Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mekke, Katar, Yemen, NATO: Türkiye nereye sürükleniyor?

Dün Meclis’e sunulan Mekke Anlaşması kısa süre sonra Genel Kurul’da tüm vekilleri ciddi bir “ahlak” testine tabii tutacak. Öte yandan bugün de Mekke’nin tamamlayıcısı olarak bir Katar anlaşması imzalayacak. Tüm bu anlaşmaların gelip bağlandığı yer ise ABD’nin, NATO’nun çıkarları. Türkiye, yapılan bu anlaşmalarla ve NATO eliyle, tehlikeli bir dönemeçte haksız bir savaşın parçası kılınmak isteniyor. Bu akşam Ankara’da yapılacak eylem bu sürece itirazın ilk adımlarından biri olacak.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.10.2026 , 12:00 Güncelleme Tarihi: 21.10.2026 , 12:04

Teşekkürler Başkan Erdoğan!
'Başkan Trump, dünyanın yüzyıllardır beklediği lider. O sadece güçten bahsetmiyor, gücün bizzat kendisi.’

Bu paylaşımı sosyal medya üzerinden yapmış, sonra da silmişti Trump.

Bundan bir hafta önce ise “Türkiye’den Yemen’e yönelik operasyona katılmasını isteyecek misiniz?” sorusuna, bu kez sosyal medyadaki mesajı gibi “silinmeyecek” bir yanıt verdi:

Bildiğiniz gibi kendisi benim çok iyi bir dostum ve bunu yapabilirim. Türkiye Cumhurbaşkanı'na büyük saygı duyuyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisinden ne istersem yapacağını düşünüyorum.

Bu girişin nedeni, Yemen’e yönelik Suudi saldırganlığına açık destek veren ABD ve İsrail gibi, ülkemizin de bu haksız saldırının, savaşın parçası kılınmak istenmesi.

Mekke Anlaşması tam da bunun için yapılmış, 7 Ağustos 2026’da bizzat Erdoğan tarafından imzalanmıştı.

O anlaşmadan sonra Dışişleri Hakan Fidan’ın “Bu vesileyle ittifakın ülkemizin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını ve bunların da yerini almadığını belirtmek isterim. Bunların tamamlayıcısıdır” sözleri her şeyi çok iyi özetliyordu.

Bu nedenle büyük bir rahatlıkla anlaşma kapsamımda adımlar atması için Genelkurmay Başkanı dahil birçok savunma yetkilisi Riyad’a giderek Suudi yetkililerle görüştü.

Suudi Arabistan’a Yemen tarafından saldırılıyordu ve Türkiye Mekke Anlaşması kapsamında sorumluluklarını yerine getiriyordu, söylenen buydu.

Ancak ortada bir sorun vardı.

AKP iktidarı ve Meclis muhalefeti içini iyice boşaltsa da, parti geçişleri artık takip edilemez hale gelse de ülkeyi bir savaşa sokacak uluslarası bir anlaşma yine de Meclis’ten geçmeliydi.

AKP uzun süre bu konuyu gündeme almadı, Meclis’i o kadar unutmuşlardı ki TKP dışında hiçbir parti, bu açık hukuksuzluğa işaret dahi etmedi:

Meclis’e getirme zahmetinde dahi bulunmadığınız Mekke Anlaşması vesilesiyle, TBMM'den bir karar çıkarmadan Yemen’e karşı saldırıların parçası olamazsınız. Eğer cesaretiniz varsa anlaşma ve savaş kararını Meclis’e getirin ve halkımızın gözünün içine bakarak 'evet' oyu kullanın da görelim.
Ülkemizi Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insanlık dışı, işgalci ve baştan aşağı hukuksuz saldırılarının parçası yapamayacaksınız.

Sonrasında tepkiler arttı ve nihayet dün itibariyle tam 2,5 ay önce imzalan anlaşma Meclis gündemine geldi.

Anlaşmanın içeriği ne diyor?

Söz konusu anlaşma, daha önce de gündeme geldiği üzere NATO’nun 5. maddesine benzer şekilde Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin birbirine askeri destek vermesini, taraflardan birine yapılan saldırının diğerine de yapılmış saymasını içeriyor:

Taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, 'Taraflar' bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.

Bu maddede de görüleceği üzere büyük bir muğlaklıkla “gerekli tüm yöntemler” deniliyor.

Asker gönderme, birlikte savaşa girme, çatışma…

Hepsi kapsam içine alınabilir bu muğlaklıkla.

Üstelik bir de söz konusu anlaşma 10 yıllık bir bağlayıcılık notu içeriyor.

Yani ülkemiz 10 yıl boyunca başta Suudi Arabistan başta olmak üzere bu iki ülkenin tehlikeli maceralarının parçası kılınacak.

Halihazırda Pakistan’ın Afganistan ile süren çatışmaları bir yana Suudi Arabistan uzun süredir bir savaşın içinde.

Şimdi ülkemiz bu muğlak madde de arkaya alınarak Yemen savaşının parçası yapılmak isteniyor.

Yemen’de neler oluyor?

Önce tarafları yerli yerine oturtalım, bunun için de ABD ve İsrail’in hangi safta yer aldığına bakalım.

ABD ve İsrail uzun süredir Yemen’de kendi işbirlikçilerini iktidara taşımak istiyor, bunun için de Ensarullah’ın sürüklediği direnişi yok etmek istiyor.

Bu kalenin düşmesi için de Suudi Arabistan uzun süredir büyük bir barbarlıkla Yemen halkına bomba yağdırıyor.

Ancak Suudi saldırganlığı ne kadar barbarca olursa olsun, Yemen halkı direniyor, direnmekle de yetinmeyip paranın gücüne güvenen Suudi krallığına çok ağır darbeler indiriyor.

Son dönemde Ensarullah, Suudi topraklarına, Riyad’a ve petrol tesislerine ağır darbeler vurdu.

Bu darbelerle sarsılan Suudiler, kendi kuklası olan Yemen’deki sahte yönetimle sonuç alamayınca, direksiyonu tamamen Mekke Anlaşması'na kırmış durumda.

Trump tam da bu nedenle Türkiye’nin de bu operasyonun parçası olmasını istiyor.

Sonuç olarak Ensarullah’ın ve Yemen halkının karşısında ABD, İsrail ve Suudiler var ve Türkiye bu haksız saldırların parçası kılınmak isteniyor.

y

Yandaşlar yalanla ikna etmeye çalışıyor

CENTCOM’un Riyad’da oluşturduğu operasyon merkezinde Suudi ordusunun İsrail askeri istihbaratıyla sürekli temas halinde olduğu haberleri geçtiğimiz günlerde gündeme gelirken, yandaşlar Filistin direnişinin dostu Ensarullah’ı vurma operasyonuna ülkemizi de sürüklemek için yine İsrail yalanlarına başvuruyor.

İddialarına göre bu anlaşma İsrail’in oyununu bozuyor.

Filistin direnişi boyunca Yemen’den İsrail’e atılan füzeleri de “İsrail oyunu” ilan etme noktasına gelen bu tuhaf çıkışı destekleyen çok fazla yazı yer alıyor yandaş basında.

Türkiye'nin çıkarlarını korumak üzere harekete geçtiği coğrafyalarda, her seferinde rakibimiz olan devletlerin işine yarayacak bir söylem tutturanlar yine aynı ezgiyi mırıldanıyor.
Bugünlerdeki nakaratlarının öznesi Mekke İttifakı.
Slogan atmak dışında söyleyecek bir şeyleri yok; itirazlarının altını dolduramadıkları için de 'içeriğini bilmediğimiz anlaşmalar' sakızını çiğniyorlar.
Duyan da ortada bir sır var sanır. Oysa konuyu ciddiye alanlar, dün Meclis'e sunulan metnin içeriğini günlerdir tartışıyor. Okusalar öğrenirlerdi, sorsalar bilgi alırlardı.
Sadece açık muhalefet cephesi değil...
Seçimler öncesi Netanyahu haritalar yayınlayıp seçmenine, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesine karşı nasıl cevap verdiğini anlatıyor; Riyad'ı Ankara'ya kaptırmak üzere olduğunu gösteriyor.

Bu yazı onlardan sadece biri ve belki de en önemsizlerinden ama Sabah’ta yayımlanan bu yazıya benzer nakaratlar AKP’nin yüzde 99’unu kontrol ettiği medyanın tüm kanallarında tekrarlanıp duruyor.

Kimse ülkemiz üzerinden İsrail’e taşınan akaryakıtı, süren deniz ticaretini konuşmasın isteyen yandaşlar, İsrail’in oyununu, İsrail’e direnişle yanıt veren Yemen halkının mağlubiyetiyle sağlayacağı yalanına sarılmış durumda.

Katar parantezi

Ülkeyi Yeni Osmanlıcı bir maceranın tam ortasına sürükleyen AKP, bugün de bölgede ABD müttefiki diğer ülkelerle bir savunma işbirliği anlaşması yapacak.

Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya, "silah sanayiinde işbirliğini çok taraflı bir yapıya dönüştürecek" mutabakat zaptını Katar’ın başkenti Doha’da imzalayacak. Silahlanmanın hız kesmediği bir dönemde atılan adım, dört ülkenin silah üretimini ve ticaretini ortak bir ağa bağlayacak.

Bu sayede silah patronları yeni savaş alanlarına taşınarak daha fazla kazanmanın yolunu bulacak, ülkemiz de bu süreçte AKP'nin tehlikeli Yeni Osmanlıcı maceralarının daha fazla parçası haline gelecek.

Ankara’da bu savaş planına karşı eylem çağrısı

Dün Meclis gündemine gelen ve ülkemizi Yemen halkının karşısında, Suudi krallığının barbarlığının yanında savaşa sokmak isteyen anlaşmaya ilişkin en sert tepki Türkiye Komünist Partisi’nden geldi.

TKP, ülkeyi her an savaşa sürükleyebilecek Mekke Anlaşması’na karşı Ankara halkını sokağa çağırdı. Eylem bu akşam saat 19.30’da Sakarya Meydanı’nda olacak.

Bu eylem çağrısıyla birlikte, TKP, ülkenin Yeni Osmanlıcı bir maceraya sürüklenme girişimine karşı Meclis’te yapılacak oylama öncesi vekillere de seslenen bir mektup yayımladı:

Uyarıyoruz. Savaş heveslisi olmayın. Aksi takdirde tıpkı Kore Savaşı’nda olduğu gibi, bu kez de Yemen'de, ülkemizin çıkarları için değil emperyalistlerin hesapları uğruna vatan evlatlarının can vermesinin sorumlusu olacaksınız.
Ülkenin emekçileri yoksullukla boğuşuyor. Hırsızlık, yolsuzluk, uyuşturucu, ekonomik kriz ülkeyi kasıp kavururken ülkeyi sürükleyeceğiniz Yemen macerası en büyük suçunuz olarak tarihe yazılmasın.
İradenizi Mekke Anlaşması’ndan çıkılması doğrultusunda kullanın. AKP hükümeti ülkeyi ateşe atıyor, bu suça ortak olmayın.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.