Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Pınar Aydınlar

Renklerin yoldaşlığı…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:44 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:44

Pınar Aydınlar'ın "Renklerin yoldaşlığı..." başlıklı köşe yazısı 25 Kasım 2012 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Binbir rengin var olduğu bir dünya coğrafyası. Karışınca katlanan karışınca birbirine çoğalan renkler.

Halklar gibi güzelliği hep var olan asi kızıllar, katılınca güneşin rengine sarı olur, turuncu turunç tadında… Rengine karışırsa mavi harmanlanır gecede özgürlük düşleri gibi.

Ülkem bir yandan kadınların uğradığı şiddetten yaralı, işçilerin hak arama kavgasında karşılaştığı şiddetle bir kez daha. Tazyikli sularda yalnız bırakmamalı Hey tekstil, Bedaş, Darkmen işçileri gibi yaşamlarını göçük altında yitiren işçi dostlarımızın ailelerini.

Her renkten harmanlanırız, fırtınalara inat. Dertlenirim çoğu kez dolanır dilime, bir Hüsnü Arkan bestesi: “Nereye uçar turnalar, nereye gider gökyüzü?”

Şimdi dönmeli bir kez daha geçen yıllara… Saygıyla anıyorum Hasan Hüseyin’in dizelerini ölümsüzleştirerek, “Dostum dostum güzel dostum/Bu ne yaman çizgidir bu” diyen Ahmet Kaya’yı. Oysa ki, bir yanım bahar bahçede kalacakken, döker hep bir yanım yaprakları yere.

Onca zaman geçer aradan dillerde renk renk türküler yaşasın renklerin kardeşliği dercesine, olan gidene, olur.

Şimdi Grup YORUM’a ev hapsi verildi ve yargılanacaklar bir kez daha, hem de onlarsız kalalım diye tam 110 yılla… 27 yıl boyunca bir yürüyüş eylediler… Bir kez daha 26 Kasım günü Çağlayan Adliyesi’nde yanlarında olalım, tüm yasaklara ve işkencecilere inat.

Türkülerimiz, halaylarımız, ağıtlarımız bizimdir. Ne ev hapsi tanırız, ne de yasak...

Saldırılar her gün çoğaldı, insanlara, evlerine, özel yaşamlarına ve kültür merkezlerine. Yaşama, emeğe, işçiye, öğrenciye, emekçiye, gecekondusunda tek göz odasında yaşamayı onursuzluğa tercih edene, hapishanelerde açlık grevinde tavizsiz tavır sergileyene, bitmedi, toplu mezarlarda kimsesiz gibi gösterip psikolojik hasar yaratmaya çalıştığınız, arkasında milyonlarca seveni olanlara tanığız biz. “Dünyada direnişle açılan ilk toplu mezarın güncesi”ni kardeşine hitaben “Sana Geldik Ali” diye yazan Hüsnü Yıldız gibi…

Dört yüz hafta… Dört yüz hafta geçti, dile kolay… Babalarının, annelerinin, kardeşlerinin, çocuklarının, sevdiklerinin yollarını gözleyen karanfil yürekler Cumartesi Anneleri… Her gün için binlerce kez elleri öpülesi anneler…

Gün, hep beraber olma günü… Yaralara yoldaş olma günü… Karıştıralım renkleri… Ben mavi olayım, sen kırmızı yoldaşım gelinciklerin rengi…

Dostum özgürlüğün, arkadaşım umudun… Karışsın renkler birbirine, çoğalsın birbiriyle… Yaşasın renklerin kardeşliği diye… Son sözü şairler söyler…

Turgut Uyar söyler:

“güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan/
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar/dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan/
Kürdistan’da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar/Muş - Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan/
eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar/sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan/
portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar/bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan/
padişahlar ve Muşlar kanar, darülbedayiler kanar/Muş - Tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki/
orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar/el ele gittiğimiz bir yolda sen gitgide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar”

Pınar Aydınlar 'ın Son Yazıları