Sayfa yolu
ŞUA Yapı işçileri hakkını istiyor: Ana firma taşerona, taşeron formene yönlendiriyor, PE mücadeleyi büyütüyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.10.2026 , 23:01 Güncelleme Tarihi: 28.10.2026 , 23:07
İstanbul'da ŞUA Yapı şantiyesinde çalışan inşaat işçileri, ödenmeyen hak edişleri için direnişini sürdürüyor.
İşçilerle dayanışmak için şantiye önünde toplanan Patronların Ensesindeyiz Ağı, ana firma ŞUA Yapı ve taşeron Pasinli'yle iki gündür yürüttüğü görüşmelerden sonuç çıkmadığını duyurdu. Eylemde "ŞUA İnşaat'tan hakkımızı alacağız" yazılı pankart ve Patronların Ensesindeyiz dövizleri açıldı.
Yapılan açıklamada ŞUA Yapı işçileri, patronların oyalama taktileri ve tehditleriyle vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Lüks projeler ve devasa ihalelerle servetlerini büyüten patronların, iş emekçinin alın terine gelince hakkı vermemek için ellerinden geleni yaptığı vurgulandı. "İstanbul'un orta yerinde gasp edilmeye çalışılan alın terimizin tek kuruşunu size bırakmayacağız" denildi.
'Herkes birbirine yolluyor'
Patronların Ensesindeyiz Ağı Temsilcisi Avukat Baran Nevcanoğlu, görüşmelerin geldiği noktayı şöyle anlattı:
Ana firma Şua Yapı ve taşeron Pasinli firmalarıyla iki gündür görüşmelerimiz sürüyor. Ama görüşmelerde bir sonuca varamadık. Ana firma 'taşeronla halledin', taşeron 'ben bilmem formenle halledin' diyor.
Nevcanoğlu, şantiyedeki düzenin de değişmediğini söyledi:
Şantiyelerde her zamanki düzen devam ediyor. Binalar yükseliyor, ana firmasından taşeronuna kadar herkes zengin oluyor, ama işçiye hakkını vermek geldiğinde, sıra buna geldiğinde herkes birbirine yolluyor.
'Üzerimize yürüyüp hakaret ettiler'
Hakkını arayan işçilerin ve temsilcilerin tehdit edildiğini ve şirket yetkililerinin işçilerin bazı haklarını kabul edip yine de ödemeyeceklerini söylediğini aktaran Nevcanoğlu, şunları kaydetti:
Bizi dünden beri hakkımızı aradığımız için, alacaklarımızı görüşmeye çalıştığımız için tehdit ediyorlar. Dün görüşmeye geldiğimizde defalarca üzerimize yürüyüp hakaret edip tehdit ettiler. Biz bunu açıkça ifade etmek istiyoruz. Bize 'ihbar tazminatı hakkınız ama ödemiyoruz', 'pazar günleri hakkınız ama ödemiyoruz' diyenleri kabul etmiyoruz. Biz burada hakkımızı almaya geldik. Biz oturup kaç gün çalıştığımızı konuşmaya geldiğimizde hakaret duymaya gelmedik, tehdit duymaya gelmedik.
Nevcanoğlu, şirketin kendi avukatlarının da hak edişleri teyit ettiğini ancak bunun ödemeye yansımadığını söyledi:
Hakkımız olanı kendi avukatlarına teyit ettirmemize rağmen, 'hakkımız olsa bile size bu hakkı ödemeyeceğiz' diyorlar. Biz haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz.
soL Haber, işçi sınıfının sesini duyurmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerini güçlendirmek için tüm okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz.
İşçiler: Bize hırsız diye bağırdılar, suçladılar
Direnişteki bir inşaat işçisi, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
Tehdit işitiyoruz, hakaret ediyorlar, saldırıyorlar bize. Bizi koğuşta barındırmıyorlar. Aynı anda çıkışımızı verdiler. Hırsızlıkla suçladılar bizi. Tek tek çantamıza baktırdılar. O kadar toplumun içinde 'bunlar hırsız' diye bağırdılar bize.
İşçi, tek taleplerinin kendi hakları olduğunu vurguladı:
Biz haklarımızı istiyoruz. Geçindirdiğimiz insanlar var, kendi ailemiz var. Biz burada gelip fazla bir şey istemiyoruz. Kendi olan haklarımızı istiyoruz, başka da bir şey istemiyoruz.
TKP MK Üyesi Kural: İki patron zenginleşecek diye işçinin hakkı gasp ediliyor
Eyleme katılan TKP Merkez Komite Üyesi Selahattin Kural da, inşaat işçilerinin günlerdir şantiyelerde direndiğini belirterek şöyle konuştu:
Günlerdir inşaat işçileri şantiyelerde direniş yapıyor. Ne için? İnşaatlarda çalışıp, bu lüks rezidansları inşa ettikten sonra patronlar haklarını ödemiyorlar. Alın teri dökmüşsünüz, emeğinizle girip çalışmışsınız, ama ne için? İki tane patron daha fazla zenginleşecek diye işçilerin haklarını gasp edecek.
Kural, ana firma ile taşeron arasındaki ilişkiye dikkat çekti:
Ana firmayla taşeron şirket tezgah kurmuş, inşaat işçilerini çalıştırıyorlar. İnşaat işçilerinin emeğiyle binalar yükseliyor. Kazanan hem ana firma oluyor hem taşeron oluyor. İnşaat işçisine ne oluyor?
Kural, Antalya'da yaşanan hortumda şantiyede çalışan 4 işçinin öldüğünü hatırlatarak şunları söyledi:
Daha dün Antalya'da hortum çıktı, şantiyede 4 tane işçi kardeşimiz öldü. Niye? Dayanıksız, sağlıksız konteynerlarda işçileri yatırdıkları için. Utansınlar! Ama onlar utanmaz.
'Biz direnmezsek patronlar üstümüze basarlar'
Kural, işçilere örgütlenme çağrısı yaptı:
Biz işçiler olarak, işçilerin mücadelesini büyütmezsek, hakkımızı aramazsak, bunların karşısına dikilip emeğimiz için, canımız için mücadele etmezsek, bu asalak patronlar hem daha çok zenginleşirler, hem de bizim üstümüze daha fazla basarak zenginleşirler. Buna isyan etmek zorundayız. Buna karşı bir araya gelmek zorundayız. İnşaat işçilerine sesleniyoruz: Kol kola girelim, birlikte mücadele edelim. Biz artık sabretmeyelim. Çıkalım, bu patronların karşısına, kol kola, omuz omuza dikilip mücadele edelim. Şua Yapı'da direnen işçi kardeşlerimiz gibi. Bu bizim en meşru hakkımızdır. Biz direnmezsek patronlar üstümüze basarlar.
Patronların Ensesindeyiz Ağı ile işçiler "Şua Yapı'dan da taşerondan da korkmuyoruz, hakkımız olanı alacağız" mesajı verdi. İşçileri çalıştırıp alın terini zorbalıkla gasp edebileceğini sanan patronların yanıldığı vurgulandı.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.