Sayfa yolu
Kullan-at işçilik için yeni operasyon: 'Esnek çalışma' yaygınlaşsın diye İşsizlik Fonu'na saldıracaklar
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 12.09.2026 , 00:15
"Esnek çalışma" adı altında milyonlarca emekçiyi geçici ve ucuza çalıştırma planı tam gaz sürüyor.
İlk resmi adım pandeminin hemen ardından 2023’te atılmış, çıkarılan kanunla esnek çalışmaya yasal zemin kazandırılmıştı.
Şimdi bu zemin genişletilmek isteniyor.
Geçtiğimiz günlerde ilan edilen Orta Vadeli Program, esnek çalışmanın yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemelerin önümüzdeki yıl hazırlanmasını bir hedef olarak hükümetin önüne koydu. Programa göre 2027’nin 2. çeyreğinde yasal düzenlemenin tamamlanması planlanıyor.
İşsizlik Fonu bir kez daha hedefte
Peki, söz konusu yasal düzenlemede neler olacak?
Programdaki en somut hedef şöyle:
“İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklı pasif işgücü programlarından yararlanma koşulları kolaylaştırılacak.”
Pasif işgücü programları ile kastedilen İŞKUR tarafından uygulanan işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği, yarım çalışma ödeneği ve nakdi ücret desteği.
Aslında işsiz kalan veya iş bulamayan yurttaşlar için uygulanması gereken bu programlar giderek artan bir biçimde patronların işgücü maliyetini düşürmek için kullanılıyor.
Tek tek inceleyelim.
İşsizlik maaşını kimse alamasın diye ağır koşullar konuldu. Zaten ödenen miktar çoğu zaman asgari ücretin yarısını bile bulmuyor.
Pandemi patronlar için fonu yağmalamanın bahanesi oldu. 2020–2021 yıllarında fondan yapılan harcamalar ilk kez gelirleri aşsa da, bu kaynaklar işçilere değil, Kısa Çalışma Ödeneği aracılığıyla sermayeye yöneldi.
Pandeminin ardından teşvik ödemeleri ve devlet eliyle çocuk işçiliğini yasallaştıran MESEM projesi gibi çeşitli kalemler aracılığıyla fonun neredeyse dörtte biri patronlara gitti.
Şimdi bu uygulamalar ve imkanlar, esnek çalışmanın daha fazla işyerinde hayata geçirilebilmesi amacıyla patronlar için seferber edilecek.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLHaber2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
2027’de bizi ne bekliyor?
AKP iktidarının bu niyeti yeni değil. Önceki yıllara ait Orta Vadeli Programlarda da aynı hedefler vardı. Ancak bu yıl "icraat" yılı.
2026'da esnek süreli istihdam modelleri için pilot programların başlatılması öngörülürken, 2027'de bu modellerin doğrudan geliştirme çalışmalarının yapılması ve uygulamaya geçilmesi hedefleniyor.
Benzer şekilde 2026'da patronlar ve sendikalarla konunun masaya yatırılması amaçlanmıştı. 2027'de ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanması planlanıyor.
Esnek çalışma ne kaybettirecek?
Esnek çalışma, işçilerin yıllar süren mücadelelerle kazandığı 8 saatlik iş günü, hafta tatili, iş güvencesi ve fazla mesai ücreti gibi tüm kurallı kazanımları ortadan kaldırma düzenidir. Bu kavram çalışma saatlerinin, iş tanımlarının ve sözleşmelerin tamamen patronun çıkarına göre eğilip bükülmesi anlamına gelir.
Esnek çalışma düzeninde sabit bir mesai saati yoktur. Çalışma süresi işin durumuna göre bazen 11 saate çıkarılır bazen de hiç iş verilmez, ortalamaya bakılarak ücret ödenir. Yapılan fazla mesailerin ücreti ödenmez, hafta tatili her hafta başka bir güne kayarak belirsizleşir. İşçi, tek bir iş yapmak yerine nefes almadan birden fazla işe koşturulur ve iş tanımı ortadan kalkar.
Bu sistem, işçinin her an işten çıkarılma korkusuyla ve geçici sözleşmelerle yaşaması demektir. Tek taraflı ücretsiz izinler, part-time veya belirli süreli sözleşmeler bu düzenin en yaygın biçimleridir.
Sermaye sınıfı bugün bu kuralsızlığı "güvenceli esneklik" adıyla kalıcı hale getirmek istiyor.
İlk resmi adım 2023’te atılmıştı
2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu, sermayenin yıllardır talep ettiği esnek çalışma modellerine yasal zemin hazırlayarak geleneksel işçi haklarını budadı.
Bu kanunla birlikte part-time çalışma, çağrı üzerine çalışma ve evde çalışma gibi standart dışı istihdam biçimleri resmileştirildi. Böylece işçinin tek bir iş tanımına ve kurallı bir düzene dayanma hakkı ortadan kaldırıldı, çalışma hayatı tamamen patronların anlık kâr hırsına teslim edildi.
Kanunla birlikte hayatımıza giren “denkleştirme” ve “telafi çalışmaları” sayesinde, günlük çalışma süresi fazla mesai sayılmaksızın 11 saate kadar çıkarılabildi, işçinin emeği ucuzlatıldı.
Ne zaman çağrılacağı, kaç saat çalışacağı ve ay sonunda eline ne geçeceği belirsizleşen işçiler, bu yasal düzenlemeyle birlikte tam bir güvencesizlik cenderesine hapsedildi.
4857 sayılı yasa, esneklik adı altında kuralsızlığı ve esnek sömürü düzenini yasal hale getiren temel eşik oldu.
Bir örnek: İşgücü Uyum Programı
Esnek çalışmanın neye benzediğini anlamak için İŞKUR’un 2024’te başlattığı ve günden güne daha yaygın bir biçimde kullandığı İşgücü Uyum Programı’na bakabiliriz.
Bu sistemde temizlik, bakım ve ağaçlandırma gibi temel kamu işleri için işsizler haftada üç gün çalıştırılıyor. Karşılığında ise kadrolu bir işçinin alması gereken ücretin çok altında, sadece çalıştıkları gün kadar günlük asgari ücret tutarında bir "cep harçlığı" veriliyor.
Yol ve yemek gibi en temel hakların ödenmediği, sigorta primlerinin sadece çalışılan gün sayısına göre yatırıldığı bu modelle kamu, aynı işi yüzde 60 daha ucuza getiriyor.
En fazla 10 ay süren bu geçici program, işçiye ne düzenli bir gelir ne de iş güvencesi sunuyor, esneklik adı altında kuralsızlık kamuda da resmileştiriliyor.
IMF de istemişti
IMF, Türkiye hakkında geçtiğimiz yıllarda hazırladığı raporlarda "Öncelikler arasında işgücü piyasası esnekliğini artırma yer almalıdır" demişti.
"Esnek çalışma" bir süredir Çalışma Bakanlığı'nın gündeminde. Mevzuat değişikliği için bir heyet görevlendirildi. Bu süreçte iktidara yakın medya da esnek çalışmanın "faydalarını" anlatmaya başladı.
Ancak işçi sınıfının bugüne kadarki deneyimleri gösteriyor ki amaçlanan emeği ucuz ve güvencesiz kılmanın yanı sıra, patronları kıdem tazminatı hakkı gibi yüklerden kurtarmak.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.