Sayfa yolu
Operasyonlar sürerken iktidarın gözünü diktiği kent: CHP çemberi İzmir'den daralıyor
Yayın Tarihi: 18.06.2026 , 16:22
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
CHP'de, bu haberde, tek seferde sayıp dökemeyeceğimiz kadar çok kriz başlığı var.
Partiye "mutlak butlan" kararı çıkarılmadan önce de bu böyleydi.
Hizipler, çürük yöneticiler, parti içi istifalar, başkanlık savaşları...
Tablonun sebebinin operasyonlarla açıklanamayacak kadar sorunlu olduğunu daha önce soL'da yazmıştık.
Ancak bir süredir CHP'nin kendisinin bile görmek istemediği, kaçtığı bir başlık, bir kent var: İzmir.
İzmir ve çevresindeki ilişkiler ağı CHP açısından önümüzdeki günlerde, pek çok başlıkta bam teli olacak gibi görünüyor.
Sondan başlayalım.
İzmir'de adliyenin üst yapısı önemli ölçüde değişti
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesi.
Kararname ile görev yeri değişen hakim ve savcılar çok konuşuldu. Genellikle kamuoyunun gözü önündeki siyasi davalar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görevine Akın Gürlek'e yakın bir ismin getirilmesi gündemdeydi.
Aslında atamaların Ankara kadar önemli olduğu bir başka yer İzmir'di.
2 Ekim 2024 tarihinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan koltuğunu korusa da, adliyenin üst yönetiminde önemli değişiklikler oldu.
Kent genelinde gerçekleştirilen atamalarla çok sayıda mahkemenin üye yapısı değişirken, savcılık bürolarında da yeni görevlendirmeler yapıldı. İzmir'de 30 ilçenin 28’inde yargı kadroları yeniden şekillendi. Savcı ve başsavcıvekili kadrolarında önemli değişiklikler yaşandı. 8 başsavcı vekili başka görevlere atandı. 77 yeni savcı görevlendirildi.
Değişikliklerin önümüzdeki günlerde adliyelerdeki görev dağılımlarına ve uzmanlık bürolarına da yansıması, mutlak butlan kararıyla ilk darbe vurulan CHP'de önemli isimlere yargı yolunu açacak adımların atılması bekleniyor.
Bu notu düştükten sonra, kriz başlıklarını açmaya başlayabiliriz.
Cemaat taktiği devrede: Belediye operasyonları nasıl yürütülüyor?
İzmir'de eski Büyükşehir Belediye Başkanı'nın da arasında olduğu, çok sayıda ismin yargılanmasına neden olan dosyalara sonra geleceğiz.
İzBB dosyalarını hariç tutarsak, İzmir'de doğrudan ilçe belediyeleri üzerinden giden operasyonlar iktidarın beklettiği, "son vuruş" yaparken kullanmak üzere kenarda tuttuğu dosyalardı.
Aylarca CHP'li ilçe belediyelerine dokunulmadı.
İlk adım Seferihisar'la atıldı. Belediyeye ilk dalga operasyon butlan kararından birkaç gün önce Mayıs ayında yapıldı. "İmar" üzerinden yolsuzluk yapıldığı ve "rüşvet" alındığı iddia ediliyordu.
Bir müteahhidin, yeni bir inşaat projesinde "kat artırımı" yapılması vaadiyle kendisinden rüşvet istendiğini fakat işlemin gerçekleşmediğini belirterek Emniyet'e şikayette bulunması üzerine soruşturma başlatılmıştı.
Ardından butlan kararı sonrası ilk belediye operasyonu olan Güzelbahçe'ye sıra geldi. Belediye Başkanı tutuklandı. Yürütülen "rüşvet ve usulsüzlük" soruşturmasında yine şikayetler üzerine düğmeye basıldı. İlçedeki "imara aykırı yapılaşmalar, usulsüz ruhsatlar ve iskan işlemleri"yle ilgili CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) yapılan resmi şikayetler, mağdur beyanları dosyanın ana delili kabul edildi.
Eski alışkanlıklarından vazgeçmeyen iktidar, Cemaat taktiği kullanarak ihbar mekanizmasını işletmiş gibi görünüyor.
Çünkü Buca Belediyesi'nde de durum aynı.
Savcılık makamı, belediyedeki "rüşvet, haksız kazanç, usulsüz imar ve ruhsat işlemleri" ile "bankamatik personel" iddialarını içeren ihbar mektuplarını ve resmi şikayetleri değerlendirmeye alarak soruşturma dosyası oluşturdu.
Tüm bu tabloda basının dikkatini çeken konu Veli Ağbaba'ya dolayısıyla Özgür Özel'e ve CHP'nin üst yönetimine uzanan bağlantılar oldu. Burasını açacağız.
Öte yandan gözden kaçan bir başka şey var; o da "imar rantı".
CHP'nin yaşadığı krizleri ve siyasi operasyonları aktaran soL, perde arkasında üstü örtülenleri de ifşa etmeye devam ediyor. Siz de "Halka yalan söylemek suçtur" diyen soL'a güç verin, abone olun!
'Siyasi operasyon' mu, 'imar rantı' mı?
Özel ve ekibinin "operasyonlar siyasi" vurgusu doğru olmakla birlikte eksik. Bu eksikliğin sebebi kimsenin bilmediği olgulara değil, kaçmaya çalıştığı gerçeklere dayanıyor.
Altını çizmeye çalıştığımız sorun "imar rantı" yüksekliği.
CHP'nin kalesi olarak görülen İzmir'de belediyelerin bir bölümünde imar rantının çok yüksek olduğu biliniyor. Özellikle son yıllarda belediyenin imar işlerinde gözü kapalı, kamu yararından uzaklaşılarak atılan adımlar AKP tarzının önünü açtı. İktidar da hukukun çiğnenmesine göz yumdu. Şimdi ise yaptığı operasyonlarla "Neden hukuku çiğnediniz?" demiş oluyor.
İzmir'de imar rantı yüksek belediyelerle operasyon başlatılan belediyeler çakışıyor.
Seferihisar ve Güzelbahçe, kentin güneybatı kesiminde yer alan, "Yarımada" adı verilen bölgede bulunan komşu ilçeler. Denize kıyısı bulunan bu yerlere bir diğer komşu Urla'yı da eklersek söz konusu alanda arazi değerleri özellikle son 3-4 yılda çok hızlı katlandı. İstanbul'un belli ilçelerinin ve Bodrum gibi turistik yerlerin arkasında sıralandı.
Tarım alanları, zeytinlikler, sayıca fazla belediye arazileri ve sit alanları hesaba katıldığında bu ilçelerde "tüketilmemiş" yer çok fazla.
Bir diğer operasyon ilçesi Buca'da da benzer bir durum var. Bölgede Kaynaklar gibi kırsal, yapılaşmanın henüz yoğun olmadığı mahalleler mevcut. "Buca Güney Planlama Bölgesi" mecliste onaylanarak askıya çıkarıldı. Üniversite bölgesi Tınaztepe ile ilçenin orta yerinde bulunan ve yıkılan Buca Cezaevi'nin kapladığı tartışmalı rant alanları da var.
Dolayısıyla bu avuç ovuşturan imarı yüksek yerler de iktidarın gözünü diktiği alanlar arasında.
soL'un edindiği bilgilere göre, soruşturmaların devam etmesi muhtemel. Ve sıradaki İzmirli belediyelerde de benzer bir rant durumu söz konusu.
Veli Ağbaba'nın etrafı İzmir üzerinden kuşatıldı
Özgür Özel’in dostu olmak, arkadaşı olmak, yoldaşı olmak bir bedel gerektiriyordu. Ben o bedeli ödeyeceğim. O bedel ne olursa olsun ödemeye hazırım.
Bu sözler butlan kararından birkaç gün sonra söylendi, sahibi Veli Ağbaba.
Bir bedelden bahsediyor çünkü iktidar CHP Genel Merkezi'ne giden yolları Özel'in etrafındaki isimleri kuşatarak döşemişti. Ağbaba da bu isimlerden biri.
Veli Ağbaba, CHP içerisinde uzun yıllar yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı yapmış, parti örgütleri üzerinde ciddi ağırlığı olan ve özellikle belediye başkan adaylarının belirlenme süreçlerinde, geçmiş dönemlerde de dahil olmak üzere, adı sıkça ön plana çıkan bir figür.
Mal varlığı ve "yolsuzluğa karıştığı" iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada kendisinin özellikle hedef alındığını söylemişti. "Kendimi vururum" diyecek kadar ileri gitmişti. Butlan kararından hemen önce, yandaş medyanın ikili arasındaki yazışmaları servis etmesinin ardından şoförü tutuklandı.
Yazışmalar, poşet ya da çanta içerisindeki paralarla ilgiliydi. Ağbaba, "Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu dönemde seçim kampanyası için yaptığı çeşitli ödemeler" olduğunu söyledi.
Butlan kararı çıkmadan bir gün önce, 20 Mayıs'ta İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji A.Ş.'ye yönelik "ihaleye fesat karıştırma" operasyonu düzenlendi. Tutuklanan isimlerden biri olan Egeşehir A.Ş. Genel Müdürü Süleyman Ekinci'nin CHP'li Veli Ağbaba'nın ortağı olduğu iddia edildi. Ağbaba iddiaları yalanladı, "Ortağım değil, yakın dostum. Çok kaliteli biri. İzmir'de çözümsüz kooperatifleri çözen adamdır. Her şeyine kefil olurum" dedi.
Ardından da Tunç Soyer'in haksız yere tutuklandığını ekledi.
Dün ise Seferihisar Belediyesi'ne operasyonda Ağbaba'nın danışmanı Özlem Akyıldız gözaltına alındı. Akyıldız'ın Ağbaba'ya 500 bin lira gönderdiğine ilişkin bir havale işlemi dökümanı ortaya çıktı. Veli Ağbaba bu kez yalanlamadı, "Seçimle ilgili bir harcama olmuş olabilir" dedi.
Tutuklu Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın eşi Nermin Günay'dan da Ağbaba’ya 500 bin lira gönderildiği iddia edildi.
Tugay-Soyer gerginliğinin arkasında yatanlar: İzBB Başkanı istifa edecek mi?
İzBB operasyonuna İzmir'deki operasyonların en başına dönelim.
Bu operasyonlar diğerlerinden çok farklı. Çünkü CHP içindeki gerilimin ürünü.
"Değişimci" ve işçi düşmanı Cemil Tugay göreve gelir gelmez selefi Tunç Soyer'le ilgili iç denetim raporlarını savcılığa iletti. Bunu duyuran da Murat Kurum oldu. Bakanların itirafıyla Soyer'in Tugay tarafından yargı önüne atıldığını öğrendik. Ardından Soyer ve etrafındaki bazı isimler tutuklandı.
Özgür Özel ve ekibi Tunç Soyer için çok cılız sesler çıkardı. Tugay hakkındaki iddialarla ilgili konuşan Özel, "İnceliyoruz" demekle yetindi. Ancak bu inceleme yapıldı mı, sonucu ne oldu hiçbir zaman paylaşılmadı.
CHP üst yönetimi, siyasi operasyonlarla uğraşırken İzmir'deki krizi çözmek yerine bastırma yoluna gitti. Açıklamalar ve iddialar CHP İl Örgütü'nde ve belediyeler arasında krize sebep oldu. Sorun çözülemedi, giderek büyüdü.
Bu sırada Tugay bakanlarla fotoğraflar verdi, "Gerekirse kapılarında yatarım" dedi. İzBB'nin epey yüklü SGK borçları için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüştü, yapılandırma istedi.
Tablo bu hale gelince Özgür Özel devreye girdi, Cemil Tugay'la görüşüp "buzları" eritti.
Tugay'ın koltuğunu korumak için yaptığı tüm bu "çabalarının" ne kadar işe yaradığı, iktidarı ne kadar ikna edebildiği bugün tartışmalı.
Öte yandan bu gerilim hali yargının da devreye girmesiyle daha görünür hale geldi. Tunç Soyer, hakkındaki suçlamaların bir bölümünden aklandı. Tugay'ın ilk iş gidip denetlemeye giriştiği İZBETON'un eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’ya önceki gün "anket" davasından tahliye kararı çıktı.
Böylelikle "Tugay'ın koltuğu da sallanıyor" kulisleri İzmir'i sardı. Soruşturmaların Tugay'a uzanabileceği iddiaları "istifa edecek" söylentilerini getirdi.
Cemil Tugay istifa etmeye mesafeli olduğunu söylese de, CHP İzmir İl Başkanlığı'nda yaşanan hareketlilik ve İl Başkanı Çağatay Güç'ün görevden alınmasının ardından bugün olağanüstü şekilde İZBB meclis grubunu topladı. Toplantı sonrası Tugay kameraların karşısına geçmedi. İzBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Candaş Yeter "Çağatay Güç'ün arkasındayız" dedi.
Tugay'ın istifa edip etmeyeceği henüz belirsiz ancak Tugay'ın istifasından bağımsız bundan sonra CHP'nin İzmir'de atacağı her adımın partideki krizi tetikleyebileceği açık.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.