Abluka günlükleri 242 | 31 Ekim 2026 Cumartesi
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Küba'da kapsamlı sosyal destek paketi
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, katıldığı bir podcast programında sosyal adalet ve toplumun en kırılgan kesimlerinin korunmasının sosyalist devrimin temelini oluşturduğunu vurguladı. Sosyal kapsamayı Sierra Maestra günlerinden bu yana sürdürülen bir ilke olarak tanımlayan Díaz-Canel, ABD'nin uyguladığı ablukanın yarattığı olumsuz şartlara rağmen BM Genel Kurulu'nda alınan destek kararını ülkesi adına bir zafer olarak değerlendirdi.
Hükümetin yürütmekte olduğu ekonomik ve sosyal dönüşüm programı çerçevesinde, savunmasız bireylere yönelik koruma politikalarının kapsamı genişletiliyor. Sosyal hizmet uzmanlarının 1,3 milyondan fazla aileye ulaşmasıyla yürütülen saha çalışmalarında, 880 binden fazla kişinin desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edildi. Bu doğrultuda, altı belediyede uygulanan pilot projeler ile Dünya Gıda Programı ve uluslararası yardımlarla desteklenen gıda dağıtım mekanizmaları aktif olarak kullanılıyor.
Sosyal adaletin yalnızca söylemlerle değil, üreten ve çalışan kurumlarla ayakta tutulabileceğine dikkat çeken Díaz-Canel; devlet işletmeleri, kooperatifler ve özel küçük işletmeler için yeni sosyal sorumluluk yükümlülükleri getirildiğini ifade etti. Rakamların arkasında insan odaklı bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Küba lideri, ihtiyaç devam ettiği sürece sosyal korumanın hükümetin kalıcı ve öncelikli bir politikası olacağını belirtti.
Yaptırımlara karşı eylem haftası
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba’ya yönelik ABD ablukasının 34. kez ezici çoğunlukla reddedildiği hafta, ABD’nin birçok kentinde protesto ve bilgilendirme etkinliklerine sahne oldu. Ulusal Küba Ağı’nın çağrısıyla düzenlenen "Küresel Eylem Haftası" kapsamında New York, Boston, Chicago, Los Angeles ve Miami gibi kritik merkezlerde yürüyüşler ve paneller gerçekleştirildi. Miami’deki "Dostluk Meşalesi" anıtı önünde toplanan aktivistler, ablukanın kaldırılması talebini dile getirirken Chicago Belediye Meclisi Üyesi Byron Sigcho-López da Küba’nın terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarılması gerektiğini vurgulayarak halkı gerçekleri öğrenmeye davet etti.

Los Angeles’ta sendikalar ve CodePink gibi sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen eylemde ise ablukanın soyut bir siyasi tartışma değil, doğrudan Küba halkının yaşamını hedef alan ağır bir yaptırım olduğu ifade edildi. Eylemciler, yakıt ve enerji kısıtlamaları nedeniyle yaşanan elektrik kesintilerinin adadaki hastaneleri, okulları ve günlük yaşamı felç ettiğine dikkat çekerek bu durumun planlı bir mağduriyet yaratma politikası olduğunu kınadı. BM Genel Kurulu’nda elde edilen 130 oyluk desteğin, Washington’ın uyguladığı yoğun diplomatik baskılara rağmen uluslararası toplumun vicdanını yansıttığının altı çizildi.
Ablukaya karşı Çin-Küba dayanışması
Çin'in Küba Büyükelçisi Hua Xin, başkent Havana'nın Playa belediyesindeki "La Esperanza del Mundo" Doğum Evi'nde düzenlenen bağış töreninde, ülkesinin Küba'ya olan desteğinin sarsılmaz bir şekilde devam edeceğini vurguladı. ABD'nin adaya yönelik 64 yıldır sürdürdüğü yaptırımların ve enerji ablukasının yol açtığı zorluklara dikkat çeken büyükelçi, ihtiyaç sahibi gruplara ulaştırılmak üzere temel ihtiyaç malzemeleri teslim etti. Törende söz alan yerel yetkililer ise Çin'in sunduğu bu yardımın ve otuz yılı aşkın süredir devam eden dayanışmanın ülke için taşıdığı kritik öneme değindi.
Hua Xin ayrıca, BM Genel Kurulu'nda ABD ablukasının sona erdirilmesi yönünde alınan karara Çin'in bir kez daha destek verdiğini hatırlatarak Küba'nın uluslararası alanda yalnız olmadığını belirtti. Yasadışı ve tek taraflı yaptırımların hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını ifade eden Çinli diplomat, ABD'nin güce dayalı müdahalelerine ve hegemonik eylemlerine karşı durmaya devam edeceklerini yineledi.
BM'deki oylama ezici bir mesaj niteliğinde
Küba’nın Uruguay Büyükelçisi Lissett Pérez, BM’de Küba’ya yönelik ablukanın ezici bir çoğunlukla reddedilmesini, uluslararası hukukun ve çok taraflılığın tarihi bir zaferi olarak değerlendirdi. Oylamanın Washington’ın Karayip liderlerine yönelik doğrudan siyasi baskıları ve yoğun medya manipülasyonlarına rağmen gerçekleştiğini belirten Pérez, 130 ülkenin sunduğu bu desteğin Küba’nın uluslararası alanda yalnız olmadığını gösterdiğini ifade etti. Uruguay’ın G77 ve Çin adına yaptığı konuşmaya da değinen büyükelçi, BM Genel Kurulu’ndaki bu iradenin sadece iki ülke arasındaki bir mesele değil, küresel kuralların savunulması anlamına geldiğini vurguladı.

ABD’nin uyguladığı ticari ve finansal kuşatmanın adayı yalnızca ekonomik olarak değil, uluslararası dayanışmadan da koparmayı hedeflediğini kınayan Pérez; yaptırımların üçüncü ülke şirketlerine, bankacılık işlemlerine ve hatta adadaki özel girişimlere kadar uzandığını dile getirdi. Küba’nın terörü destekleyen ülkeler listesinde tutulması nedeniyle uluslararası bankacılık sisteminin neredeyse tamamen dışına itildiğini belirten diplomat, yaratılan malzeme eksikliklerinin halkı toplumsal bir patlamaya sürükleme amacı taşıdığını söyledi. Pérez, Küba’nın hiçbir ülke için güvenlik tehdidi oluşturmadığının altını çizerek ablukanın hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını yineledi.
Havana’da su tesisleri ve hastanelerde son durum
Sert abluka, enerji krizi ve malzeme eksikliklerine rağmen Küba’da temel kamu hizmetlerini sürdürme mücadelesi kararlılıkla devam ediyor. Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, başkent Havana’daki temasları kapsamında William Soler Üniversite Çocuk Hastanesi ile Benigno su tedarik tesisini ziyaret ederek yürütülen altyapı ve iyileştirme çalışmalarını yerinde inceledi. Yakıt, enerji ve ilaç eksikliğine rağmen hiçbir biriminde hizmeti aksatmayan hastane personeline teşekkür eden Díaz-Canel, sağlık çalışanlarının gösterdiği fedakarlığın ülkenin uluslararası alandaki saygınlığının en somut kanıtı olduğunu vurguladı.

William Soler Çocuk Hastanesi'nde yürütülen yenidoğan cerrahisi, pediyatrik karaciğer nakli ve kök hücre tedavisi gibi hayati programlar hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı, ablukanın yarattığı kısıtlamalara rağmen yoğun bakım ünitelerindeki hayatta kalma oranlarının artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hastanenin dijital dönüşüm süreçlerini ve teknolojik altyapısını da inceleyen Díaz-Canel, cerrahi servisleri gezerek hasta ve yakınlarıyla yakından ilgilendi. Sağlık sisteminin içinde bulunduğu zorlu şartlara rağmen çocukların tedavisinin kesintisiz sürmesi, yönetim ve sağlık personelinin öncelikli hedefi olmaya devam ediyor.
Programın ikinci kısmında ise başkentin su ihtiyacını karşılayan kritik noktalardan Benigno kuyu sahasındaki altyapı çalışmaları denetlendi. Enerji krizine bağlı pompalama aksaklıklarını ve iletim hatlarındaki arızaları gidermek adına büyük jeneratör grupları ile yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye sokulduğu bildirildi. İlgili bakanlar ve yerel idarecilerin de katıldığı toplantıda Díaz-Canel, su kesintilerini en aza indirmek ve Havana halkına sunulan hizmet kalitesini artırmak için tüm kurumların tam bir koordinasyon içinde çalışması gerektiğinin altını çizdi.
Umut ve direnç: Hematolojinin yeni yüzleri
Küba’daki Sancti Spíritus Camilo Cienfuegos İl Hastanesi Hematoloji Servisi, kadro yenilenmesini sağlamak ve bilimsel birikimi yarınlara taşımak amacıyla göreve başlayan beş genç asistan doktoru ağırlıyor. Uzun soluklu tedavi süreçleri, tanı belirsizlikleri ve hastalarla kurulan insani bağlar, bu zorlu branşta uzmanlaşmanın sadece teorik bilgiden ibaret olmadığını gösteriyor. Genç doktorlar, deneyimli hocalarının rehberliğinde klinik kararlar almayı öğrenirken, bir yandan da ağır hastalıklara karşı verilen mücadelede mesleğin hem manevi tatminini hem de duygusal yükünü göğüslüyor.

Bölgede son dönemde Hodgkin dışı lenfoma ve multipl miyelom gibi kötü huylu hematolojik hastalıklarda görülen artış, servisin üzerindeki sorumluluğu daha da artırıyor. Tarımsal faaliyetlerdeki kimyasal maruziyeti gibi risk faktörlerinin incelendiği eyalette; tanı ve tedavi süreçleri kemoterapi ilaçlarının teminindeki eksiklikler, tanısal görüntüleme cihazlarının yetersizliği ve ulaşım güçlükleri gibi maddi kısıtlamalar altında yürütülüyor. Bu durum, genç uzman adayları için zorlu koşullarda en doğru alternatif tedaviyi oluşturma becerisi kazandıran bir öğrenme sürecine dönüşüyor.
Her türlü ilaca ve ekipman yetersizliğine rağmen, beş yeni asistanın ekibe katılması Sancti Spíritus’taki sağlık hizmetlerinin sürekliliği adına umut veriyor. Bir hayatı kurtarmanın veya hasta yakınlarının bir teşekkürünün yılların emeğini anlamlı kıldığı serviste, geleceğin hematologları bilimi insani duyarlılıkla harmanlıyor. Eksikliklerin gölgesinde yürütülen bu mücadele, tıp mesleğinin sadece iyileştirmekten değil; hastaya eşlik etmek, umudu korumak ve belirsizliği yönetmekten oluştuğunu kanıtlıyor.
Yüksek turizm sezonu açılıyor
Kasım ayı, havaların serinlemesi ve yağışların azalmasıyla birlikte Küba'da yüksek turizm sezonunun (Kasım-Nisan) başlangıcını simgeler. Bu yıl turizm sektörü açısından zorlu şartlar yaşansa da ülke, sunduğu zengin etkinlik takvimi ve esnek çözümlerle ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir. Kasım ayı aynı zamanda Küba için tarihi bir önem taşır; 1959'da kurulan ilk turizm enstitüsünün anısına 20 Kasım "Turizm Günü" olarak kutlanırken, 5 Kasım Bayamo kasabasının kuruluşu ve 16 Kasım Havana'nın kuruluş yıldönümü gibi kültürel dönüm noktaları da bu ayda yer alır.

Ay boyunca gerçekleşen uluslararası organizasyonlar başkenti hareketli bir kültür ve spor merkezine dönüştürmektedir. Dünyanın dört bir yanından koşucuları buluşturan 40. Marabana Maratonu, Uluslararası Mimarlık Bienali, Artex ve Paradiso ortaklığıyla düzenlenen "Baila en Cuba" Dans Buluşması ile turizm rehberlerinin gelişimine yönelik Master Tours 2026 etkinliği kasım takviminde öne çıkar. Ayrıca, ülkenin en büyük ticari buluşması olan Havana Uluslararası Fuarı (FIHAV) da bu yıl 24-26 Kasım tarihlerinde dijital platform üzerinden erişilebilen hibrit bir formatta gerçekleşecektir.