada rahatsınızdır" diyerek karşılarken, Pompeo, "soruşturmanın şeffaflığı" sebebiyle Suudi Kralı'na teşekkür etti.

Pompeo, sonrasında Türkiye'ye gelerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Erdoğan görüşme sonrası açıklama yapmazken, Çavuşoğlu, "Gazetelerde çıkan haberlere göre yorum yapmayız. Savcılık yoğun bir çalışma yürütüyor" diyerek yorum yapmaktan kaçındı.

POMPEO ZİYARETİ SONRASI ABD'YE 100 MİLYON DOLAR

Pompeo'nun Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin ardından Suudi Arabistan ABD'ye 100 milyon dolar yardım yaptı.

100 milyon dolarlık yardımın YPG'nin "IŞİD karşıtı faaliyeti" için olduğu öne sürüldü.

New York Times, paranın Pompeo'nun ziyareti sırasında yatırıldığını açıkladı.

TÜRK VE SUUDİ ORTAK HEYETİ KURULDU

Kaşıkçı soruşturulması için, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında yapılan görüşmelerle "ortak heyet" kurulması ve incelemelerin bu heyet tarafından yapılması kararlaştırıldı.

Suudi konsolosu, dün Türkiye'yi terk ederek Suudi Arabistan'a dönerken, konsolosun konutunda yapılacak inceleme bir gün ertelendi ve bugüne alındı.

Kaşıkçı'nın kaybolması olayıyla ilgili olarak 11 Suudi yetkili bugün, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na ait konuta geldi. Yetkililerin konuta girme amacı açıklanmadı.

Türk yetkililer tarafından yapılan açıklamada aramanın dün yapılmamasının sebebi "ailesinin konutta bulunması" olarak gösterildi.

'SUUDİ KONSOLOS GÖREVDEN ALINDI' İDDİASI

Suudi Arabistan'ın İstanbul başkonsolosunun görevden alındığı iddia edildi.

Reuters'ın Arap basınına dayandırdığı habere göre görevden alınan başkonsolos "ihlaller" sebebiyle soruşturma altına alınmıştı.

Ancak Reuters sonrasında haberini geri çekti. İddianın ana kaynağı olan Sabq gazetesi ise haberi yalanladı.

Suudi başkonsolosu, Türkiye'den ayrılarak Suudi Arabistan'a geri dönmüştü.