Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 129 | 10 Temmuz 2026 Cuma

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 11.07.2026 , 15:41 "0 dakikalık okuma süresi"
ABD'nin Küba halkını doğrudan hedef alan ablukasına karşı uluslararası dayanışma büyürken, emperyalist ablukaya karşı Birleşmiş Milletler'de bir zafer kazanıldı. Washington'ın yarattığı ağır enerji krizine boyun eğmeyen Havana yönetimi ise işçi sınıfının karar alma süreçlerine katılımını merkeze alan yeni dönüşüm programlarıyla direnişini sürdürüyor.

Uluslararası dayanışma büyüyor: Aydınlar, sanatçılar ve halklar Küba için ses yükseltiyor

Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda aydın, sanatçı ve siyasetçi, Küba’ya yönelik ABD ablukasına karşı uluslararası dayanışmayı güçlendirmek amacıyla ortak çağrılar yapmayı sürdürüyor. “Let Cuba Live” (Küba Yaşasın!) başlığıyla yürütülen kampanya kapsamında yayımlanan bildiride, ABD’nin özellikle enerji alanındaki yaptırımlarının doğrudan Küba halkını hedef aldığı vurgulandı. Bu politikaların yalnızca diplomatik bir baskı aracı olmadığı, sivil nüfusu hedef alan sistematik bir ekonomik savaş niteliği taşıdığı ifade edildi.

Kampanyaya dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda tanınmış isim destek verirken, sanatçılar, akademisyenler ve aktivistler Küba’ya uygulanan yaptırımların kaldırılması ve ülkenin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. İspanya’da yüzlerce kültür insanı tarafından yayımlanan bir başka bildiride de ABD politikalarının “açlık ve yoksunluk yaratmayı hedeflediği” belirtilerek bu kuşatmanın derhal sona erdirilmesi istendi. Latin Amerika’dan aydınlar ise ABD’deki meslektaşlarına seslenerek ablukanın kıta genelinde yeniden canlandırılan müdahaleci politikaların bir parçası olduğuna dikkat çekti.

“Küba’ya Karşı Askeri Saldırganlığa Hayır: Latin Amerika’da Faşizmin İlerlemesine Karşı Uluslararası Manifesto” başlıklı bildiri ise Küba’nın 7 Temmuz’daki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturumu kapsamında, 58 ülkeden 8 bin 840 imzayla kamuoyuna sunuldu. Küba Dışişleri Bakanlığı’nın aktardığına göre bildiride, ABD yönetiminin Küba’ya yönelik ekonomik, ticari, mali ve enerji alanlarındaki ablukası kınanarak, bu politikaların halk üzerinde ağır insani sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Yakıt yetersizliğinin uzun süreli elektrik kesintilerine yol açtığı, bunun da hastaneler, okullar ve temel hizmetleri doğrudan etkilediği ifade edildi. Ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ablukanın kaldırılmasını talep eden kararını 33. kez kabul ettiğine dikkat çekilirken, müzisyen Silvio Rodríguez, yazarlar Elena Poniatowska ve Laura Esquivel ile gazeteci Ignacio Ramonet’in de aralarında bulunduğu çok sayıda isim ve Latin Amerika ile Avrupa’dan 560’tan fazla sosyal ve akademik kuruluşun manifesto etrafında buluştuğu belirtildi. Bildiri, Küba’ya yönelik askeri müdahale çağrılarına karşı güçlü bir uluslararası dayanışma çağrısı niteliği taşıyor.

ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik, ticari ve mali abluka son dönemde daha da ağırlaşmış durumda. Küba halkı üzerinde ciddi insani sonuçlar doğuran bu abluka nedeniyle yakıt ithalatı fiilen engellenirken, üçüncü ülke şirketlerine Küba ile ilişkilerini kesmeleri yönünde baskı uygulanıyor. Bu nedenle havayolu, deniz taşımacılığı ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket ülkeden çekilmiş durumda. Küba ayrıca finansal işlemlerde büyük zorluklar yaşıyor; son altı ayda ülkeye yalnızca bir petrol tankerinin ulaşabildiği belirtiliyor.

Bununla birlikte ABD’deki bazı siyasi çevrelerin Küba’ya yönelik askeri müdahale çağrılarını artırdığı dikkat çekiyor. Böylesi bir girişimin bölgesel barış açısından ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunan küresel dayanışma hareketleri, dünya kamuoyuna uluslararası hukuka bağlı kalınması çağrısında bulunuyor. Aynı zamanda Küba’nın yakıt, gıda ve temel ihtiyaç maddelerine uluslararası ticaret yoluyla erişiminin engellenmemesi gerektiği vurgulanırken, ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini ve halkın kendi geleceğini belirleme hakkını savunmak için uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiği ifade ediliyor.

Abluka oylamasında ezici zafer

Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik, ticari ve mali ablukasının kaldırılması çağrısının görüşüldüğü özel oturumun ardından ülkeye dönen Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla ile görüştü. BM Genel Kurulu’nda Küba’ya verilen desteği “ezici bir zafer” olarak nitelendiren Díaz-Canel, uluslararası toplumun ablukanın sona erdirilmesi yönündeki güçlü desteğinin altını çizdi.

İşçiler ile dönüşüm programı üzerine görüşmeler

Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, Havana’da Gıda Sanayii ve Tarım Bakanlıklarına bağlı üç önemli üretim tesisini ziyaret etti. La Pasiega makarna fabrikası, Cítricos Caribe S.A. ve Ronera Occidental tesislerinde işçi ve yöneticilerle bir araya gelen Díaz-Canel, yakında yürürlüğe girecek 176 maddelik ekonomik ve sosyal dönüşüm programı üzerine görüşmeler yaptı. İşçilerin karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması ve devlet şirketlerinin yetkilerinin genişletilmesini kapsayan dönüşüm programının fabrikalarda birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni dönüşüm programına göre, devlet işletmelerinin fiyat belirleme, kâr dağıtımı, ücret politikası, doğrudan ithalat ve ihracat ile yakıt yönetimi gibi alanlarda daha fazla yetkiye sahip olması öngörülüyor. Elde edilen gelirler yalnızca ücret artışlarında değil, aynı zamanda çalışanların barınma, gıda ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında da kullanılabilecek.

ABD ablukası ve yakıt tedarikindeki kısıtlamalar, Küba’nın sanayi üretimini ciddi biçimde zorlaştırmaya devam ediyor. Buna karşın La Pasiega makarna fabrikası üretimini yenilikçi yöntemlerle sürdürürken, Cítricos Caribe de yeni ekonomik koşullara uyum sağlamış durumda. Ronera Occidental ise üretimini güvence altına almak amacıyla yenilenebilir enerji altyapısını genişletme yönünde adımlar atıyor.

ABD’nin 'aşırı sol terörizm' söylemine Küba’dan tepki

ABD “uluslararası aşırı sol terörizmin yeniden yükselişi” başlığıyla yaklaşık 60 ülkenin bakanlarının katılımıyla bir toplantı düzenledi. Washington Post’un ilgili haberine atıfta bulunan Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Fernández de Cossío, daha önce varlığına ilişkin herhangi bir kanıt ortaya konulmayan bir olgunun “yeniden yükseliş” olarak tanımlanmasını sorguladı. Söz konusu girişimin, Kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde düşük kamuoyu desteğiyle karşı karşıya olan ABD yönetiminin siyasi amaçlarına hizmet ettiğini söyledi. Kullanılan söylemin, Soğuk Savaş dönemindeki antikomünist politikaları ve Latin Amerika’da ağır insan hakları ihlalleriyle sonuçlanan müdahaleleri hatırlattığını vurguladı.

Elektrik üretiminde son durum

Küba Enerji ve Maden Bakanlığı, Cuma günü Ulusal Elektrik Sistemi’nde (SEN) yeni bir tam kesinti yaşandığını doğruladı. Küba, beş gün içinde ikinci kez ülke çapında elektrik kesintisiyle karşı karşıya kaldı. Devlet elektrik şirketi UNE, yerel saatle 16.30’da “ulusal elektrik sisteminin tam çöküşü” yaşandığını duyurdu.

ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ve son dönemde özellikle yakıt tedarikini hedef alarak yoğunlaştırdığı ekonomik savaş, Küba’nın enerji alanındaki altyapısı ile birlikte ülkenin üretim kapasitesini ve toplumsal yaşamını da hedef alıyor.

2024’ten bu yana yaşanan dokuzuncu ülke çapındaki kesinti ve yalnızca 2026 yılı içinde dördüncü kez benzer ölçekte bir çöküşün meydana gelmesi, ablukanın sistematik karakterini bir kez daha gözler önüne seriyor. Buna rağmen Küba, enerji sistemini ayakta tutmak, üretimi sürdürmek ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak için alternatif çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Son Küba Gerçeği