Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

İmamoğlu iddianamesinde skandal: Başsavcılık, tam olarak İBB’yi suçladığı suçu işledi!

Başsavcılık, “İBB suç işliyor” demek için 35 vatandaşın kütük, adres ve cep telefonu bilgilerini aynen dosyaya koydu, sonra da bizzat kendisi kamuoyuna sızdırdı.

soL, iddianamedeki görüntüyü, KVKK nedeniyle okunmaz hale getirdi. İddianamede olaylarla hiçbir ilgisi olmayan 35 vatandaşın tüm bilgileri ve cep telefonu numaraları apaçık yer alıyor.

Yiğit Günay

Yayın Tarihi: 12.11.2025 , 16:56 Güncelleme Tarihi: 12.11.2025 , 17:00

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” hakkında hazırladığı iddianame, dünden beri ülkenin gündeminde.

soL’da bugün, iddianameye dair ilk analizi yayımladık. Bir sonraki yazıda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yöneltilen en önemli suçlamalardan biri olan, vatandaşın kişisel verilerini toplama ve bunları üçüncü taraflarla paylaşma konusunu ayrıntısıyla masaya yatıracağız.

Fakat bu yazı için araştırmamız, başka bir skandalı açığa çıkardı: Başsavcılık, İBB’yi suçladığı suçun aynısını bizzat kendisi işledi.

Kısaca, olan biten şu: İBB, vatandaşın kamu hizmeti almak için çoğu zaman yüklemek zorunda kaldığı uygulamalar üzerinden kişisel verileri ediniyor. Ardından CHP Genel Merkezi’nden, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) siyasi partilere sağladığı verileri temin ediyor. Kendi veri yönetim platformunda (DMS) bütün bu verileri birleştiriyor.

İddianame, İBB’nin bu verileri Türkiye’deki ve yurtdışındaki kimi özel şirketlere sunduğunu, ayrıca bu veriler kullanılarak yürütülecek reklam kampanyalarıyla seçim sürecine müdahale ettiğini öne sürüyor.

Bu iddiaları, bir sonraki yazımızda ayrıntısıyla yazacağız.

Bu haberin konusu, Ulusal Siber Olaylarla Mücadele (USOM) ekibinin Başsavcılığa sunduğu raporun, Başsavcılık tarafından aynen alınıp iddianameye konulması.

USOM, İBB’nin ve İBB’ye teknik destek hizmeti veren firmaların ilgili çalışanlarıyla çevrimiçi toplanıyor ve anlattırıyor. Tüm bu verilerin “İBB Hanem” adında, geliştirilmeye başlanmış ama henüz kullanıma sokulmamış bir uygulamanın veritabanına işlendiğini öğreniyor. İBB çalışanları, bu veri setinin ilgili birimlere gönderilip daha sonra imha edildiğini söylüyor. Ama USOM, ilgili dosyayı buluyor.

Sonra da, dosyadan bir ekran görüntüsünü Savcılığa gönderiyor, “Bakın” diyor, “veriler burada”.

Akın Gürlek ve ekibi de, bu ekran görüntüsünü aynen alıp iddianameye koyuyor!

Başsavcılık, açık seçik KVKK suçu işlemiş durumda.

Ama suçu daha da ağırlaştıran bir başka nokta var: Başsavcılık, suçu işledikten sonra, bir de bu “suç niteliğindeki belgeyi” bizzat kendisi kamuoyuna sızdırmış durumda.

Açıklayalım:

Kolaylık olması açısından bu metne “iddianame” diyoruz, fakat aslında ortada bir iddianame yok. Zira metnin iddianame olabilmesi için Başsavcılığın mahkemeye sunması, mahkeme heyetinin de bu metni iddianame olarak kabul etmesi gerekir.

 

İlk yazımızda altını çizdiğimiz üzere yargının diğer iki unsuru olan hakimlik ve savunmayı hiçe sayan Akın Gürlek ve ekibi, daha hakimler kabul etmeden hazırladıkları metni basına sızdırdı.

Eğer iddianame kabul edilmiş olsaydı, zaten kamuoyuna açık olacaktı, ama metni başkaları da paylaşmış olabilirdi: Savunma avukatları, özel kalem çalışanları, hatta bizzat adliye muhabirleri…

Ama şu an fail de belli: İstanbul Başsavcısı basını topladı, daha savunmalar yapılmadan, yargı süreci tamamlanmadan yargısız infazını yaptı, mahkemeyi hiçe sayarak metni de el altından dağıttı.

Ve vatandaşın kişisel verilerinin pek de umurlarında olmadığını herkese kanıtladı: 35 vatandaşımız hilafına.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.