Sayfa yolu
Sayıştay raporlarında sansür: 'Tamamen yasaya aykırı'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.03.2022 , 18:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sayıştay Başkanlığı’na seçilen Metin Yener'in imzasıyla denetçilere gönderilen genelge sonrası sansür tartışmaları gündeme gelmişti.
Yener'in Meclise sunulan raporlar üzerindeki sansürü sıkılaştırmak amacıyla kurum içi bir genelge çıkardığı öğrenilirken, genelgede rapora alınması planlanan bulguların, Sayıştay Başkanı'nın da katıldığı kamu idaresi üst yetkilileriyle yapılacak toplantılarda değerlendirilmesi öngörülüyor.
Eski Sayıştay denetçisi ve Devlet Denetleme Kurulu üyesi Kadir Sev'e söz konusu "sansür" tartışmasını sorduk.
'Sayıştay Yasası'nda böyle toplantılar öngörülmüyor'
Sev, "Böyle toplantılara neden gerek duyuluyor olabilir? Meclis'e sunulan Sayıştay raporları, denetlenen kamu idaresinin görüşü ve savunması alınmadan mı hazırlanıyor? Sayıştay Başkanı, yasal ve teknik konuların değerlendirildiği böyle toplantılara neden katılmak ister?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
"Öncelikle şunu belirteyim: Sayıştay Yasası'nda böyle toplantılar öngörülmüyor. Genelgeyle, denetim sürecine bir ara basamak eklenmiş. Tamamen yasaya aykırı.
Mantığa da aykırı!... Sayıştay Başkanı, Kurumu temsil ediyor, tepe yetkilisi. Kamu idarelerinin üst yöneticileriyle yasaya aykırılık ya da teknik ayrıntıların değerlendirildiği masada ne işi olabilir? Neden konuşmak ister ve raporda yer verilecek bulguları seçerken ne gibi süzgeçlerden geçirmiştir?
'Karşılaştırabilme olanağını kaldırmış oldular'
İdarelerin üst yetkililerini somutlaştıralım: Bakanlar, Genel Müdürler, Başkanlar… Öngörülen yöntem, Meclis'e sunulan Sayıştay raporlarının söz konusu yetkililer eliyle biçimlendirilmesine yol açacaktır.
Şu da önemli; Basın çalışanları, taslak raporlara ulaşıyor, Meclise sunulanlarla karşılaştırıyordu. Okuyanlar da sansürün az da olsa bir bölümünü görebiliyordu. Değerlendirme toplantılarının, taslak raporlar yazılmadan önce yapılacağı anlaşılıyor. Böylelikle karşılaştırabilme olanağını da kaldırmış oldular.
Taslak rapor yazılırken denetlenen kamu idaresinin yazılı görüşü, savunması, değerlendirmesi elbette alınır. Ayrıca denetim sürecinde görevli ekip, idarelerin üst yöneticileri ve sorumlularla mutabakat sağlamak amacıyla yüz yüze toplantılar, görüşmeler yapılır. Yönetici ve sorumlular, raporu alınca sürprizle karşılaşmaları gibi bir durum söz konusu değildir.
'Sayıştay Başkanı yasaya aykırı olarak yetkisini artırmaya çalışıyor'
Sayıştay raporları, Meclis'e sunulabilir duruma gelinceye değin zorlu bir süreçten geçer. Rapor Değerlendirme Komisyonu ile Rapor Değerlendirme Kurulu’nun elemesinden geçen denetim bulguları Meclise sunulur. Son karar yetkilisi olan Rapor Değerlendirme Kurulu 11 üyeden oluşur. Kurulda iki Daire Başkanı; her daireden birer üye ile Sayıştay Başkan yardımcılarından biri vardır. Sayıştay Başkanı bu kurulun da başkanıdır. Katılmadığı durumlarda Başkan Yardımcılarından biri vekalet eder.
Sayıştay Başkanı, aynı zamanda denetim ekiplerinin oluşumunda da tek yetkilidir. Hangi denetçinin hangi kurumları denetleyeceğine karar verir, atamasını yapar. Bu gücünü de dikkate almayı unutmayalım.
Görüldüğü üzere Sayıştay Başkanı'nın, Sayıştay raporları üzerinde tartışılmaz bir yetki ve gücü vardır. Böyle olmasına karşın, yasaya aykırı olarak denetim sürecine bir basamak daha ekleyip yetkisini artırmaya çalışmasının başka nedenleri olmalı.
'Sayıştay raporları için önlem almaya çalışıyor'
Ne denli gerçekçi bilemem ama aklıma şunlar geliyor: Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü iken Sayıştay Başkanlığına seçildi. Kurum dışından, birlikte çalıştığı kadroları yeterince tanımıyor. Belki de Sayıştay raporlarının basında AKP’yi olanca eleştirel biçimde yer almasında önceki dönemde oluşturulmuş kadroların payı olduğunu düşünüyor, onları sorumlu tutuyor ve gecikmeden önlem almaya çalışıyor."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
