Abluka günlükleri 125 | 06 Temmuz 2026 Pazartesi
Haber Merkezi
İspanya’da XVIII. Küba Dayanışma Buluşması
İspanya’nın Gijón kentinde 3-5 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenen XVIII. Küba Dayanışma Buluşması, 6 Temmuz’da yayımlanan sonuç bildirgesiyle tamamlandı. İspanya’nın farklı bölgelerinden 40’tan fazla derneği temsilen yaklaşık 200 katılımcının yer aldığı buluşma, emperyalist ablukanın teşhiri ve sona erdirilmesi çağrısıyla öne çıktı.
Toplantıya Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) Başkanı ve “Beş Kübalı Kahraman”dan Fernando González Llort, 1999’da altı yaşında iken ABD ile Küba arasında büyük bir siyasi krize yol açan velayet mücadelesinin merkezinde yer alan ve bugün Küba’da bir mühendis ve milletvekili olan Elián González ile bilim insanı Fidel Castro Smirnov katıldı. Asturias Hükümeti adına Nuria Rodríguez de Küba Devrimi’yle dayanışma mesajlarını iletti.
ABD’nin Küba’ya yönelik yaptırımları “Orta Çağ tarzı bir kuşatma” olarak tanımlanırken, Küba ile Dayanışma Devlet Hareketi (MESC) önümüzdeki iki yıl için bir mücadele programı açıkladı. Program kapsamında; ablukanın uluslararası hukuk zemininde teşhir edilmesi, Avrupa Parlamentosu nezdinde siyasi baskının artırılması ve Madrid’de düzenlenecek Ibero-Amerikan Zirvesi sırasında kitlesel dayanışma eylemleri örgütlenmesi kararlaştırıldı. Bir sonraki buluşmanın Katalonya’da yapılması planlanıyor.

Çin’den 'Ablukayı kaldırın' açıklaması
Çin Dışişleri Bakanlığı, 6 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında ABD’yi Küba’ya yönelik ekonomik ve ticari ablukayı derhal kaldırmaya çağırdı. Açıklamada, on yıllardır sürdürülen bu tek taraflı yaptırımların Küba halkına “derin ve telafisi zor acılar” yaşattığı vurgulanırken, ablukanın uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler ilkelerini ihlal ettiği belirtildi.
Çin yönetimi, söz konusu politikanın yalnızca Küba’nın ekonomik kalkınmasını engellemekle kalmadığını; aynı zamanda bölgesel istikrarı zayıflatan, dışlayıcı ve saldırgan bir emperyalist araç olduğunu ifade etti. ABD’nin bu yolla hedeflerine ulaşamadığı, aksine küresel ölçekte siyasal yalnızlaşmasını derinleştirdiği belirtildi.
Bu açıklama, Küba’nın 7 Temmuz’da BM Genel Kurulu’nda ablukanın yarattığı insani yıkımı gündeme taşıyacağı oturum öncesinde önemli bir diplomatik destek niteliği taşıyor. Çin, uluslararası toplumu Küba’nın egemenlik haklarını savunmaya ve bu adaletsiz kuşatmaya karşı aktif dayanışma göstermeye çağırdı.

'Küba tehdit değil, abluka tehdittir'
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, ABD ablukasının ele alınacağı BM oturumuna ilişkin yaptığı açıklamada, Küba’nın uluslararası hukuk temelinde yürüttüğü mücadeleye işaret ederek; “Halkımızın gerçeği ve uluslararası hukukun gücüyle, ABD’nin Küba’ya yönelik saldırgan politikalarını kınamak için Birleşmiş Milletler’e gidiyoruz” dedi.
Rodríguez, ABD’nin uluslararası sistemi manipüle etmeye çalıştığını, hükümetler üzerinde baskı kurarak üye devletlerin egemen iradesini zayıflatmayı hedeflediğini ifade etti. Ancak bu girişimlerin halkların sesini bastıramayacağını belirtti.
Küba halkının enerji ablukaları, ekonomik zorlamalar ve kolektif cezalandırma mekanizmaları olmaksızın yaşama hakkını savunacağını vurgulayan Rodríguez, 7 Temmuz’daki oturumun barış, egemen eşitlik ve BM Şartı’nın savunusu açısından kritik olduğunu belirtti.
ETECSA’dan enerji bağımsızlığı hamlesi
Küba’nın kamu telekomünikasyon şirketi ETECSA, enerji ablukasının yarattığı yapısal baskıları hafifletmek amacıyla Pinar del Río’da sekiz merkezde güneş enerjisi sistemlerinin kurulumuna başladı. Her biri yaklaşık 100 kW kapasiteye sahip bu sistemlerle, özellikle elektrik kesintilerinin yoğunlaştığı dönemlerde iletişim altyapısının sürekliliğinin sağlanması hedefleniyor. Bu adım, emperyalist ablukanın yarattığı enerji krizine karşı stratejik bir kamusal yanıt niteliği de taşıyor. Pilot uygulamanın başarılı olması durumunda ülke geneline yaygınlaştırılması planlanıyor.

Ablukaya karşı mahalle temelli yaratıcılık ve dayanışma
Küba’da yaz aylarıyla birlikte artan sıcaklıklar ve elektrik kesintileri, ablukanın günlük yaşam üzerindeki etkilerini daha görünür kılıyor. Ancak bu koşullar, aynı zamanda kolektif dayanışma ve toplumsal yaratıcılığın geliştiği bir zemine dönüşüyor.
Mahalleler ve yerel topluluklar kolektif rekreasyon etkinlikleri, kentsel tarım pratikleri, dayanışma temelli gıda üretimi ve paylaşımı, kültürel ve sportif faaliyetler gibi pratiklerle ablukanın yarattığı yoksunluk koşullarına karşı alternatifler geliştiriyor.
Sendikalar ve Küba İşçileri Merkezi (CTC) başta olmak üzere örgütler, üretim alanları ile yaşam alanları arasındaki duvarların kaldırılması; her işletmenin ihtiyaçlarına doğrudan katkı sunması yönünde çağrı yapıyor. Çocuklar ve gençler bu çalışmaların odağında yer alıyor. Bu doğrultuda “Vatan İçin Mahallem” yaklaşımı ile abluka koşullarında kolektif yaşamın yeniden örgütlenmesi için yeni mekanizmalar oluşturuluyor.

Sancti Spíritus’ta yerel üretime destek
Sancti Spíritus eyaletinde faaliyet gösteren altı küçük ve orta ölçekli işletme (MiPyME), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (PNUD) tarafından yürütülen bir kalkınma programı kapsamında desteklenmeye başlandı.
“Yeni Ekonomik Aktörlerin Ekonomik, İnovatif ve Sürdürülebilir Çeşitlendirilmesi” programı çerçevesinde seçilen işletmeler; gıda üretimi, yenilenebilir enerji ve teknolojik inovasyon gibi stratejik alanlarda faaliyet yürütüyor. Projelerin seçilmesinde teknik uygulanabilirlik, toplumsal fayda ve uzun vadeli sürdürülebilirlik kriterleri esas alındı. Bu destek mekanizması, abluka koşullarında yerel üretim kapasitesini güçlendirmeyi, ekonomik çeşitliliği artırmayı ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen planlamanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ulusal elektrik sistemi devre dışı kaldı
Küba Ulusal Elektroenerji Sistemi (SEN) 6 Temmuz günü yerel saatle 12:17’de tamamen devre dışı kaldı. Küba Elektrik Birliği (UNE) tarafından yapılan resmi açıklamada, sistemde “tam kopma” yaşandığı, nedenlerin araştırıldığı ve kamuoyunun bilgilendirileceği belirtildi.
Ülke genelinde eş zamanlı bir kararmaya yol açan elektrik kesintisi sonrasında kritik altyapılar için mikro sistemler devreye alındı. Hastaneler, su sistemleri ve gıda güvenliği önceliklendirildi. Bu olay, 2026 yılı içinde yaşanan üçüncü ulusal çaplı elektrik çöküşü iken, 2024 sonundan bu yana sekizinci büyük sistem kopması olarak kaydedildi.
