Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Asgari ücrete ikinci zam tartışması: 'İşçiler zam pazarlıklarını masada değil, şalteri indirerek yapar'

Asgari ücrete ikinci zam tartışmasında şimdiye kadar AKP'li bürokratlar ve patronlar sözünü söylerken, soL işçilerin tartışmaya nasıl yaklaştığını gündeme getirdi.

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 23.03.2022 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11

Hayat pahalılığı, zamlar durmadan devam ederken asgari ücret ve asgari ücrete yapılan zam da hızla erimeye devam ediyor.

Kriz büyürken, bir süredir asgari ücrete yıl içerisinde ikinci zam yapılıp yapılamayacağı tartışmaları gündeme geldi. 

Partisinin Ocak ayındaki Meclis grup toplantısında konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Temmuz ayında enflasyon gerçekleşmesine ve şartlara bakarak gerekirse çalışanlarımızın durumlarını yeniden değerlendireceğiz" sözleriyle başlayan tartışma, AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan'ın asgari ücrete iki kez zam yapılabileceğini söylemesiyle devam etti.

Ardından Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Üyesi Nihat Zeybekci de, "Gerekirse Türkiye’de yıl ortasında asgari ücrete bir daha bakılmalı" dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik de Temmuz ayında ikinci bir zammın gündemlerinde olup olmadığı sorusuna "Prensip olarak şunu söyleyeyim çeşitli çalışan kesimlerin, emeklilerimizin korunması, kollanmasıyla ilgili stratejilerin geliştirilmesi gündemimizdedir. Uygun koşullar oluştuğu zaman bunları biz de açıklarız. Şundan herkes emin olsun çalışan kesim ve emeklilerimizin hayat koşullarıyla ilgili kapsamlı değerlendirme yapıyoruz" diyerek yanıt verdi.

En son açıklamaysa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'den geldi. Bilgin, "Tartışmayı anlamlı bulmuyorum, çok önemli artış yaptık" şeklinde konuştu. Bilgin'in "çok önemli artış" dediği miktar, daha Şubat ayında açlık sınırının altında kalmıştı. 

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise asgari ücrete ek zam talebinde topu hükümete atarak, "Biz asgari ücreti haziran ayında hiç görüşmedik. Bunun günü aralık ayı. Aralık ayında taraflar toplanır. Biz konuyu müzakere ederiz. Yasada böyle bir yönetmelik yok. Ülkeyi yönetenler yapabilirler mi? Yaparlar. Biz de zevkle masaya otururuz" dedi.

İşçiler tartışmaya nasıl bakıyor?

Asgari ücret ikinci zam tartışmalarını Patronların Ensesindeyiz Genel Koordinatörü ve soL yazarı Selahattin Kural'a sorduk. Kural, "İşçiler zam pazarlıklarını masada değil, şalteri indirerek yaptı. İşçiler sendikaları beklemeden peşi sıra iş durdurmaya başladı. Kargo kurye sektöründe, tekstilde, gemi sökümde, inşaatlarda pek çok yerde iş bırakılarak zam talebinde bulundu. Önemli zam oranları bu direnişlerle kazanıldı" dedi.

"Hayat pahalılığının, yoksulluğun, yüksek enflasyonun, düşük ücretlerin, giderlere yapılan zamların nedeninin bu düzen olduğunun konuşulması gerekiyor" diyen Kural, üç ayda bir bile zam yapılsa emekçilerin bu düzende geçimini sağlayamayacağını belirtti.

'Bu tartışmanın açılması sürpriz değil'

Bir süredir asgari ücrete ikinci zam yapılması gerektiği tartışmaları gündeme geliyor. Bu tartışmaya nereden bakmak gerekir? 'İkinci zam' yapılsa gerçekten çözüm olur mu?

Daha 2022 yılı asgari ücreti belirleneli birkaç ay oldu. Hükumetin "müjde" olarak sunduğu zam enflasyon karşısında eridi. 2022 yılının Şubat ayında asgari ücret açlık sınırının altında kaldı. Bugün hayat pahalılığının arttığı bir dönemde asgari ücret tartışmalarının başlamaması zaten mümkün değildi. Ayrıca asgari ücrete yaz aylarında ikinci bir zam yapılabileceğini Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi söylemişti. Öncelikle bu tartışmanın açılması sürpriz değildir. Yeni yıldan bu yana hemen her şeye zam geldi. Ekmek, faturalar, mutfak masrafları, akaryakıt fiyatları, kiralar aldı başını gidiyor. Emekçiler evine ekmek götürmekte zorlanıyor. Elbette emekçilerin geçimini sağlamaları için zam yapılması gerekiyor. Ancak geçtiğimiz günlerde Çalışma Bakanı Vedat Bilgin bir açıklama yaptı. Asgari ücrete ikinci zam için, "Olağanüstü şartlar olursa bu şartlara bakılarak değerlendirilebilir" dedi. Bakanın aklındaki olağanüstü durumun ne olduğu merak konusu. Bugün ülkede yaşananlar olağan şeyler değil. Bakanın bu açıklamaları konuya nasıl yaklaştıklarının bir göstergesidir. Diğer taraftan gerçek enflasyon rakamlarının hızla yükseldiği bir dönemde tartışmanın basit zam tartışmasına sıkışması da kabul edilmemelidir. İşçilerin yarınına dair güvencesi yok. Kimse önünü göremiyor. Bunun nedeni ise yaşanan derin kriz. Dolayısıyla yapılan tartışmalar da, tablonun kendisi de sadece zamlara indirgenmiş olması da kabul edilmemelidir. Zamlara sıkışmış bir tabloda ikinci zam çözüm olmayacak, sadece kısa bir nefes aldıracak. 

'3 ayda bir bile zam yapılsa emekçilerin geçimini sağlayamaz bu düzen'

Patronların Ensesindeyiz zam döneminde ücret tartışmalarına nasıl yaklaşmıştı, yeni tartışmaya nasıl yaklaşıyor?

2022 yılı asgari ücret tartışmalarının hemen öncesinde büyük bir döviz krizi yaşanmış, yüksek bir enflasyon oluşmuştu. Hatta bu tartışmalarda iktidar ve patronlar yüksek zam algısı yaratarak beklenti oluşturmuştu. Patronların Ensesindeyiz olarak yapılan zam oranından çok artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin erimesine odaklanmış, ne zam yapılırsa yapılsın emekçileri rahatlatmayacağını söylemiştik. Yapılan zammın çok kısa süreliğine nefes aldıracağını herkes biliyordu. Henüz ilk maaşların yatırılmaya başlamasıyla birlikte işçi sınıfı hareketlendi, ücret artışı talebiyle eylemler yaptı. Patronlar ve siyasi iktidar bu eylemlerden çok korkuyor. Dolayısıyla bir zam tartışmasının açılmasının en önemli kaynağının bu durumun olduğunu söylenebilir.

Bu krizli tabloda bir yandan asgari ücrete zam yapılırken, diğer taraftan giderlere daha fazla zam yapılıyor. Kaldı ki sermaye sınıfının temsilcisi bir siyasi iktidardan emekçilerin lehine bir zam da beklenemez. Bugün dönen tartışmaların sadece zamla aşılabileceğini söylemek yanlış olur. İkinci bir zam çözüm olmayacak, sadece 1 ay nefes aldıracak. O yüzden bu tartışmalarda zam oranlarının dışında başka bir şey konuşulmalıdır. 2 ayda zenginliklerini artıran patronlara karşılık fakirleşen emekçilerin çelişkisini konuşmak gerekiyor. Hayat pahalılığının, yoksulluğun, yüksek enflasyonun, düşük ücretlerin, giderlere yapılan zamların nedeninin bu düzen olduğunun konuşulması gerekiyor. Değil 6 ayda bir, 3 ayda bir bile zam yapılsa emekçilerin geçimini sağlayamaz bu düzen. Bugün düzenin yaşadığı sıkışma tam olarak budur. 

'Şubat ayındaki işçi direnişleri büyük bir örnekti'

Zam pazarlığı yerine ne yapmalı?

Şubat ayında yaşanan işçi direnişleri büyük bir örnek sundu. Patronlar çoğu yerde enflasyon oranı altında zam önerisinde bulundu. İşçiler bu zam oranlarını kabul etmedi. Masalarda değil, üretimi durdurdu ve haklarını öyle savundu. Zam pazarlıklarını masada değil, şalteri indirerek yaptı. İşçiler sendikaları beklemeden peşi sıra iş durdurmaya başladı. Kargo kurye sektöründe, tekstilde, gemi sökümde, inşaatlarda pek çok yerde iş bırakılarak zam talebinde bulundu. Önemli zam oranlarını bu direnişlerle kazandı. Diğer taraftan o zamanlar başarılı sonuçlar alınan direnişlerde elde edilen zamlar da bugün hayat pahalılığı karşısında ezildi. Dönen tartışmalarda zam oranlarının bugün tek başına önemli olmadığını bilerek hareket etmeliyiz. Hayat pahalılığı ile ücretlere yapılan zammın bir bütünlüğü var. Şubat ayında yaşanan eylemler, işçilerin ayağa kalkmasıyla yaşanabilir ücretleri kazanabileceğini gösterdi. Tüm bu tabloda emekçiler arasında dayanışma ve birlik çok hızlı gelişti. Emek mücadelesi işçi sınıfını birlik haline hemen getirebildi. Eyleme katılanlar, katılmayanlar birbirinden cesaret aldı. Dayanışma fikrinin önemi hızla kavrandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.