CANLI
Breadcrumb
ABD-İsrail saldırılarında 76. gün: ABD İran'la müzakere peşinde, Körfez'de gerilim tırmanıyor
İran 'Hürmüz Boğazı'nda mesele kapandı' derken, BAE'ye İsrail'le işbirliği nedeniyle tepki gösterdi.
ABD ve Çin'in 'Hürmüz'ün açık tutulması ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması konularında anlaştığı' iddia edildi.
Tahran ile Pekin görüşmelerinin ardından bazı Çin gemileri Hürmüz'den geçmeye başladı.
İsrail Washington'daki müzakere öncesi Lübnan'a yeni saldırı dalgası başlattı, Hizbullah karşılık verdi.
İran başkenti Tahran’da binlerce kişi, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak İran Milli Futbol Takımı için düzenlenen törene katıldı. (Fotoğraf: Anadolu Ajansı)
Yayın Tarihi: 14.05.2026 , 09:46 Güncelleme Tarihi: 15.05.2026 , 11:22
28 Şubat'ta İran'a saldıran ABD ve İsrail'in haydutluğu sürerken, ABD Başkanı Donald Trump, Çin'i ziyaret ediyor. Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı görüşmede Ortadoğu'da savaş ve İran konusu da masadaydı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki müzakerelerin ilerleme kaydettiğini savundu ve İslamabad'daki görüşmelerden bu yana "daha fazla kazanım elde edildiğini" öne sürdü.
İran'a saldırılara doğrudan katıldığı haberlerine ABD basınında yer verilen BAE ile gerilim de artıyor. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun ziyareti sırasında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun askeri heyetle ülkeye gittiği iddiaları BAE tarafından yalanlanırken, İran Dışişleri Bakanı Irakçi, "İsrail ile işbirliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek" dedi. Irakçi, BRICS görüşmeleri için Yeni Delhi'ye gitti.
Körfez ülkeleri içişleri bakanlarıysa "İran bağlantılı hücrelere" yönelik operasyonları görüştü.
İşgalci İsrail ordusunun Lübnan'a saldırıları da sürüyor. Ülkede dün çok sayıda aracı İHA'yla hedef alındı. Lübnan'ın İsrail sınırındaki Adaysiye köyü çevresinde İsrail ordusuna ait askeri araç ve tankların hareketliliği gözlendi.
soL, ABD ve İsrail’in İran’a ve Lübnan'a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor.
Gün gün ABD-İsrail saldırılarını okumak için haberimize tıklayın.
01:09,
İran Dışişleri Bakanı Irakçi: 40 gün boyunca bizimle savaştılar ve sonucu gördüler
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında gündeme dair açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı yeniden başlatma yönündeki tehditlerinin sorulması üzerine Irakçi, "Bu tehditlere alışkınız. Uzun zamandır çeşitli şekillerde ve yöntemlerle tehditlerini tekrarlıyorlar, ancak kendileri de bu tehditlerden veya başlattıkları savaştan hiçbir sonuç alamayacaklarını biliyorlar" ifadelerini kullandı.
Meselenin askeri yöntemlerle çözülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Irakçi, şöyle konuştu:
"40 gün boyunca bizimle savaştılar ve sonucu gördüler. İran'a saygılı bir şekilde konuşanlar aynı dilde karşılık alacaklardır. Umarım bu retoriği bir kenara bırakıp mantığa yönelirler. Her ne kadar mantığa yönelecekleri umulmasa da sorunlara askeri alan dışında çözüm aramaları gerektiğini bilmeliler çünkü bu yoldan hiçbir sonuç elde edemeyecekler."
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında saldırgan taraflara topraklarını ve hava sahasını kullandırdığını ve bu konuda kesin delillere sahip olduklarını kaydeden Irakçi, "Birleşik Arap Emirlikleri, bu savaşta ABD'nin yanındaydı ve mağdur rolü oynayıp topraklarına saldırıldığını söyleyemez. İran yalnızca Emirlikler topraklarındaki Amerikan hedeflerine saldırdı. Bu konuyu da BRICS toplantısında dile getirdim" diye konuştu.
İranlı Bakan, "Biz ve Birleşik Arap Emirlikleri komşuyuz, geçmişte birlikte yaşadık ve gelecekte de birlikte yaşamalıyız. Bu nedenle bakış açımızı değiştirmeli ve güvenliği yabancı ülkelerle değil, birbirimizle işbirliğinde görmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.
00:32,
ABD'den itiraf: 'Tahran' Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü elinde tutmaya devam ediyor'
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi tarafından düzenlenen "İran ile yaşanan çatışma ve Afrika'daki askeri hazırlık durumu" başlıklı oturumunda konuştu.
Cooper, ABD ve İsrail tarafından İran'ın silah üretim tesislerine yönelik 1450'den fazla saldırı düzenlendiğini iddia ederek, bu saldırılarla İran'ın balistik füze, insansız hava aracı (İHA) ve deniz sanayi üssünün yüzde 85'inden fazlasına zarar vererek imha ettiklerini öne sürdü.
Cooper, senatörlere, İran'ın donanmasını yeniden inşa etmesinin "bir nesil" alacağını ve insansız hava aracı ve füze üretiminin toparlanmasının da yıllar süreceğini söyledi.
ABD ve İsrail'in hava saldırıları sonucu İran'ın askeri yeteneklerinin önemli ölçüde zayıflatıldığını öne süren Cooper, ancak Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü elinde tutmaya devam ettiğini belirtti. Cooper, "İran'ın boğazlar üzerinden ticareti durdurma yeteneği önemli ölçüde azaldı ancak sesleri çok yüksek ve bu tehditler, ticaret sektörü ve sigorta sektörü tarafından açıkça duyuluyor" şeklinde konuştu.
ABD kuvvetlerinin İran'ın 8 bin deniz mayınından oluşan envanterinin yüzde 90'ından fazlasını imha ederek boğazda konuşlandırılmalarını engellediğini öne süren Cooper, bununla birlikte İran'ın hala gemileri tehdit edebilecek bazı yeteneklere sahip olduğunu ifade etti.
Cooper, bir soru üzerine, ABD'nin askeri olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma seçeneğine sahip olduğunu ancak bunun politika yapıcıların vereceği bir karar olduğunu iddia etti.
22:20,
Washington'daki İsrail-Lübnan'ın üçüncü tur görüşmesi devam ediyor
İsrail ile Lübnan arasındaki üçüncü tur doğrudan görüşmelerinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nda başladığı bildirildi.
İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığı'nda doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.
Öte yandan, bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, görüşmelere ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık yetkilisi Mike Needham; Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam; İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığını ifade etti.
Görüşmelerin devam ettiği belirtildi.
21:35,
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Bedeli ne olursa olsun Hürmüz Boğazı’nı kaybetmeyeceğiz
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, başkent Tahran’da katıldığı bir toplantıda Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre Arif, Hürmüz Boğazı’nın kendileri için önemli olduğuna işaret ederek, "Bedeli ne olursa olsun Hürmüz Boğazı’nı kaybetmeyeceğiz" dedi.
Arif, "Hürmüz Boğazı zaten bize ait; bizim mülkümüzdü. Sadece bir süredir mülkümüzü iyi kullanamadık" ifadelerini kullandı.
19:27,
İsrail Savunma Bakanı Katz: İran'daki görevimiz sona ermedi
Haaretz gazetesinin haberine göre İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bir etkinlikte yaptığı konuşmada, son bir yıl içinde "İran'ın darbeler aldığını" savundu.
İran'a yeniden saldırabilecekleri imasında bulunan Katz, "İran'daki görevimiz sona ermedi, yakında harekete geçmemizin gerekebileceği ihtimaline karşı hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı.
İsrail'in Lübnan'daki işgaliyle ilgili olarak Katz, Lübnan'ın güneyindeki köylerdeki evlerin yok edildiğini söyledi.
Katz, Hizbullah'ın insansız hava aracı (İHA) tehdidinin farkında olduklarını ifade ederek, bu konuya odaklandıklarını kaydetti.
19:03,
ABD Hazine Bakanı Bessent: Bessent: Çin'in Hürmüz'ün açılmasında ABD'den daha fazla çıkarı var
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinde heyetinde yer alan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ziyarete dair CNBC televizyonuna açıklamalarda bulundu.
Bessent, "Çin'in Hürmüz Boğazı'nın açılmasında ABD'den daha fazla çıkarı var. Bence perde arkasında çalışarak İran liderliğine söz geçirebilen herkes kadar ellerinden geleni yapacaklar" iddiasında bulundu.
Bessent, ABD ile Çin arasında daha hassas ticaret konularını ele almak üzere önerilen "Ticaret Kurulu"nun yanı sıra, yatırım konularında da benzer işlevde "Yatırım Kurulu" oluşturulması önerisini tartıştıklarını kaydetti.
16:09,
Hürmüz krizi: Körfez ülkeleri binlerce kamyonla karadan ürün taşıyor
Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin kontrollü sağlanması Körfez ülkelerinde kara taşımacılığı rotalarını yeniden stratejik hale getirdi.
Wall Street Journal’ın analizine göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’daki otoyollar, küresel ticaret için “acil durum lojistik hattına” dönüştü.
Suudi Arabistan devletine bağlı madencilik şirketi Maaden’in CEO’su Bob Wilt, Körfez’den Kızıldeniz’e uzanan taşımacılıkta büyük artış yaşandığını belirtti.
Kızıldeniz’deki limanların fosfat ticareti için uygun olmaması nedeniyle bölgede prefabrik depolar kuruldu, aşındırıcı sülfürik asidin taşınabilmesi için özel boru sistemleri ve paslanmaz çelik tanker bölmeleri geliştirildi. Büyük küresel taşımacılık şirketlerinin de karayollarını kullanmaya başladığı ifade edildi.
15:49,
ABD Dışişleri Bakanı: İran konusunda Çin'in yardımını istemiyoruz
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte Çin'e yaptığı resmi ziyaret sırasında NBC News kanalına değerlendirmeler yaptı.
Rubio, "Çin tarafı, Hürmüz Boğazı'nın askerileşmesinden ve geçiş ücreti sistemi getirilmesinden yana olmadıklarını söyledi. Bu bizim de tutumumuzdur" dedi.
Rubio, Trump ve Şi'nin İran konusunda "ortak zeminde buluştuğunu" ve Çin'in "Tahran'ın nükleer silahlara sahip olmasına karşıtlığını teyit ettiğini" söyledi.
ABD'nin küresel piyasalardan petrol aldığını, dolayısıyla fiyatlara karşı "bağışıklığı" olmadığını öne süren Rubio, başka ülkelerin daha çok etkilendiğini ve "dahil olmaları gerektiğini" dile getirdi.
Öte yandan, Rubio, Trump'ın Şi'den İran konusunda "hiçbir şey istemediğini" kaydederek, "Çin'in yardımını istemiyoruz. Yardımlarına ihtiyacımız yok" ifadesini kullandı.
'Tayvan konusunda ABD'nin politikasında bir değişiklik yok'
Rubio, ABD'nin Tayvan konusundaki politikalarının değişmediğini, önceki başkanların döneminde de şimdi de bu politikanın tutarlı olduğunu savundu.
Trump ve Şi arasındaki görüşmelerde ABD'nin Tayvan'a yönelik silah satışının "önemli bir yer tutmadığını" belirten Rubio, "Bizim bakış açımızdan, mevcut statükoda ve mevcut durumda zorla yapılacak herhangi bir değişiklik, her iki ülke için de kötü olur" dedi.

15:37,
Hindistan bayraklı bir gemi Umman açıklarında saldırıya uğradı
Hindistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Umman açıklarında, Hindistan bayraklı gemiye düzenlenen saldırının "kabul edilemez" olduğu belirtildi.
Açıklamada, "Ticari gemilerin ve sivil denizcilerin hedef alınmaya devam etmesini kınıyoruz" ifadesi kullanıldı.
Hint basınındaki haberlere göre de Somali'den Birleşik Arap Emirlikleri'ne giden Hindistan bayraklı bir kargo gemisi, Umman açıklarında saldırıya uğradı.
Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanlığı'ndan yetkililer, saldırının ardından yangın çıkan geminin daha sonra battığını belirtti.
Gemideki 14 mürettebatın tamamının Umman makamlarınca kurtarıldığını kaydeden yetkililer, saldırının sorumlularına dair herhangi bir bilgi vermedi. Yetkililer, Umman'ın olayla ilgili soruşturma başlattığını aktardı.
15:30,
İran devlet televizyonu: Dün geceden beri 30'dan fazla gemi Hürmüz'den geçti
İran devlet televizyonunun haberine göre, dün geceden beri 30'dan fazla gemi İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin koordinasyonu ve gözetiminde, İran'ın belirlediği güzergâh üzerinden Hürmüz Boğazı'nı geçti.
Haberde, Hürmüz Boğazı'nda çok sayıda geminin geçiş için izin beklediği ancak Devrim Muhafızları'nın "onay alınmadan hiçbir geminin geçiş yapmaya çalışmaması" konusunda uyarıda bulunduğu aktarıldı.
15:21,
İran: BAE saldırıların aktif bir ortağı, buna hiç kuşku yok
İran devlet televizyonunun haberine göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda BAE'ye eleştirilerine devam etti.
"BAE'nin ülkeme karşı yapılan saldırılarda doğrudan yer aldığını söylemeliyim. Saldırılar başladığında, kınamaktan bile kaçındılar" dedi.
BAE’nin ülke topraklarını İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin verdiğini söyleyen Irakçi, "Dün, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Abu Dabi'ye seyahat ettiği ortaya çıktı. Ayrıca bu saldırılara katıldıkları ve belki de doğrudan bize karşı hareket ettikleri de ortaya çıktı. Bu nedenle BAE bu saldırının aktif bir ortağıdır ve bu konuda hiç kuşku yok" değerlendirmesinde bulundu.
Irakçi, İsrail ile olan ittifakının BAE’yi korumadığını belirterek, Abu Dabi yönetimine İran'a yönelik politikalarını gözden geçirmesi tavsiyesinde bulundu. "Ancak, lütfen bana uluslararası hukukun hangi maddesinin sebepsiz ve önceden kışkırtma olmaksızın bir saldırganlık eylemini desteklemenize izin verdiğini söyleyebilir misiniz?" sözleriyle BAE'ye tepki gösterdi.
14:55,
Tahran ile Pekin görüşmelerinin ardından: Bazı Çin gemileri Hürmüz'den geçmeye başladı
Yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Tahran ile Pekin görüşmeleri sonucunda iki ülke Çin gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye başlaması konusunda mutabakata vardı.
Söz konusu kaynağa göre, Çin Dışişleri Bakanı ve Çin’in Tahran Büyükelçisi'nin takibi sonrasında, "iki ülke arasındaki derin ilişkiler ve stratejik ortaklık temelinde" Çin gemilerinin geçişinin kolaylaştırılması için çalışmalar yürütüldü.
"İran'ın boğaz yönetimi protokolleri konusunda anlaşmaya varıldığı" belirtilen görüşmelerin ardından, Çin’in talep ettiği birkaç geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine karar verildiği ve geçişlerin dün gece itibariyle başladığı kaydedildi.
13:53,
Hizbullah'tan İsrail'in kuzeyine İHA'yla misilleme: 3 kişi yaralandı
Hizbullah, İsrail'in kuzeyinde Lübnan sınırına yakın Roş Hanikra'ya İHA saldırısı gerçekleştirdi. Bölgedeki Galilee Tıp Merkezinden yapılan açıklamada, 2'si ağır 3 yaralının tedavisinin sürdüğü aktarıldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Hizbullah'ın bir otoparkı hedef aldığı İHA saldırısında çok sayıda kişinin yaralandığı ifade edildi.
Hizbullah'ın misillemesi İsrail savaş uçaklarının bu sabah güneydeki Sadikin, Tuffahta ve Kefre beldelerini hedef almasının ardından geldi.
İsrail ordusu sabah saatlerinde de Lübnan'ın güneyi ve doğusunda yer alan 8 belde için halkı göçe zorlayarak saldırı tehdidinde bulunmuştu.
12:31,
'ABD ve Çin, Hürmüz'ün açık tutulması ve İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması konularında anlaştı'
Batı medyasına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Jinping arasında gerçekleştirilen görüşme iyi geçti ve iki lider, ekonomik işbirliğini artırma yollarını ele aldı. Taraflar, Amerikan şirketlerinin Çin pazarına erişiminin genişletilmesi ve Çin yatırımlarının ABD’ye yönlendirilmesi konularını değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı’nın enerji akışı açısından açık tutulması gerektiği konusunda ortak görüşe varıldığı öne sürüldü.
İki liderin, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda ortak tutum sergilediği iddia edildi. Bu başlığın, bölgesel güvenlik gündeminin önemli maddeleri arasında yer aldığı söylendi. Henüz resmi açıklama yapılmadı.
11:42,
İsrail Washington'daki müzakere öncesi Lübnan'a yeni saldırı dalgası başlattı
İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğu öne sürülen hedeflere yönelik hava saldırıları başlatıldığı ifade edildi.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları, güneydeki Sadikin, Tuffahta ve Kefre beldelerini hedef aldı.
İsrail ordusu sabah saatlerinde ise Lübnan'ın güneyi ve doğusunda yer alan 8 belde için halkı göçe zorlayarak saldırı tehdidinde bulunmuştu.
ABD, 14 ve 23 Nisan'da Washington'da Lübnan ile İsrail arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, bugün de müzakerelerin 3. turuna ev sahipliği yapacak.
11:33,
İsrail F-35I'ların uçuş menzilini artırıyor: Savaş suçlusu Elbit Systems ile anlaşma
Dünyada savaşlar giderek yaygınlaşırken ve emperyalist ülkeler bütçelerinin daha büyük bir bölümünü savaşa ayırırken, özel şirketlerin askeri alanın her tarafını sarıyor. Bu durum "hava savaşlarında" da böyle.
İsrail Savunma Bakanlığı, F-35I savaş uçaklarının "uçuş menzillerinin" artırılması amacıyla Elbit Systems'in bir iştiraki ile 34 milyon dolarlık sözleşme imzalandığını duyurdu.
Bakanlığın açıklamasına göre, Elbit Systems'in bir iştiraki Cyclone firmasının daha önce F-16 uçakları için tasarladığı gövde üzerinde taşınabilen özel yakıt depoları, F-35I modeline entegre edilecek.
Bakanlık, 34 milyon dolarlık bu sözleşmeyle, "uçağın operasyonel menzilini artırmayı, havada yakıt ikmaline olan bağımlılığı azaltmayı ve uzun menzilli görevlerde operasyonel esnekliği güçlendirmeyi" hedeflediklerini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la ateşkesin "en zayıf anında" ve "yaşam destek ünitesine bağlı" durumda olduğunu dile getirdiği bir dönemde İsrail'in söz konusu anlaşmayı imzalaması dikkati çekti.
11:00,
Irakçi'den BRICS üyelerine: Yasadışı saldırganlığı kınayın
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı'ndaki konuşmasında bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile ülkesinin BRICS ile ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı.
Irakçi, özgürlüklerini ve topraklarını savunmak için sahip oldukları tüm imkanlarla savaşmaya hazır oldukları gibi diplomasiyi de takip etmeye ve savunmaya devam edeceklerini ifade etti.
Hiçbir baskıya veya tehdide boyun eğmediklerini ancak saygı dilini karşılıksız bırakmadıklarını söyleyen Irakçi, "Tekrar tekrar belirttiğim gibi, İran ile ilgili hiçbir sorunun askeri bir çözümü olamaz" dedi.
Irakçi, barışsever İran halkının savaş peşinde olmadığını ancak silahlı kuvvetlerin "yabancı saldırganlara karşı yıkıcı bir intikam almaya her daim hazır olduğunu" söyledi.
ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında saldırgan değil mağdur konumunda olduklarını söyleyen Irakçi, farklı ülkelerin de aynı baskının varyasyonları ile karşılaştığını belirtti.
Irakçi, bu tür baskıların tarihin çöplüğüne gönderilmesi için birlikte harekete geçmenin zamanının geldiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Uluslararası hukukun ihlali ve açık denizlerdeki devlet korsanlığı gibi suçlar ve Batı'nın bunlara karşı gösterdiği sessizlik, ancak cezasızlık durumu varsa gerçekleşebilir. Bu yanlış durum hepimiz tarafından ortadan kaldırılmalıdır.
İran, BRICS üye ülkelerini ve uluslararası toplumun tüm sorumlu üyelerini, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yasadışı saldırganlığı da dahil olmak üzere uluslararası hukukun ihlallerini açıkça kınamaya, uluslararası kurumların siyasallaştırılmasını önlemeye ve savaş kışkırtıcılığını durdurmak ve BM Şartı'nı ihlal edenlerin cezasızlığına son vermek için somut adımlar atmaya çağırıyor.
İran Dışişleri Bakanı, gücün haklılık getirmediği bir düzene ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "BRICS'in daha adil, dengeli ve insancıl bir küresel düzenin şekillenmesinde temel direklerden biri olabileceğine ve olması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
10:51,
Körfez ülkeleri içişleri bakanları 'İran bağlantılı hücrelere' yönelik operasyonları görüştü
Körfez İşbirliği Konseyi'nden (KİK) yapılan açıklamaya göre içişleri bakanları, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki KİK Genel Sekreterliği merkezinde Bahreyn İçişleri Bakanı Raşid bin Abdullah Al Halife başkanlığında olağanüstü toplantı düzenledi.
İran bağlantılı olduğu belirtilen hücrelere yönelik operasyonlar ve bölgedeki güvenlik gelişmelerinin görüşüldüğü toplantıda, söz konusu hücrelerin yakalanmasının ardından içişleri bakanlıkları ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılmasının önemi vurgulandı.
Toplantıda, Körfez ülkelerindeki güvenlik birimlerinin İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen bazı hücreleri ortaya çıkarma ve etkisiz hale getirme konusundaki rolünden övgüyle söz edilirken, bunun "güvenlik kurumlarının hazırlık düzeyi ve etkinliğini yansıttığı" savunuldu.
Bölgedeki güvenlik durumu ile Körfez ülkelerine yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan gelişmeler karşısında ortak güvenlik koordinasyonunun güçlendirilmesi konularının değerlendirildiği toplantıda, KİK ülkelerinin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğu vurgulandı.
Körfez'le gerilim artıyor
Kuveyt dün, İran Devrim Muhafızları mensubu olduklarını belirttiği bazı kişilerin ülkeye sızma girişiminde bulunduğunu ve çıkan çatışmanın ardından gözaltına alındıklarını açıklamıştı. Kuveyt ayrıca İran’ın Büyükelçisi Muhammed Tutunci’yi Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı da 9 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen bir yapılanmanın ortaya çıkarıldığını ve 41 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı ise Kuveyt’in suçlamalarını reddederek, gözaltına alınan 4 İranlı sahil güvenlik görevlisinin rutin devriye görevi sırasında seyir sistemindeki arıza nedeniyle Kuveyt kara sularına girdiklerini savunmuştu.
10:30,
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Hürmüz üzerindeki mesele kapandı
İran hükümetinin internet sitesine göre İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, başkent Tahran’da katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı'nın İran’ın ulusal güvenliği ve kalkınmasının sağlanmasındaki stratejik rolüne değinen Arif, “İran İslam Cumhuriyeti ramazan savaşından sonra yönetimde yeni bir aşamaya girdi ve kendini bu şartlar için hazırlamalıdır” ifadelerini kullandı.
Arif, İran’ın Hürmüz Boğazı'ndaki haklarının (kendileri açısından) "belirlendiğini ve meselenin kapandığını" kaydetti.
Savaştan sonra İran’ın, “bölgenin etkin gücü ve küresel bir süper güç” olarak kabul edildiğini savunan Arif, “Biz de bu yeni konuma göre planlama yapmalıyız. Şimdiye kadar ülkenin planları, düşmanların yaptırımları ve baskılarına göreydi ancak şimdi ülkemizin ve hatta bölgenin güvenliği, refahı ve kalkınması için planlama yapmalıyız” diye konuştu.

09:49,
İran Dışişleri Bakanı Irakçi'den BAE'ye: 'İsrail ile işbirliği yapanlar hesap verecek'
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ettiği iddialarına ilişkin, "İran güvenlik birimlerinin uzun zaman önce liderliğimize ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu, İsrail ile işbirliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek” dedi.
X hesabından açıklama yapan Irakçi, İran halkı ile düşmanlığın “akılsızca bir kumar” olduğunu söyledi ve ekledi: “Bunu yapmak için İsrail ile gizli iş birliği: affedilemez.”
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun BAE’yi gizlice ziyaret ettiği ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü aktarılmıştı. BAE ise Netanyahu'nun ülkeye ziyaret gerçekleştirdiği ve askeri heyetinin kabul edildiği yönündeki haberleri yalanlamıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.