Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 241 | 30 Ekim 2026 Cuma

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 31.10.2026 , 15:12 "0 dakikalık okuma süresi"
Güncelleme Tarihi: 31.10.2026 , 15:15
ABD'nin yoğun baskı, tehdit ve diplomatik girişimlerine rağmen dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu ablukanın sürdürülmesine karşı tutum aldı. Kararı temsil edilen hükümetlerin en az yüzde 75'i destekledi.

ABD'nin girişimi başarısız: 33 Latin Amerika ve Karayip ülkesinden yalnızca 5'i Washington'un yanında

Küba'ya yönelik ABD ablukasının kaldırılmasını talep eden kararın BM Genel Kurulu'nda 130 ülkenin desteğini alması, Küba açısından önemli bir diplomatik zafer olarak değerlendirildi. ABD'nin yoğun baskı, tehdit ve diplomatik girişimlerine rağmen dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu ablukanın sürdürülmesine karşı tutum aldı. Kararı temsil edilen hükümetlerin en az yüzde 75'i destekledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun kararın kabul edilmesini engellemek için Latin Amerika ve Karayip ülkeleri üzerinde yürüttüğü baskı politikası Küba'da eleştirildi. 

Bölgedeki 33 ülkeden yalnızca 5'inin ABD ile birlikte oy kullanması, Washington'ın bölgesel nüfuzunun sınırları açısından önemli bir gösterge olarak sunuluyor. 27 Ekim'de Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla ile ABD'nin BM temsilcisi Mike Waltz arasında yaşanan sert tartışma da diplomatik gerilimin bir parçası olarak görülüyor. 

Adada ABD'nin tek taraflı yaptırım politikası ve ülkeler üzerindeki siyasi baskısı uluslararası hukuka aykırı bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

'ABD'nin Küba politikası değişmek zorunda, direnişimiz sürecek'

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla da, The New York Times'a verdiği röportajda, ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik, ticari ve mali ablukasının son 60 yılda başarısız olduğunu belirterek ülkesinin baskılara karşı direnişini sürdüreceğini söyledi. Rodríguez, ABD'nin Küba politikasının değişmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Ablukanın enerji kısıtlamalarıyla ağırlaştırılmasının uzun süreli elektrik kesintilerine, okulların kapanmasına ve sağlık sisteminde ciddi aksamalara yol açtığını belirten Rodríguez, Küba'nın güneş enerjisi yatırımları ve ekonomik düzenlemelerle kriz koşullarına uyum sağlamaya çalıştığını ifade etti.

Yeni ekonomik reformların ABD baskısına verilmiş bir taviz olmadığını belirten Rodríguez, özel sermaye ve yabancı yatırımlara daha fazla alan açılacağını, ancak Küba ekonomisinin sosyalist niteliğini koruyacağını söyledi.

bm

Ablukaya rağmen sağlık hizmetleri ve temel hizmetlere devam

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise ABD ablukasının yakıt, enerji, ilaç ve ulaşım alanlarında yarattığı ağır koşullara rağmen hizmetlerini sürdüren William Soler Üniversitesi Çocuk Hastanesi'ni ziyaret etti. 

Hastane yönetimi, kritik durumdaki yenidoğanların ve yoğun bakım hastalarının hayatta kalma oranlarında iyileşme kaydedildiğini bildirdi. Díaz-Canel, sağlık çalışanlarının özverisini vurgulayarak sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini Küba halkının direnişinin bir parçası olarak değerlendirdi.

Díaz-Canel ayrıca Havana'nın su teminini güvence altına almak amacıyla Benigno su kaynağını denetledi. Enerji krizi, pompa arızaları, yedek parça eksikliği ve altyapı sorunları su dağıtımında aksamalara yol açarken, jeneratörler ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla su sistemlerinin enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar sürüyor.

s

Küba ekonomisinde büyük daralma

Kübalı ekonomist José Luis Rodríguez, BM Genel Kurulu'nda ABD'nin ablukanın varlığını reddeden açıklamalarına karşı, ekonomik savaşın Küba üzerindeki etkilerini ortaya koyan verileri paylaştı.
Rodríguez'in araştırmasına göre, 1959-1989 döneminde ablukanın maliyeti 30 milyar dolara ulaşırken, Mart 2025-Şubat 2026 döneminde kümülatif ekonomik kayıp 178,7 milyar dolara yükseldi.

Abluka, 2019-2026 yılları arasında Küba'nın GSYİH'sında yaklaşık yüzde 15'lik düşüşe neden oldu.

Enerji ablukasının etkileri de ağırlaşırken, Küba'nın yıllık yakıt ihtiyacının yalnızca yüzde 1,7'sine karşılık gelen 100 bin ton yakıtın Rusya tarafından sağlandığı belirtildi. Özel sektör üzerinden gerçekleşen yakıt girişlerinin ise ülkenin toplam ihtiyacının yüzde 3'ünden azını karşıladığı vurgulandı.

Rodríguez, ABD'nin ekonomik, ticari ve mali ablukasını Küba'nın ekonomik toparlanması ve kalkınmasının önündeki temel engel olarak değerlendirdi.

'My Cuban Dream': Küba dansının 35 yıllık yolculuğu belgesel oldu

İspanyol yönetmen Christian Dehugo'nun, Lizt Alfonso Dance Cuba topluluğunun sanatsal kimliğini ve 35 yıllık yolculuğunu anlattığı My Cuban Dream belgeseli, Havana'daki özel gösterimlerini tamamladı. İki yaz boyunca çekilen 90 dakikalık film, Küba'daki günlük zorluklara rağmen dansın dönüştürücü gücünü, sanatçıların özverisini ve kurumun eğitim geleneğini ele alıyor.

Flamenko, klasik bale, rumba ve Afro-Küba dansını bir araya getiren topluluğun hikâyesi üzerinden Küba, İspanyol ve Afrika kültürlerinin sanatsal buluşması anlatılıyor. Yönetmen, Küba'yı bu kültürler arasında güçlü bir köprü olarak tanımlıyor.

Topluluğun kurucusu Lizt Alfonso ise belgeselin yalnızca 35 yıllık sanatsal ve pedagojik mücadeleyi değil, aynı zamanda sahip olunan değil, hayali kurulan Küba'yı inşa etme arzusunu yansıttığını belirtiyor.

k

Quisicuaba: Küba'da 13 bin kişiye ulaşan dayanışma ve sosyal destek ağı

Küba'nın Havana kentindeki Centro Habana belediyesinde faaliyet gösteren Quisicuaba toplumsal projesi, evsizler, bağımlılık sorunları yaşayanlar, HIV ile yaşayan kişiler, bekar anneler ve diğer savunmasız gruplara gıda, sağlık ve sosyal destek sağlıyor. Projenin yemekhanesinden yaklaşık 13 bin kişi yararlanırken, aynı merkezde farklı uzmanlık alanlarını kapsayan sağlık hizmetleri de sunuluyor.

Bağışlar ve özel bütçelerle faaliyetlerini sürdüren kurum, 34 sosyal program aracılığıyla barınma, beslenme, toplumsal dayanışma ve yeniden entegrasyon çalışmalarını yürütüyor. Personelin düzenli eğitim aldığı projede gönüllüler ve uluslararası ekipler de çalışmalara katkı sağlıyor.

Quisicuaba yetkilisi Luis Enrique Alemán García, projenin temel yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: "Sokakta yaşasalar bile, HIV'li olsalar bile, farklı zaafları olsa bile, yine de insandırlar."

q

Son Küba Gerçeği