Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Savcılıktan CHP hakkında Yargıtay soruşturması talebi: Gerekçe tam olarak ne?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay’a, CHP hakkında dava açılması talebinde, ayrıca CHP İstanbul İl Başkanlığı'na el konulması talebinde bulunacak. Gerekçe, YSK'nin sağladığı seçmen verilerinin, İBB personeliyle, ardından da özel firmalarla paylaşılması ve binanın suç geliriyle alınmış olması.

İrem Yıldırım, Yiğit Günay

Yayın Tarihi: 11.11.2025 , 16:08 Güncelleme Tarihi: 12.11.2025 , 09:53

19 Mart'ta başlatılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) operasyonu hakkındaki iddianame 237 gün sonra tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 bölümden oluşan iddianamede İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis talep etti.

Savcılık, ayrıca hazırlanan iddianame kapsamında Yargıtay'a Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) Anayasa'nın 68-69. maddesi kapsamında kapatma davası açılması yönünde bildirimde bulundu.

İddianamede, "Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden usulsüz yayıldığı anlaşıldığından Anayasa 68–69. maddeleri ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nu kapsamında gereğinin taktiri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir" denildi.

Başsavcılıktansa "Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır, iddianamede de açıkça belirtildiği gibi siyasi partiler kanunu gereği bildirimde bulunulmuştur" açıklaması yapıldı.

İddianame ne diyor?

Başsavcılığa göre olay şöyle gelişti: İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Naim Özgüner, CHP genel merkezindeki veri sorumlusundan, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) siyasi partilere sunduğu bilgileri istedi.

Bu bilgiler, seçmenlere dair ayrıntılı kütük bilgilerini içeriyor. YSK’nin kimi üyeleri, daha önce, bu bilgilerdeki bazı ayrıntıların kapatılarak siyasi partilerle paylaşılması görüşünü savunmuş olsa da, YSK tüm bilgileri siyasi partilere sunuyor.

Bu verilerin partilerle paylaşılmasındaki amaç, partilerin siyasi faaliyetlerinde, özellikle de seçim döneminde kullanılması. Özellikle seçmen kütüklerinin kontrolünde bu bilgiler önemli rol oynuyor.

Ancak bu bilgilerin, yalnızca siyasi partinin ilgili faaliyetleri için kullanılması ve başka taraflarla paylaşılmaması gerekiyor.

Erol Naim Özgüner, kendisine gelen verileri, yine İBB’de Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli olan İsmet Korkmaz ve İBB Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı çalışanı Sezgin Paydaş’a iletiyor.

Bu noktada, Özgüner’in "etkin pişmanlık"tan yararlandığını ve bilgi verdiğini, dolayısıyla buradaki iddiaların Özgüner'e ait olduğunu not etmek gerek.

Ardından, iddianameye göre, Korkmaz ve Paydaş YSK verilerini İBB’nin elindeki verilerle eşleştiriyor, böylece seçmenlere dair daha detaylı sonuçlar alınabilecek bir veri seti hazırlıyor ve bunu bir diğer personele gönderiyor. Ardından, ÇEKİNO isimli bir firmanın çalışanına bu veri seti iletiliyor.

İddianame, “Bu verilerin 2024 yerel seçimlerinde birçok kişi tarafından kullanıldığı ifadelerle sabittir” diyor.

soL’un görüştüğü, YSK’nin sağladığı veriler ve siyasi parti faaliyetlerine hakim kaynaklar, birçok partinin, özellikle büyük bütçelerle çalışan partilerin, bu verileri seçim çalışmalarında kullanmak üzere benzer yollara gittiklerini belirtiyor.

Başsavcılık'tan açıklama: Suç gelirleri de parti yönetiminin bilgisi dahilinde CHP'ye aktarıldı

Saat 16:31'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, yukarıda aktardığımız verilerin üçüncü taraflarla paylaşılmasının yanı sıra, İmamoğlu "örgütünün" elde ettiği gelirlerin CHP üst yönetiminin bilgisi dahilinde CHP'nin İstanbul İl Başkanlığı binasının alınmasında ve seçim çalışmalarında kullanıldığı iddiasına da işaret edildi.

Bu konu, yandaş medya tarafından bir süredir "para kuleleri" takma adıyla anlatılagelen olay. 

Başsavcılık, açıklamasında ayrıca "Bir kısım medya organlarında belirtildiği gibi partinin kapatılmasına yönelik bir talep söz konusu değildir" dedi. Ancak Başsavcılık zaten bunları ceza talebiyle değil, "gereğinin yapılması" üzere ilgili yargı organlarına iletiyor.

CHP İstanbul İl Binası'na el konulması talebi

CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına el konulması talebinde bulunuldu.

Suç olarak nitelendirilen olaylar silsilesi sonucunda, binanın İmamoğlu “suç örgütünün elde ettiği haksız kazanımlar ile satın alındığı hususunda şüphe olmadığı” ifadeleri yer aldı.

CHP İl Binasının alımında kullanılan paranın bir kısmının Beşiktaş, Şişli, Beylikdüzü, Ataşehir, Kartal ve Maltepe Belediyelerinden ve bir kısmının da ismi verilmeyen “müteahhitler”den “rüşvet” karşılığı edinildiği iddiası gerekçe oldu.

Tam olarak şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği adına kayıtlı olduğu anlaşılan Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 7752 Ada 2 Parsel Dükkan Aklama işlemine konu malvarlıklarının TCK 54 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.”


Anayasa'nın 68. maddesi:

Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için on sekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir. Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler. Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.

Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.

Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir. Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

Anayasa'nın 69. maddesi:

Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.

Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler.

Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.

Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.

Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.

(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.

Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır. 

(Değişik: 3/10/2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.

GÜNCELLEME: Başsavcılığın açıklaması, haberimizin yayımlanmasından sonra yapılmış, açıklama içeriğine de haberde yer verilmiştir. Öte yandan, haberin ilk versiyonunda başlıkta kullanılan "Savcılıktan CHP hakkında kapatma davası talebi" ifadesi de değiştirilmiştir. Başsavcılığın "kapatma talebimiz yok" ifadesi, zaten Savcılık "gereğinin yapılması" dediği, ayrıca böyle bir talepte bulunamayacağı için siyaseten anlamsızdır, zira iddianamenin işaret ettiği maddeler parti kapatma cezasını da kapsayan maddelerdir. Ancak hem kamuoyunca anlaşılır hem de hukuki açıdan daha yerinde olacağı için mevcut başlık tercih edilmiştir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.