Zamlar bütçe açığı sorununu çözmek için mi?

Doğalgaza yapılacak zam oranını yüzde 10 ila 15 olarak açıklayan Başbakan Erdoğan, doğalgaz zammına "mali disiplin"i gerekçe gösteriyor. Oysa ekonomide yavaşlama devam ederken bütçe açığı bahanesiyle halkın elini cebine atan AKP'nin bütçe sorununu zamlarla çözmesi de pek mümkün görünmüyor.
Cumartesi, 29 Eylül 2012 10:30

Başbakan Erdoğan’ın Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le yaptığı görüşmenin ardından, kışın gelmesi beklenmeden doğalgaza zam yapılacağı açıklanmış, zam kararı Bakan Yıldız tarafından “kim neyi kullanıyorsa bedelini ödesin” sözleriyle savunulmuştu. Dün konuyla ilgili olarak soL Portal’da yayınlanan haberde AKP hükümetinin zamlara yönelik savunmasının altının boş olduğu ortaya konulmuştu.

Zam oranı yüzde 10-15
27 Eylül Perşembe akşamı NTV ve Star televizyonlarında ortak yayınlanan “Başbakan Erdoğan’la Özel” programında konuşan Erdoğan, Ekim ayı başında yapılması beklenen zammın oranının yüzde 10-15 civarında olacağını söyledi. Erdoğan “Doğalgaz zammı yüzde 10-15 gibi bir şey. Ekonomi yönetimdeki arkadaşlarımın başarılı olduğuna inanıyorum. Mali disiplinden taviz vermeyi düşünmüyoruz. Bunu kimse frene basma olarak algılamasın.” şeklinde konuştu.

BOTAŞ’ın zararı halka yükleniyor
Zam savunusu için en çok kullanılan gerekçelerden biri ise BOTAŞ’ın maliyetinin altında doğalgaz satıyor olması. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin 100’e ithal ettiği doğalgazı 80’e sattığını söylemişti.

Bir kamu kuruluşu olan BOTAŞ’ın kamu yararı gereği, doğalgazı maliyetinin altında bir fiyatla arz etmesinde bir yanlışlık olup olmadığı bir yana, Türkiye’nin neredeyse yerli olarak hiç üretemediği doğalgazda giderek artan dışa bağımlılığının ve doğalgazı en pahalı kullanan ülkelerden biri olmasının nedenleri neredeyse hiç sorgulanmıyor. Fiyat artışına bahane olarak gösterilen dolar kuru da sanıldığının aksine, Nisan ayından beri önemli bir artış kaydetmiyor.

Hatırlanacağı üzere BOTAŞ, 2011 yılında 1,3 milyar TL zarar ettiğini açıklamıştı. Bu yılın Nisan ayı başında doğalgaza yüzde 18,72 oranında zam yapılmıştı. Ekim’de yapılacak zammın yüzde 15 olması halinde geçtiğimiz yıl her ay ortalama 200 TL doğalgaz faturası ödeyen bir aile zamla birlikte her ay yaklaşık 275 TL ödeyecek.

Doğalgazda zammın devamı gelebilir
Güngör Uras, bugün Milliyet’te yayınlanan köşe yazısında, BOTAŞ’ın bu yılın ilk 6 ayındaki zararının da yaklaşık 700 milyon TL olarak tahmin edildiğini aktardı. Uras, bu zararın kapatılabilmesi için yapılması gereken zammın yüzde 30 olduğunun hesaplandığını, bu durumda gelecekte bir zamma daha gerek olacağını yazdı. Başka bir deyişle, AKP’nin bir anda yüzde 30 zam yapmak yerine zammı yüzde 10-15 oranında iki “paket” halinde yapmayı tasarlamış olduğunu tahmin etmek abartılı olmayacaktır.

Bütçe açığı doğalgazdan mı geliyor?
Doğalgaz zammına bütçe açığı gerekçe gösteriliyor. Bu da, bütçe açığına BOTAŞ’ın zararının mı sebep olduğu sorusunu akla getiriyor. Maliye Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin 2011 yılı bütçe açığı 17,4 milyar TL olarak gerçekleşti. BOTAŞ’ın zararı bu açığın yaklaşık yüzde 7,5’ine denk geliyor.

Diğer yandan, bütçe açığının son aylarda artış kaydetmesinde temel neden, çoğu iktisatçının da kabul ettiği üzere, ekonomik büyümenin yavaşlamasından kaynaklı olarak vergi gelirlerinin de azalması. Ağustos ayında toplam vergi gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9, tüketimden alınan vergiler ise yüzde 13 azalma sergiledi. Giderler tarafında ise yüzde 18 artan personel giderleri ve yüzde 27 artan cari transferler, bütçe açığının artmasında rol oynayan diğer faktörler.

Hatırlanacağı üzere, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yıl için yüzde 1,5 olarak belirlenen bütçe açığı hedefinin tutturulamayacağını ve önümüzdeki yıl “sıkı bütçe” uygulayacağı sinyalini vermişti. “Mali disiplin” bahanesine sarılan AKP’nin yeni bütçeyle birlikte elini emekçilerin cebine atacağına 9 Eylül tarihli haberimizde değinmiştik.

Zamlar ekonomiyi olumsuz etkileyecek
Son 1 ay içerisinde bazı tüketim mallarına yönelik Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) arttırılması, Ekim ayından itibaren yapılması beklenen doğalgaz zammının yanı sıra, elektrik faturalarına da zam bekleniyor. Zira elektriğinin yaklaşık yüzde 45’ini doğalgazdan üreten Türkiye’de doğalgazın ardından elektriğin pahalanması da kaçınılmaz. Türkiye halkının bu kış elektriği de yüzde 20 daha pahalı kullanması bekleniyor. Öte yandan, 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı son 6 gün içerisinde 45 kuruş zamlandı.

Enflasyon beklentileri yükselmeye başladı
Doğalgaz ve elektrik zamları, doğal olarak enflasyonu da olumsuz etkileyecek. Evlerde tüketilmenin yanı sıra, üretim alanında da temel girdi olarak kullanılan doğalgaz ve elektrikte gerçekleşecek fiyat artışları doğal olarak tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarına da yansıyacak. Nitekim hemen herkes Eylül ayı ve 2012 yılsonuna ilişkin enflasyon beklentilerini yukarıya revize etmiş durumda. CNBC-e tarafından her ay düzenlenen Enflasyon Anketi’nde Eylül ayı için beklenen aylık enflasyon yüzde 0,57’den yüzde 1,04’e yükselirken, 2012 yılsonu enflasyonu beklentisi ise yüzde 6,52’den yüzde 7,28’e çıktı.

Bütçe dengeleri daha da bozulabilir
Enflasyonun artacağı beklentisinin yanı sıra, emekçilerin artan doğalgaz, elektrik ve yol harcamaları nedeniyle gıda ve giyim başta olmak üzere günlük harcamalarını kısmaları muhtemel görünüyor. Üretimde doğalgazı yoğun olarak kullanan sanayi firmalarının da artan fiyatlar nedeniyle “rekabet baskısı” altına gireceği ve bunun da üretimi sekteye uğratabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Bu iki etkenin ekonomide beklenenden daha şiddetli bir yavaşlamaya neden olabileceği düşünülüyor. Böylece vergi gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan, tüketimden alınan dolaylı vergilerin daha da azalması ve -hedeflendiği iddia edilenin aksine- bütçe dengelerindeki bozulmanın daha fazla derinleşmesi de pekala mümkün.

(soL – Ekonomi)