Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 237 | 26 Ekim 2026 Pazartesi

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.10.2026 , 22:01 "0 dakikalık okuma süresi"
ABD’nin ekonomik ve finansal ablukası, Küba’da lösemili çocukların tedavisini ve yaşam hakkını doğrudan tehdit ediyor. İlaç ve tıbbi malzemelere erişimin engellenmesi nedeniyle çocukluk çağı lösemi hayatta kalma oranları yüzde 90’dan yüzde 50’nin altına geriledi. Ablukanın yıkıcı etkileri sağlıktan sanat eğitimine ve enerji altyapısına kadar her alanda hissedilirken, Küba yönetimi yerel reformlar, gıda yardımları ve uluslararası dayanışmayla krizi aşmaya çalışıyor.

Küba Ulusal Halk İktidarı Meclisi ekonomik ve sosyal dönüşümleri değerlendirdi

Küba Ulusal Halk İktidarı Meclisi (ANPP) Başkanı Esteban Lazo Hernández’in liderliğinde, ülkedeki belediye meclisi başkanlarının katılımıyla çevrim içi bir çalışma toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Küba ekonomisini ve toplumsal yapısını modernize etmek amacıyla hayata geçirilen kapsamlı dönüşüm süreçlerinin sahadaki yansımaları masaya yatırıldı.

Parlamento tarafından onaylanan 23 ana başlık altındaki 176 stratejik önlemin değerlendirildiği toplantıda kurumsal yapının yenilenmesi, üretim yönetim biçimlerinin çeşitlendirilmesi ve bölgelerdeki üretkenliğin artırılmasına yönelik atılan adımlar gözden geçirildi. Yerel düzeyde ekonomik disiplinin sağlanmasının ve yerel yönetimlerin bu süreçlerdeki inisiyatifinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Ayrıca toplantıda, önümüzdeki dönemin planlama ve bütçe hazırlıkları da ele alınarak mali disiplin ve kaynak kullanımında azami verimlilik çağrısı yapıldı. Öte yandan, Halk İktidarı belediye organlarının kuruluşunun 50. yıl dönümü vesilesiyle ülke genelinde düzenlenecek siyasi, kültürel ve toplumsal etkinliklerin hazırlık süreçleri de gözden geçirildi.

Fransa’da düzenlenen Avrupa’daki Kübalılar Buluşması’nda abluka ve dayanışma vurgusu: 'Küba’ya duyulan aşk bloke edilemez'

Fransa’nın başkenti Paris, Avrupa’da yaşayan Kübalıların katılımıyla gerçekleştirilen XVIII. Avrupa’daki Kübalı Sakinler Buluşması’na (ECRE) ev sahipliği yaptı. 2006 yılında başlatılan ve yirminci yılını kutlayan bölgesel inisiyatifin bu yılki buluşması, IV. "Cuba conmigo" (Küba benimle) Kültür Festivali ile eşzamanlı olarak büyük bir katılımla gerçekleşti.

Etkinlik kapsamında Küba’nın Paris Büyükelçiliği’nde düzenlenen açılış töreninde, adanın tarihi lideri Fidel Castro'nun doğumunun yüzüncü yılı ve göçmen topluluklar ile anavatan arasındaki bağların güçlendirilmesindeki mirası saygıyla anıldı. Buluşmada katılımcılar, ABD’nin onlarca yıldır sürdürdüğü haksız ekonomik, ticari ve finansal ablukayı en sert şekilde kınayarak ortak bir irade ortaya koydu.

Yoğun bir gündemle gerçekleştirilen toplantılarda Küba kültürünün ve ulusal kimliğin Avrupa’da yaşatılması, sosyal medya ağlarında ülkeye yönelik dezenformasyona karşı ortak mücadele yöntemleri ve adadaki halka yönelik dayanışma projelerinin genişletilmesi ele alındı. Yerel Fransız makamlarının ve belediyelerin de destek mesajı ilettiği buluşmada, Malakoff Belediye Başkanı Sonia Figuères de bir konuşma yaparak katılımcılara dayanışma duygularını iletti.

Buluşmanın sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde, Washington yönetiminin ablukasına karşı Avrupa genelindeki Kübalıların sesini yükseltmeye devam edeceği vurgulanarak, "Küba’ya duyulan aşk ve anavatana olan bağlar hiçbir abluka veya yaptırımla engellenemez" denildi. Toplantıda ayrıca, göçmen toplulukların anavatanla ekonomik ve sosyal bağlarını derinleştirecek yeni projelerin hayata geçirileceği belirtilirken, bir sonraki buluşma olan XIX. Avrupa’daki Kübalı Sakinler Buluşması’nın 2027 yılında İsviçre’de gerçekleştirileceği duyuruldu.

Granma ilinde hassas gruplara yönelik gıda dağıtımı kademeli olarak ilerliyor

Küba’nın doğusundaki Granma ilinde, ekonomik zorluklar ve lojistik gecikmelerin ardından, öncelikli ve hassas durumdaki vatandaşlara yönelik gıda yardımının dağıtım süreci kademeli olarak hız kazandı.

Toptan Gıda ve Tüketim Ürünleri İşletmesi (EMPA) İl Direktörü Yunieski Hernández Suárez tarafından yapılan açıklamaya göre, vilayet genelinde belirlenen 66 bin 510 dezavantajlı ve hassas durumdaki kişinin faydalanacağı dağıtımlar kapsamında pirinç, bezelye ve şeker sevkiyatları sürdürülüyor. Pirinç ve şeker stoklarının tamamlandığı, bezelye sevkiyatının ise ilçe merkezlerine ulaştırılmaya başlandığı bildirildi.

Dağıtım sürecinin şu an için Media Luna, Manzanillo ve Bayamo belediyelerinde en ileri aşamada olduğu belirtilirken, örneğin Bayamo’da hak sahiplerine iki aylık dönemi kapsayacak şekilde kişi başı 10 libre pirinç, 2 libre şeker ve 2 libre bezelye tahsisatı yapılıyor. Yetkililer, mevcut yakıt kısıtlamaları nedeniyle sevkiyatların en verimli şekilde planlandığını ve üç temel ürünün bir arada ulaştırılmasına özen gösterildiğini kaydetti.

Zorlu coğrafi koşullara ve ulaşıma sahip kırsal topluluklarda yerel kooperatiflerin ve topluluk aktörlerinin desteğiyle sevkiyatlar sürdürülürken, kentsel alanlarda ise dağıtım için üç tekerlekli bisikletli taşıma araçlarından yararlanılıyor. Öte yandan, bu yerel EMPA dağıtımlarından ayrı olarak, BM Dünya Gıda Programı (WFP) iş birliğiyle yürütülen özel yardımların da aralık ayına kadar belirli hassas gruplara (hamileler, küçük çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunanlar) yönelik olarak sürdüğü ifade edildi.

Küba’da alkollü enerji içeceği yasağı

Küba hükümeti, halk sağlığını korumak ve özellikle genç nüfus arasında hızla yaygınlaşan riskli tüketim alışkanlıklarının önüne geçmek amacıyla önemli bir karara imza atarak alkol içeren enerji içeceklerinin ithalatını, ülke içindeki üretimini ve ticari satışını yasaklayan ülkeler arasına katıldı. Sağlık otoriteleri ve gıda güvenliği uzmanları, kafein, taurin ve benzeri yüksek uyarıcı maddeler ile alkolün aynı ambalaj altında birleştirilmesinin insan vücudu üzerinde son derece aldatıcı ve yıkıcı etkilere yol açtığına dikkat çekiyor. Uzmanların vurguladığı temel riskler arasında enerji içeceklerindeki yüksek dozda kafeinin merkezi sinir sistemini aşırı uyararak kişideki yorgunluk ve uyku hali hissini bastırması ve bu durumun bireylerin aldıkları alkolün miktarını doğru tartamamasına neden olması yer alıyor. Ayrıca uyarıcı maddelerin kalbi hızlandırıcı ve kan basıncını yükseltici etkisi, alkolün depresan özellikleriyle çatışarak kalp ritmi bozuklukları, hipertansiyon krizleri ve ciddi kardiyovasküler hasar riskini tırmandırıyor. Kişi, kendisini olduğundan daha zinde hissettiği için normalden çok daha fazla alkol tüketebiliyor ve bu durum alkol zehirlenmesi, bilinç kaybı ile uzun vadede organ yetmezliği gibi hayati tehlike barındıran senaryolara kapı aralıyor.

Dünya genelinde pek çok ülkenin halk sağlığını korumak amacıyla benzer kısıtlamalar ve yasaklar getirdiğini hatırlatan Kübalı yetkililer, ada genelinde de tüketici güvenliğini önceleyen bu yeni düzenlemenin titizlikle uygulanacağını belirtti. Son dönemde özel sektörün ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin ithalat imkânlarının genişlemesiyle birlikte yurt dışından adaya giren işlenmiş gıda ve içecek çeşitliliğindeki artış göz önüne alınarak, gümrük kapılarında alkollü enerji içeceği sevkiyatlarına geçit verilmeyeceği vurgulandı. Perakende satış yapan işletmelere mevcut stoklarını tasfiye etmeleri için sınırlı bir süre tanınırken, yeni sipariş verilmesi tamamen yasaklandı ve denetim mekanizmaları sıkılaştırıldı. Küba'nın koruyucu hekimlik ve toplum sağlığını ön plana çıkaran sağlık modeli çerçevesinde hayata geçirilen bu karar, sigara, alkol ve zararlı madde tüketimiyle mücadele amacıyla yürütülen programların doğrudan bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.

ABD ablukası Küba’da lösemili çocuk hastaların tedavisini ve hayatta kalma oranlarını doğrudan tehdit ediyor

Amerika Birleşik Devletleri’nin onlarca yıldır sürdürdüğü ekonomik, ticari ve finansal ablukanın Küba’daki sağlık sistemi üzerindeki yıkıcı etkileri en acı şekilde çocuk hastaların tedavisinde kendini gösteriyor. Geçmiş yıllarda yüzde 89 ila 90 arasında değişen çocukluk çağı lösemi hayatta kalma oranları, uygulanan abluka ve ekonomik boğma politikasının yarattığı ağır koşullar nedeniyle bugün yüzde 50’nin altına geriledi.

Küba Hematoloji Derneği Başkanı Dr. Olga Gramonte, Prensa Latina’ya yaptığı açıklamada, hayati önem taşıyan tanı araçlarına, ilaçlara ve tedavi materyallerine erişilememesinin hastaları ve ailelerini doğrudan vurduğunu belirtti. Ablukanın tırmandığı son yıllarda sağkalım, yaşam kalitesi, iyileşme ve nakil oranlarının keskin bir düşüş yaşadığını vurgulayan Gramonte, bu tablonun tek müsebbibinin Washington’ın yürüttüğü tecrit politikası olduğunun altını çizdi.

Kanser ve diğer malign (kötü huylu) hematolojik hastalıklarla mücadele eden çocukların doğru zamanda doğru tedaviye ulaşamamasının hayati riskler barındırdığına dikkat çeken uzmanlar, yaşanan tıkanıklıkların temel nedenlerini şu başlıklarla özetliyor:

  • Finansal Abluka ve Banka Engelleri: Küba’nın uluslararası piyasalardan gerekli Tıbbi malzemeleri satın alması, finansal transferler için kullanılan banka hesaplarının ablukaya takılması ve işlemlere aracılık eden bankaların dahi yaptırımlarla tehdit edilmesi nedeniyle engelleniyor.
  • Zamanında Müdahale Kısıtı: Dr. Gramonte, ilaçların ve tıbbi girdilerin ancak hasta hayatını kaybettikten veya klinik durumu geri döndürülemez şekilde kötüleştikten sonra ülkeye ulaşmasının hiçbir anlam ifade etmediğini vurgulayarak, "Hastalıklar gerçeklerimize değil, somut tedavi protokollerine ve zamanlamalara göre ilerler" uyarısında bulundu.
  • Benzer Hastalıklarda Artan Riskler: Sadece pediatrik vakalar değil; gebelikle bağlantılı benign hematolojik rahatsızlıkların tedavisi de bu krizden payını alıyor. Anne adaylarının sağlıklı bir evrim geçirmesinin zorlaşması, başarılı doğum ihtimalini de olumsuz etkiliyor.

Ablukanın yarattığı ekonomik krizin ve kronikleşen enerji kesintilerinin halkın beslenme ve dinlenme koşullarını olumsuz etkilediğini belirten yetkililer, bu durumun gönüllü kan bağışı oranlarında da düşüşe yol açtığını ifade etti. Tedavi süreçlerinin vazgeçilmezi olan kan tedarikinde yaşanan bu aksamalar, hastanelerdeki operasyonel yükü daha da artırıyor.

Tüm bu ağır tablonun ortasında Kübalı sağlık profesyonellerinin mevcut imkânları optimize etmek için büyük bir fedakarlıkla çalıştığını, ülke genelindeki uzmanlar ile uluslararası meslektaşlar arasında dayanışma ağlarının örüldüğünü belirten Dr. Gramonte, sözlerini şu kararlı mesajla tamamladı:

"Her şey çok zor ve bu durum yalnızca ve yalnızca o politikanın eseridir; bizi boğmaya çalışıyorlar. Ancak tüm zorluklara rağmen her mesai gününün sonunda, ertesi gün hastalarımla yeniden buluşma umuduyla evime dönüyorum."

ABD ablukasının Küba’daki sanat eğitimi üzerindeki yıkıcı etkileri

ABD hükümetinin onlarca yıldır Küba halkına ve ekonomisine dayattığı ekonomik, ticari ve finansal ablukanın tırmandırılması, ülkenin en gurur duyduğu alanlardan biri olan sanat eğitimi sistemini derinden sarsmaya devam ediyor. Gazeteci Jorge Rivas Rodríguez’in Trabajadores gazetesinde yayımlanan kapsamlı analizinde, Ulusal Sanat Okulları (ENA), Yüksek Sanat Üniversitesi (bugünkü adıyla ISA - Universidad de las Artes) ve ülke geneline yayılan sanat enstitülerindeki eğitimin abluka nedeniyle nasıl ağır bir abluka altında kaldığı gözler önüne seriliyor.

Yıllardır dünya çapında sanatçılar, müzisyenler ve yaratıcı beyinler yetiştiren Küba'nın köklü sanat eğitimi sistemi, günümüzde Washington’ın uyguladığı extraterritorial (ülke dışı) yaptırımların ve finansal engellerin kurbanı oluyor. Analizde, öğrencilerin eğitim süreçlerinde karşılaştığı somut yokluklar ve malzeme krizleri şu örneklerle aktarılıyor:

  • Müzik ve Enstrüman Krizi: Müzik eğitimi alan öğrenciler, ABD pazarına erişimin yasak olması ve uluslararası ödeme sistemlerindeki abluka yüzünden kaliteli enstrümanlara ulaşmakta büyük engellerle karşılaşıyor. Mevcut enstrümanlar ise çok uzak coğrafyalardan fahiş nakliye maliyetleriyle temin edilebiliyor.
  • Plastik Sanatlar ve Dans: Resim ve heykel bölümlerindeki öğrenciler boya, fırça ve temel tuval gibi girdileri bulmakta devasa zorluklar yaşarken; dans bölümü öğrencileri ise sahne sanatlarının vazgeçilmezi olan profesyonel dans ayakkabısı ve leotard gibi temel kıyafetleri temin etmekte yokluk çekiyor.

Ablukanın sadece malzeme tedarikini değil, öğretmenlerin mesleki gelişimini de doğrudan baltaladığı vurgulanıyor. Sanat eğitimi veren akademisyenlerin uluslararası konferanslara, akademik çalıştaylara veya dış ülkedeki uzmanlık programlarına katılması engellenerek pedagojik tecrit uygulanıyor. Uzmanlık kitaplarına, güncel sanat literatürüne ve sanatçı biyografilerine erişimin kısıtlanması, ders müfredatlarının zenginliğini tehlikeye atıyor.

Bunun yanı sıra, son dönemde derinleşen akaryakıt ve enerji krizleri eğitim altyapısını felç noktasında etkiliyor. Örneğin, Havana’nın Playa belediyesinde yer alan Sanat Yüksek Üniversitesi’ndeki (ISA) burslu bir öğrencinin, La Habana Vieja’daki Wifredo Lam Merkezinde veya Güzel Sanatlar Müzesi’nde düzenlenecek bir sergiye ya da atölyeye ulaşması, toplu taşıma ve yakıt darlığı nedeniyle imkânsız hale gelebiliyor. Resim ve heykel atölyeleri gibi kesintisiz elektrik ve özel iklimlendirme gerektiren teknik laboratuvarlar da enerji kesintilerinden ağır darbe alıyor.

Tüm bu sistematik engelleme ve tecrit girişimlerine rağmen, Küba'nın Kültür Bakanlığı ve eğitim otoriteleri öncülüğünde sanatsal hafızayı korumak için büyük bir direniş sergilediği belirtiliyor. Öğrencilerin ve öğretmenlerin kısıtlı imkânları ortaklaştırma kültürü ve yenilikçi yaklaşımlarla ayakta kalmaya çalıştığı, uluslararası dostluk ve dayanışma ağlarının ise ablukanın gerçek yüzünü dünyaya duyurmak için kritik bir rol oynamayı sürdürdüğü ifade ediliyor.

Küba’da elektrik üretiminde son durum

Dün, elektrik hizmetleri 24 saat süren bir kapasite açığından etkilendi ve bu durum sabahın erken saatlerine kadar devam etti. Üretim açığından kaynaklanan maksimum etki, saat 19.30de 1849 MW olarak kaydedildi.

54 adet güneş enerjisi parkı dün toplam 543 MW enerji üretti ve saatte ortalama 3490 MWh’a ulaştı

Son Küba Gerçeği