Sayfa yolu
O sırada patronlar: Aslışah Alkoçlar asgari ücretlinin 60 aylık maaşını kolunda gezdiriyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.10.2026 , 11:54 Güncelleme Tarihi: 19.10.2026 , 11:53
Enflasyon 5 yıldır yüzde 30'un altına düşmüyor. Bir ara yüzde 85'i gördü. Üstelik bu resmi veri. Hissedilen enflasyon rakamların da ötesinde.
Enflasyon emekçileri daha da yoksullaştırırken, servet sahiplerini daha da zenginleştiriyor.
Asgari ücretin, emekli taban aylığının açlık sınırının altında kalmaya devam ettiği her ay, enflasyon yoksulun cebindekini zenginin kasasına transfer ediyor.
Önce halkın haline bakalım.
İlk örnek Osmaniye'den. Semt pazarında birkaç çeşit ürün satarak geçimini sağlamaya çalışan 85 yaşındaki kadın yaşadığı koşulları şöyle anlatıyor:
“Benim yaşadığım yer inek samanlığı. Çalışmak zorundayım, çalışmadığım gün açım. Daha geçenlerde ameliyat oldum, kalbimdeki pili değiştirdiler. İltihap kanıma karıştı, hastanede yattım, doktorlar kanımı temizledi. Pazara da çıkıyorum, çarşıya da gidiyorum. Benim yaşadığım yeri görsen senin yüreğin parça parça olur. Eski, başkasının verdiği bir sobam var. Bir sene yakıyorum, diğer sene yakamıyorum, soba çürüyor. İnsanlar eskittikleri eşyaları bana veriyor.”
Diğer örnek Antalya'dan. Bir parkta AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınan 66 yaşındaki R.K. tutuklandı. Ama bu ilk değildi. R.K aynı suçlamayla daha önce de 4 kez gözaltına alınmıştı. Gerçek, ifadesi ortaya çıkınca anlaşıldı:
“Kalacak yerim yok, çöplüklerde yatıyorum. Onun için bu yola başvurdum.”
Emeklinin o çanta için yemeden içmeden 6 yıl para biriktirmesi lazım
Peki bu sırada patronlar ne yapıyor?
Buradan bir örnek yeterli. Haberin merkezindeki isim sosyetenin popüler simalarından Aslışah Alkoçlar. Babası otel zincirleri sahibi Ender Alkoçlar, eşi restoran zincirleri sahibi Kaan Demirağ. Alkoçlar bu defa "retro tarzıyla" magazin sayfalarına manşet oldu.
Habere konu olan fotoğrafa bakanlar, başlıktaki "retroyu" bulmakta epey zorlandı. Karedeki en nostaljik unsur Alkoçlar'ın önünde durduğu klasik Cadillac'tı. Altındaki kot kapri 15 yıl öncesinin modasıydı. Tom Ford tarzı gözlükler zaten hiçbir zaman eskimemişti.
Eşzamanlı olarak yayımlanan, birbirinin kopyası haberlerin asıl niyeti son satırı okuyunca anlaşıldı. Alkoçlar'ın elindeki herhangi bir çanta değil, Hermès Birkin 35'di.
Bu çantalar genellikle timsah, yılan gibi egzotik hayvanların derilerinden yapılıyor. Bilerek az sayıda üretiliyor ki fiyatı yüksek olsun.
Örneğin Alkoçlar'ın elinde tuttuğu çanta belki 30 belki de 40 yaşında ama güncel değeri yaklaşık 1 milyon 700 bin lira.
Bir asgari ücretlinin bu çantayı alabilmesi için 5 yıl boyunca yemeden içmeden çalışması gerekiyor. Benzer şekilde en düşük emekli aylığını alan bir emeklinin de bu çanta için 6 yıl para biriktirmesi lazım.
Aynı haberlerde Aslışah Alkoçlar'ın buna benzer birçok lüks çanta ve ayakkabıdan oluşan geniş bir koleksiyonunun olduğu da sık sık vurgulanıyor, vurgulanmasa da zaten sosyal medya hesaplarında Alkoçlar bunu sergilemekten kaçınmıyor.
Bir çantadan fazlası, eşitsizliğin en somut hali
Bir malın değeri iki ayrı kıstasla ölçülebilir.
Kullanım değeri, bir şeyin size ne sağladığıdır. Bir çanta kolunuzda taşınır, bir ev içinde oturulur, bir ekmek karnınızı doyurur.
Değişim değeri ise o şeyin piyasada başka bir şeyle, yani para ile ne kadar değiştirilebileceğidir. Bir ev iyi bir kullanım değerine sahip olabilir ama ihtiyacınız olmadan satamıyorsanız değişim değeri düşük kalır. Hermès çantası kullanmak için alınırsa kullanım değeri zaten çanta olmanın ötesine geçmez. Ama lüks bir markanın etiketini taşıdığı ve az sayıda bulunduğu için değişim değeri de yüksek görünebilir.
Patronlar bu nedenle bazen bir şeyi kullanmak için değil, sonra daha pahalıya satabilmek için alır. Piyasa ekonomisinde asıl sorun, değişim değerinin kullanım değerinden önce gelmesidir.
Tıpkı 2 asgari ücrete mal edilen Hermès Birkin çantanın 60 asgari ücrete satılması ve bu farkın her geçen gün açılması gibi.
Bu yüzden Hermès markası tarihin her döneminde yoksulların öfkesini üzerine çekmeyi başardı.
Şu an Avrupa'nın birçok ülkesinde halklar yoksulluğa, yolsuzluklara ve kamu haklarının ellerinden alınmasına karşı sokaklarda.
Eylemlerin bir adresi de Fransa. Polisin ülkede korumak için harekete geçtiği ilk yerlerden biri lüks markalarıyla meşhur Champs-Élysées caddesi oldu. Ama başarılı olunamadı. Alım gücü her gün eriyen, ödediği yüklü vergiye karşın kamudan doğru düzgün hizmet göremeyen, sesini çıkardığı anda güvenlik güçleri tarafından sakat bırakılan emekçiler, öğrenciler, emekliler lüks mağazaları hedef aldı. Hermès, Louis Vuitton ve Rolex şubeleri yerle bir edildi.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.