Breadcrumb
İBB davasında beşinci gün başlamadan bitti: Celse yarına ertelendi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.03.2026 , 12:40 Güncelleme Tarihi: 16.03.2026 , 15:55
19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınan ve dört gün sonra yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılaması devam ediyor.
Davanın beşinci gününde celse mahkeme başkanı ve hukukçu vekiller arasındaki krizin ardından başlamadan bitti.
Geçen perşembe günü dördüncü günü çıkan "basın krizi", İletişim Başkanlığı'nın verdiği turkuvaz basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasıyla devam etti. Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı.
İmamoğlu’nun lideri olduğu iddia edilen örgütün 99 üyesi var. Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün örgüt yöneticisi olmakla suçlanıyor.
Yaklaşık 4 bin sayfa olan iddianame 7 bölümden oluşuyor. Bunlar arasında CHP’yi ele geçirmek, Cumhurbaşkanı adaylığı için fon oluşturmak gibi suçlamalar var.
Gazeteciler dilekçe sundu: ‘Duruşmayı daha önce takip ettiğimiz yerde, avukatların yanındaki masaların olduğu alanda takip etmek istiyoruz’
Bugünkü duruşmaya İletişim Başkanlığı basın kartı olmayanların alınmamasına karar verildi. Kurum kartı olan gazeteciler basın odasından duruşmayı takip edebilecek. Bu karar nedeniyle geçen hafta kurum kartlarıyla içeriye giren gazetecilerin birçoğu salona alınmadı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınmamasına tepki gösterdi.
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, “40 ACM Başkanı dediğini yaptı. Gazeteciler mahkeme salonunun en kör noktasında. Geçen perşembe günü oturduğumuz avukat alanı ve tam karşısındaki kısım bomboş ama biz duruşmayı en göremeyecek kesime atılmış durumdayız. Turkuvaz kartı olmayan gazeteciler de salona alınmıyor" dedi.
Gazeteciler İBB davasında mahkeme heyetine ortak talep dilekçesi sundu. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
"Sayın mahkeme heyeti,
Bizler gazeteciyiz, size bu satırları sizin yüzünüzü dahi göremediğimiz, sesinizi duymakta zorlandığımız, salonun gazetecilik yapmak için en elverişsiz noktasından kaleme alıyoruz.
Bizler halkın haber alma hakkını savunan, kamu adına haber yapan, bu salonun sizler gibi tarafsız üyeleriyiz. Anayasa ile koruma altına alınan halkın haber alma hürriyetinin birer temsilcileriyiz.
Bu süreçte, yargılamanın başladığı günden bu yana hiçbir şekilde “duruşma düzenini bozmayan" gazeteciler, sizin takdirinizle salonun görece daha ortasında yer alan mikrofonsuz masaların bulunduğu bölüme alındık.
Perşembe günü görülen duruşmada yine sizin takdirinizle salonun gazetecilik için en elverişsiz bölümüne gönderilmek istediğimizde ise bu durum duruşmanın ertelenmesine neden oldu.
16 Mart itibariyle duruşmanın 5. gününde yine salonun en sağ arka köşesinde, en kör noktadayız. Gazetecilik, halkın haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına yeniden gazeteciliği elverişli koşullarda yapabileceğimiz, duruşmayı daha önce takip ettiğimiz yerde, avukatların yanındaki masaların olduğu alanda takip etmek istiyoruz.
Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz."
Celse yarına ertelendi
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da duruşmada yaşananları şöyle aktardı:
Mahkeme heyeti geldi. Heyet başkanı, "Avukat milletvekilleri oradan ayrılsın, öyle başlayalım" dedi. Turan Taşkın Özer, "Duruşmayı oradan takip edemiyoruz, duruşmanın insicamını bozmuyoruz" dedi. Heyet başkanı, "Sıfatınız nedir" diye sordu, Özer, "Avukatım" yanıtını verdi. "Arkadaşlar, yardımcı olalım" dedi jandarma. Kriz sürüyor. Avukat Yiğit Akalın da itiraz ediyor; Muharrem Erkek ve Mahmut Tanal da "Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı" müdahalesinde bulundu.
Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı. Mübaşir mahkemeye gelerek, duruşmanın bugün devam etmeyeceğini, yarına ertelendiğini duyurdu. Salonda “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganı atıldı.
Bu hafta kimlerin savunma yapması bekleniyor?
Duruşmanın bugün, Polat’ın avukatlarının savunmalarıyla devam etmesi bekleniyor. Mahkeme tarafından düzenlenen sanık savunma listesine göre davanın, iddianamede Ağaç AŞ’ye yönelik iddialar kapsamında tutuklu Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı, Ali Üner ile Evren Şirolu’nun savunmalarıyla devam etmesi öngörülüyor.
İBB davası, bu hafta arife günü olan 19 Mart’a kadar devam edecek. Savunma listesinde 12. sırada olan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve 13. sırada olan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın da bu hafta savunma yapabileceği belirtiliyor.
soL, İmamoğlu iddianamesini pek çok yanıyla detaylıca incelemişti:
İmamoğlu iddianamesinde skandal: Başsavcılık, tam olarak İBB’yi suçladığı suçu işledi | Başsavcılık, “İBB suç işliyor” demek için 35 vatandaşın kütük, adres ve cep telefonu bilgilerini aynen dosyaya koydu, sonra da bizzat kendisi kamuoyuna sızdırdı.
İmamoğlu örgütünün ‘gizliliği’: İddianame tüm vatandaşlar için tehdit içeriyor | İddianamenin "suç örgütünün gizliliği"ni kanıtlamaya çalıştığı bölüm, İmamoğlu'ndan kurtulmanın ötesinde bir siyasi amaca hizmet ediyor: Vatandaşın temel haklarını ve siyaset yapma alanını daraltmak.
Savcılık CHP’ye kapatma davası açmadı, bildirimde bulundu: Peki şimdi ne olacak? | Başsavcılık basını yalanladı, “CHP’ye kapatma davası talebinde bulunmadık” dedi. Oysa aslında yaptıkları bir kelime oyunu. Başsavcılık, Yargıtay’a, “sen kapatma davası aç” diye bildirimde bulunacak.
Savcılıktan CHP hakkında Yargıtay soruşturması talebi: Gerekçe tam olarak ne? | İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay’a, CHP hakkında dava açılması talebinde, ayrıca CHP İstanbul İl Başkanlığı'na el konulması talebinde bulunacak. Gerekçe, YSK'nin sağladığı seçmen verilerinin, İBB personeliyle, ardından da özel firmalarla paylaşılması ve binanın suç geliriyle alınmış olması.
İmamoğlu iddianamesinde veri sızdırma suçlaması: CHP’nin suçlu olduğu açık, fakat Savcılık olayı çarpıtıyor | CHP ve İBB, vatandaşların verilerini kullanımlarında açıkça hukukun dışına çıkmış. Fakat bu, bu kadar insanın bunca yıl hapsedilmesine yeterli değil. Bu yüzden Savcılık, gerçeğin yanına fantastik ögeler eklemiş. Amaç, casusluğu "kanıtlamak".
Silivri’de duruşma yasakları
Dava öncesinde, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde "güvenlik kordonu" oluşturuldu. Silivri Kaymakamlığı, bölgede bir ay sürecek geniş kapsamlı bir eylem yasağı ilan etti.
Yasak kararı, cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanı kapsıyor. Bu alan içerisinde yapılmasına izin verilmeyen faaliyetler ise şöyle sıralandı:
- Toplantı, gösteri yürüyüşü, çadır kurma ve stant açma.
- Basın açıklaması, röportaj yapma, kamera ve cep telefonu ile görüntü alma.
- Döviz/pankart açma, slogan atma.
- Duruşma alanına siyasi veya mesaj içerikli sembollü kıyafetlerle giriş.
Bölgede sadece fiziki değil, teknolojik önlemler de en üst seviyeye çıkarıldı. Emniyet güçlerinin bölge genelinde sıkı trafik kontrolleri gerçekleştireceği ve yerleşke çevresinin dronlar aracılığıyla havadan sürekli kayıt altına alınacağı duyuruldu.
Bu kısıtlamalara karşı CHP, cezaevine yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bir "Dayanışma Merkezi" kurdu. Ocak ayındaki Aziz İhsan Aktaş davası döneminde kiralanan ve İBB davası süresince açık kalacağı belirtilen bu merkezde; avukatlar, gazeteciler ve tutuklu yakınlarının temel ihtiyaçları karşılanacak. Ayrıca parti tarafından bölgeye kurulan çadırlarla yurttaşların davanın takibi için gerekli desteği alması hedefleniyor.
Duruşma salonu: Bir dizi kısıtlama kararı
Marmara Kapalı Cezaevi otoparkında inşasına başlanan yeni duruşma salonunun henüz tamamlanmaması nedeniyle, yargılama mevcut kampüs içerisindeki 1 No’lu salona alındı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın kapsamı ve sanık sayısının fazlalığını gerekçe göstererek duruşma düzenine dair bir dizi kısıtlama kararı açıkladı.
Mahkeme heyeti, duruşma salonuna sadece 25 gazetecinin alınmasına hükmetti. Bu kontenjanın 5’i uluslararası basın temsilcilerine ayrılırken, aynı basın grubundan birden fazla muhabirin içeri girmesi yasaklandı. Salona giremeyen gazeteciler, duruşmayı farklı odalardaki ekranlardan takip etmek zorunda.
Uzun süreli yargılama takvimi
Mahkemenin belirlediği takvime göre, duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü kesintisiz sürmesi planlanıyor. İlk aşamanın mayıs sonuna kadar tamamlanması öngörülürken, Ekrem İmamoğlu’nun hazırladığı savunmanın bir günden fazla sürebileceği ifade ediliyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.