Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bursa'da 'derhal devletleştirme' diyenler bir araya geldi: 'Kırıntıları değil, ülkeyi istiyoruz'

TKP'nin "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye; derhal devletleştirme" başlıklı açıklamasının ardından bir halk toplantısı da Bursa'da yapıldı. Etkinlikte Bursa Fabrikalar Arası Dayanışma Ağı'nın kuruluşu ilan edildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 18.05.2026 , 11:30

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


Ülkenin her tarafı delik deşik edilip, maden patronları kollanmaya devam edilirken madenlerin devletleştirilmesi talebi yükseltiliyor.

Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye; derhal devletleştirme" başlıklı açıklamasının ardından çeşitli illerde yapılmaya başlanan halk toplantıları devam ediyor. Halk toplantılarından biri de dün Bursa'da yapıldı.

"Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye derhal devletleştirme" açıklamasının önemine dikkat çekilen etkinlikte, aynı zamanda Bursa Fabrikalar Arası Dayanışma Ağı'nın da kuruluşu ilan edildi.

TKP Bursa İl Başkanı Topsever: Hepsi devletleştirilmeli ve bir kuruş da bedel ödenmemeli

Etkinlikte konuşan TKP Bursa İl Başkanı Samet Topsever yalnızca 2026 yılının ilk dört ayında en az 622 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Topsever, "Güzel memleketimizi 3-5 sermayedarın cenneti, emekçilerin cehennemi olmaktan çıkarmak için işçi sınıfının yönettiği bir cumhuriyeti kazanmamız gerektiğini ve bunun için de örgütlenmek gerektiğini anlatmak için buradayız" dedi.

Topsever, TKP'nin "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye; derhal devletleştirme" çağrısına işaret ederek, holdingler tarafından kuşatma altına alınan madenlerin hemen devletleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

Üzerinde yaşadığımız, bağımsızlığı ve cumhuriyeti için büyük bedeller ödenen ülkemizin madenleri ve tüm doğal zenginlikleri yerli-yabancı sermaye tarafından sömürülüyor. Bugün, bir avuç sömürücü parababasının kesesinin dolması uğruna anbean bizlerden çalınan tüm doğal zenginlikler ve madenler, işçilerin mezarda değil iktidarda olduğu sosyalist bir Türkiye’de emekçi halkımızın refahı için değerlendirilecek. Madenler, özel hastaneler, özel okullar, hepsi devletleştirilmeli ve bir kuruş da bedel ödenmemeli.

Buradayız çünkü bu karanlığı yırtıp atacak biricik iradenin, kırıntıları değil ülkeyi isteyen bir işçi sınıfının sahneye çıkmasından geçtiğinin bilincindeyiz. Hep birlikte bunu yaratacağız, çünkü biliyoruz ki güzel günler getirirsek gelecektir!"

İTM Delegesi Ataş: Hiçbir hak bize kendiliğinden verilmedi

Topsever'in ardından söz alan İşçi Temsilcileri Meclisi (İTM) Bursa Delegesi Uğur Ataş, konuşmasına "Biz kimiz dostlar" sorusunu yönelterek başladı. Ataş, "Farklıymışız gibi görünüyoruz ama değiliz. Çünkü hepimizin ortak bir gerçeği var. Biz emeğini satarak yaşayan insanlarız. Ama bu hayatın sahibi değiliz. Bazılarımız kendine işçi demekten kaçınıyor. İster beyaz yaka olsun ister mavi yaka biz işçiyiz, işçi olmaktan utanmayacağız" dedi.

"Biz geçim sıkıntısı yaşarken bir avuç insan zenginlik içinde yaşıyor" diyen Ataş, konuşmasına şöyle devam etti:

Bunun adı açıktır: Sömürü düzeni! Tarih bize şunu söylüyor: Hiçbir hak bize kendiliğinden verilmedi. Hepsi mücadele ile kazanıldı. İşsizlik artıyor, ücretler eriyor, çalışma koşulları ağırlaşıyor. İşçiler rekabet etmez dayanışır, bölünmez birleşir, birlikte güçlüdür. Bu yüzden biz diyoruz ki örgütlenme, sendikalaşma ve grev hakkı istiyoruz. İşçi sınıfının siyaset yapma hakkını istiyoruz. Eşitlik istiyoruz, sömürünün son bulmasını istiyoruz. İşte İTM bu yüzden yola çıktı. Üreten biziz, güç bizde, yan yana geleceğiz ve kazanacağız."

Kıranışıklar Köy Temsilcisi Atak: Sesimizi duyurmak, teşekkür etmek için geldik

Etkinliğe katılanlardan biri de Kıranışıklar Köy Temsilcisi Osman Atak'tı.

Bölgede yapılması planlanan ceza infaz kurumunu hatırlatan Atak, "Nâzım Hikmet'in anıt mezarının olduğu köyü talan ediyorlar, belki de Kıranışıklar Köyü'ne o cezaevini bu yüzden yapıyorlar" dedi.

Atak sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

Biz sesimizi duyurmak ama en çok da sizlere teşekkür etmek için geldik. Yüzde 70’in üzerinde CHP'ye oy çıkan bu köyde, yaşanan talana karşı yanımızda TKP durdu, TKP’liler durdu. Birlikte kazanacağız."

TKP MK Üyesi Savaş: Biz kırıntıları değil, ülkeyi istiyoruz

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite Üyesi Alpaslan Savaş, "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye derhal devletleştirme" başlıklı açıklamaya işaret ederek, "Çünkü çok önemli bir sorunun çözüm kaynağı olarak görüyoruz bunu. Madencilikten diğer sektörlere ülkenin dört bir yanında yağma var, soygun var" diye konuştu.

Her sorunun merkezinde emek-sermaye çelişkisi olduğunu vurgulayan Savaş, şöyle konuştu:

Türkiye'de belediyelere çekilen operasyonlar da bunun ürünüdür. Belediyeleri piyasa koşullarına göre düzenlerseniz, yolsuzluk ve emek sömürüsü görürsünüz. İran’a saldırı da yine bu emek sermaye çelişkisinin ürünüdür. Küba’ya karşı uygulanan ablukanın nedeni de burunlarının dibinde bu sömürü sisteminin dışında bir ülke istemedikleri için. 

Çalışma koşulları güvenceye alınsa da ücretler yatsa da işçiler sömürülmeye devam ediliyor. Biz eşitlik istiyoruz, işçi sınıfı için özgürlük istiyoruz. Biz kırıntıları değil, ülkeyi istiyoruz. İşçi sınıfı siyasetin konusu olursa ülkeyi isteyebilir. Adına ne derseniz deyin bugün yaşadığımız sorunların kaynağında emek-sermaye çelişkisi var. Türkiye'nin sorunlarından kurtulması için sermaye sınıfından kurtulması gerekiyor."

18 şehir hastanesinin 7 şirket tarafından yönetildiğini hatırlatan Savaş, 2025 yılının sadece ilk yedi ayında bu şirketlere 71 milyar TL ödendiğini belirtti ve "Ankara Tabip Odası bu parayla Türkiye'de 78 tane hastane açılabileceğini açıkladı. Bundan daha büyük yolsuzluk, hırsızlık var mı?" dedi.

"Şimdi 'büyük Türkiye' anlatıları var" diyen Savaş, "Böyle büyük Türkiye olunmaz. Büyük Türkiye, Avrupa Birliği kapılarında, NATO'nun parçası olmakla olunmaz, büyük Türkiye Trump'ın peşinden giderek olunmaz" dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.