Sayfa yolu
Sayıştay böyle tasfiye edildi: Raporlama 'denetim yapılıyor' algısı oluşturmak için sürüyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 25.09.2024 , 15:17 Güncelleme Tarihi: 25.09.2024 , 16:22
Kamu kaynaklarının kullanımının denetlenmesini sağlamakla görevli Sayıştay raporları yayımlandı.
Birkaç gündür raporlardaki çeşitli bulgular haber yapılıyor. Kamu kurumlarında yapılan usulsüzlükler, yolsuzluklar, kanuna aykırı harcamalar gündeme getiriliyor. Ancak bir sorun var.
Yüzlerce sayfa olan Sayıştay raporları bu yıl hacmen epey zayıf hale gelmiş ve sayısı da azalmış durumda.
Son yıllarda pek çok diğer kurumda olduğu gibi Sayıştay'da da bir tasfiye hali var. Açıklanan harcama raporları hükümeti bir süredir rahatsız ediyordu.
Bu durum saklanmıyor da. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022 yılında Sayıştay’ın 160. kuruluş yıldönümü programı nedeniyle yaptığı konuşmada açıkça sansürü duyurmuştu:
"Sayıştay’ın, icracı kurumlardaki denetimini sadece açık arama veya ceza penceresinden yapmaması gerektiğini düşünüyorum. Doğru olan yaklaşımın, icracı kurumların iş ve işlemlerin hukuka uygunluğunu kolaylaştırıcı, yardım edici, yol gösterici bir anlayışla denetim faaliyetlerinin yürütülmesi olduğuna inanıyorum."
Peki Sayıştay nedir, görevleri ne? Bu hale nasıl getirildi?
Geçtiğimiz Haziran ayında kaybettiğimiz soL yazarı, eski Sayıştay denetçisi ve Devlet Denetleme Kurulu üyesi Kadir Sev'in daha önce işaret ettikleri üzerinden hatırlayalım.
Sayıştay ne işe yarar?
Sayıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Sayıştay tek dış denetim organı olarak belirlenmiş bir kurum. "Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali saydamlığa katkı sağlamak üzere denetim, yargılama ve rehberlik yapmak" amacıyla denetleme görevi olan Sayıştay, yürütme organı denetlensin, kesin hesaplar çıkarılsın diye bu raporları hazırlıyor. Öte yandan yeni sistemle artık bir yürütme erki haline gelen Cumhurbaşkanı'nın denetlenmesi mümkün değil.
Sayıştay'ın hazırladığı raporlar, "Denetim Bulgularımız" ve "Denetim Görüşümüzü Etkilemeyen Bulgular" diye ikiye ayrılıyor.
Sayıştay'ın denetlediği yürütmenin başı Cumhurbaşkanı yani AKP'li Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan'ın Meclis'e karşı bir sorumluluğu bulunmuyor. Ayrıca Bakanlar da Meclis'e karşı sorumlu değil. Dolayısıyla hazırlanan raporlar da, yargıya gitmiyor. Zaten Sayıştay'ın böyle bir görevi yok.
İdareyi aklama işlevi görüyor
Kadir Sev'e göre, Sayıştay, özellikle 2010 yılından bu yana idareyi aklama işlevi görüyor. Denetim yetkisi kısıtlanan kurumun denetçilerinin yazdığı raporlar, çeşitli süzgeçlerden geçirildikten ve sakıncalı olabilecek bulgulardan ayıklandıktan sonra Meclis'e gönderiliyor.
Sev, Sayıştay yasasındaki “Kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin yasalara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar” kuralını hatırlatıyor. Yasada açıkça kamu zararından söz edildiğini belirten Sev, Sayıştay’a karşı sorumluların tanımının değiştirildiğini ve yargılama işlevinin fiilen kaldırıldığını ekliyor. Sev'e göre, kamu zararına yol açıldığı kanısına varılmışsa savcılıklara bildirilmekten başka yapılacak bir şey yok.
2010 yılında yapılan değişikliklerle "Sayıştay, idarenin takdir yetkisine karışamaz, yapılan iş yasalara uygunsa rapor konusu yapılamaz" diye bir kural getirildiğini de hatırlatan Sev, bu durumun yasaya uygun olduğu için pek çok iş ve işlemin de sorgulanamayacağı sonucunu doğurduğunu söylüyor. AKP döneminde Sayıştay yasasının iyice elden geçirildiğini söyleyen Sev'e göre, raporlar Sayıştay denetim yapılıyor algısı oluşturmak için var.
Buna göre raporlarda idare aklanıyor. Sayıştay, "Ben mali tablolarını inceledim, denetim bulgularım şunlar" deyip, önemsiz birkaç konuyu, denetim bulgusu olarak belirtiyor ve "Bulguların dışındaki konularda idarenin düzenlediği mali tablolar doğru, düzenli ve gerçeği yansıtıyor" gibi bir sonuca varıyor.
Raporlarla bir yandan aslında kamuoyunun enerjisi boşaltılıyor.
Sayıştay AKP yanında saf tuttu
Kadir Sev 2019 yılındaki yazısında Sayıştay'la ilgili önemli 3 noktaya değinmişti. "Sayıştay AKP yanında saf tutmuştur" başlıklı yazıda dikkat çekilen noktalar şöyleydi:
"Üç önemli evrensel saptamayla başlayalım:
1- Sayıştaylar, kapitalist düzene ait kurumlardır. Devletin örgütsel yapısının, düzenin gerektirdiği yetkinlik ve anlayışla yönetilip yönetilmediğini denetlemek, iyileştirilmesi için öneriler geliştirmekle görevlidirler.
2- Siyasal iktidarlar, düzenin sorunsuz işlemesinden sorumludur. Kendilerinden, kamu kurum ve kuruluşları ile kaynaklarını etkin, tutumlu ve verimli bir anlayışla yönetmeleri beklenir.
3- Düzenin bekasıyla, siyasal iktidarların bekası farklı şeylerdir. Sayıştaylar, siyasal iktidarların değil, düzenin bekçileridir. Bunun içindir ki raporları parlamentolarda, muhalefetin ağırlıkta olduğu kurullarda görüşülür ve karara bağlanır.
Türk Sayıştay’ı bu üç evrensel ilkeyi reddettiğini ilan etmiş, varlık nedeniyle çelişmiştir."
Raporlara sansür: Yetkililer yasaya aykırı şekilde müdahale edebiliyor
2022 yılına gelindiğindeyse Sayıştay Başkanlığı’na seçilen Metin Yener'in imzasıyla denetçilere gönderilen genelge sonrası sansür tartışmaları gündeme gelmişti.
Yener'in Meclis'e sunulan raporlar üzerindeki sansürü sıkılaştırmak amacıyla kurum içi bir genelge çıkardığı öğrenilmiş, genelgede rapora alınması planlanan bulguların, Sayıştay Başkanı'nın da katıldığı kamu idaresi üst yetkilileriyle yapılacak toplantılarda değerlendirilmesi öngörülmüştü.
Eski Sayıştay denetçisi Kadir Sev, Sayıştay Yasası'nda böyle toplantılar öngörülmediğini hatırlatmış ve "Genelgeyle, denetim sürecine bir ara basamak eklenmiş. Tamamen yasaya aykırı" demişti.
Öngörülen yöntemin Meclis'e sunulan Sayıştay raporlarının söz konusu yetkililer eliyle biçimlendirilmesine yol açacağına dikkat çekmişti.
Dolayısıyla aslında o dönemden beri Sayıştay Başkanı'nın da yasaya aykırı olarak yetkisi artmış oldu.
Sev, atılan adımları şöyle değerlendirmişti:
"(Metin Yener) Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü iken Sayıştay Başkanlığına seçildi. Kurum dışından, birlikte çalıştığı kadroları yeterince tanımıyor. Belki de Sayıştay raporlarının basında AKP’yi olanca eleştirel biçimde yer almasında önceki dönemde oluşturulmuş kadroların payı olduğunu düşünüyor, onları sorumlu tutuyor ve gecikmeden önlem almaya çalışıyor."
Raporların nihai haline geldiği noktada hükümeti gerçekten zorlayacak bazı şeylerin ayıklandığı kesin olarak anlaşılıyor. Bir yandansa tespit edilen usulsüzlüklerin üzerine gitmenin imkansız olduğu bir tablo yaratılıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
