Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Korkut Boratav

Korkut Boratav

Rejim değiştirme çabaları: ABD’nin sicili

Haass Dışişleri Bakanlığı’nda Direktörlük yaptığı yıllarda ABD’nin Orta Doğu ve Latin Amerika’daki üç silahlı müdahalesini özelikle karşılaştırıyor: 1989’daki kısa süreli Panama işgali, 1990’daki Körfez Savaşı ve 2003’te başlatılan Irak işgali…

Yayın Tarihi: 29.01.2026 , 20:15 Güncelleme Tarihi: 30.01.2026 , 00:02

Örtülü pişmanlık içeren bir bilanço

Trump’ın “Venezuela Eylemi”, Amerikan emperyalizminin 20’nci yüzyıldan bugüne kalkıştığı “rejim değiştirme hamlelerini” gözden geçirmeye vesile oluyor. ABD’den kaynaklanan rejim değişiklikleri işgalle veya hedeflenen ülkede kışkırtmaların, protestoların tetiklediği askerî, sivil darbeler, istifalar biçiminde gerçekleşebilir.

Bu dönemde ABD dış politikasına (arka planda da olsa) katkı yapmış Amerikalı bir diplomatın (Richard Haass’ın) Foreign Affairs dergisinde “Rejim Değiştirme Güçlükleri” başlıklı makalesi1 üzerinde duracağım. Makale, bir ABD bilançosu içerdiği için önemlidir. 

Richard Haass, Amerikalı bir diplomattır. 1981-2003 yıllarında Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmış; Baba Bush (1989-1993) ve oğlu Bush’un (2001-2009) başkanlık dönemlerinde Politika Planlaması Direktörü olarak görev yapmıştır. İkinci dönemde Dışişleri Bakanı olan Colin Powell’a yakın bir danışman olduğu ayrıca belirtiliyor. Temmuz 2003’te Bakanlıktan ayrılmış, sonraki 20 yıl boyunca da ABD’nin prestijli ve etkili kurumlarından Council on Foreign Relations başkanlığını üstlenmiştir. 

Haass Dışişleri Bakanlığı’nda Direktörlük yaptığı yıllarda ABD’nin Orta Doğu ve Latin Amerika’daki üç silahlı müdahalesini özellikle karşılaştırıyor: 1989’daki kısa süreli Panama işgali, 1990’daki Körfez Savaşı ve 2003’te başlatılan Irak işgali…

Haass bu üç eylem üzerinde şu değerlendirmeyi yapıyor: 

“1989’da ben görevdeyken Panama’da başkan Noriega’yı teslim alarak gerçekleştirilen rejim değiştirme başarılı oldu; ama sanılandan daha fazla risk ve maliyet yarattı.” 

“(Panama’daki) bu risk ve maliyetlerin tümünü değerlendiren (“baba Bush başkanlığındaki) ABD yönetimi 1990’daki Körfez Savaşı’nda yenilgiye uğrayan Irak rejimini değiştirmeye kalkışmadı. Bu kararımızın haklılığı 2003’te Başkan George W. Bush (“oğul Bush”) önceki Irak savaşındakinin tam zıddını (yani 'Saddam rejimini değiştirmeyi') kararlaştırdığında ortaya çıkacaktı. Saddam rejimi son buldu; ama ölçüsüz boyutta insanî, ekonomik, stratejik ve siyasal maliyetlere yol açarak…” 

Görevi nedeniyle bu stratejik kararlara katkısı veya yakın tanıklığı olan Haass’ın makalesi bu açıdan okunabilir. Ben yazdıklarını “rejim değiştirme eylemlerinin örtülü bir pişmanlık bilançosu” olarak değerlendirdim. 

Panama’da hızlı rejim değiştirme… 

Panama müdahalesine değinmekle yetinelim. 1988’de uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle ABD’de suçlanmış olan Başkan Manuel Noriega, 1989’daki seçim sonuçlarını iptal edince ABD yönetimi silahlı müdahale kararı verdi. 

Aralık 1989’da başlayan askerî harekât bir ayda tamamlandı. Manuel Noriega en başta gözaltına alınmıştı. ABD’ye götürüldü. Yargılanacak, kırk yıl hapis cezası alacak; 2007’de “iyi hal nedeniyle” serbest bırakılacak; 2017’de ülkesinde ölecektir.

Seçimlerin galibi olarak bilinen Guillermo Endara başkanlığa getirildi. Yönetimi devraldı. Panama ordusu silahsızlandırıldı, dağıtıldı. “Rejim değiştirme” tamamlandı. Bir aylık harekâtta 23 kayıp veren Amerikan birlikleri çekildi.   

Richard Haass hızla son bulan Panama eyleminin tahminlerin üstünde “risk ve maliyet” taşıdığını vurguluyor. Kastedilen herhalde (ölüm sayılarıyla ölçülen) insanî maliyet değil, ABD’nin Latin Amerika ülkelerindeki saygınlığını zedeleyen politik maliyettir. 

Haass’ın asıl önem verdiği karşılaştırma ABD Dışişleri Bakanlığı’nda çalışırken Irak’a açılan iki savaşla ilgilidir. Bunlara bakalım. 

Birinci Irak Savaşı: BMGK kararı uygulanıyor 

“Körfez Savaşı” olarak da bilinen Birinci Irak Savaşı Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal kararından kaynaklandı. Ağustos 1990’da Irak ordusu Kuveyt’e girdi; iki gün içinde ülkenin tümünü işgal etti. Kuveyt’in Kuzey bölgelerinin bir bölümünü ilhak etti. 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) 29 Kasım 1990’da toplandı. Irak’a bir ültimatom verildi: İşgale en geç 17 Ocak 1991’de son vermesi istendi. Aksi halde “BM üyeleri, Irak’ın çekilmesini sağlayacak tüm önlemleri almaya yetkili” kılındı. Böylece Irak’a savaş açma yetkisi BM üyelerine verildi. Yetkiyi, liderliği üstlenen ABD kullanacaktır.

ABD 42 ülkeden katkı desteği aldı. Amerika dışında Britanya, Mısır ve Suudi birliklerinin de (son ikisi “sembolik” düzeylerde) katıldığı koalisyon Ocak-Şubat 1991’de Kuveyt’teki Irak ordusunu yenilgiye uğrattı. Irak’ın ilhak ettiği bölge Kuveyt’e geri verildi. 

Müttefik birlikleri Irak’a da girdi; ama Bağdat’ı işgal etmedi. Pentagon’dan gelen telkinlere rağmen Başkan H.W.Bush (“baba Bush”) Saddam rejimini devirmeye kalkışmadı. BMGK kararı uygulandı; Kuveyt’in kayıpları telâfi edildi. O kadar…  

Kısa sürede ateşkes ilan edildi. Koalisyon güçleri Irak’ta uçuşa yasak bölgeler kararlaştırıp uygulamaya başladı ve ülkeden ayrıldı. Haass gibi sağduyulu diplomatların etkili olduğu anlaşılıyor. Çarpışmalar sırasında koalisyon güçlerinin kayıpları 147 ölümle sınırlı kaldı. Irak birliklerinde 20.000’i aşkın ölüm tahmin ediliyor. 

2003 Irak işgali: Kitle imha silahları senaryosu ve insanî bilanço

İkinci Irak savaşı, başkanlığı Bill Clinton’dan devralan George W. Bush’un (“oğul Bush’un”) eseridir. Başkanlığının ilk yılında 3000 civarında New York’lunun ölümüyle sonuçlanan İkiz Kuleler saldırısı, yönetimin sonraki kararlarını da etkiledi. 

Saldırıyı Suudi vatandaşı Osama bin Laden’in yönettiği El Kaide’nin yaptığı hızla belirlendi. Ancak Suudi Arabistan değil, Saddam Hüseyin’in Irak rejimi “uygun bir hedef” olarak görüldü. El Kaide’yi destekleme dışında, öncelikle ABD’yi hedefleyen kitle imha silahları üretmek, stoklamakla suçlandı. 

Bu iddiaları denetlemekle görevli BM müfettişlerine Irak rıza gösterdi. İddialar doğrulanmadı; ama teftişler sürerken BMGK, ABD tarafından “yeni kanıtları sunarak Irak’a karşı savaş kararı çıkarmak” gündemiyle toplantıya çağırıldı. 5 Şubat 2003’te toplandı. Tüm dünyada TV’lerde nakledilen (Türkiye’de de izlediğimiz) toplantıda ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell “Irak rejiminin gizlediği kitle imha silahlarını ifşa etti”. 

Tümüyle düzmece, sahte bilgiler, fotoğraflar, şemalar içeren gösterişli sunuş kimseyi ikna etmedi. Sunuşun başkan yardımcısı Dick Cheney tarafından hazırlandığı daha sonra açıklanacaktı. BMGK’de ABD önerisinin oylanmasından vazgeçildi. Sadece dört Güvenlik Konseyi üyesinin (ABD, Britanya, Bulgaristan, İspanya’nın) Amerika lehine oy kullanacağı anlaşılmıştı. Olumlu bir karar için gerekli asgari 9 oy dahi sağlanamıyordu.

Colin Powell yıllar sonra (2016’da) itiraf etti: “Birleşmiş Milletler’de yaptığım konuşmada sunduğum bilgilerin çoğunun yanlış olduğu anlaşıldı. Elbette pişmanlık duyuyorum. Onların doğru, gerçek olduğunu sanıyorduk. Yanılmışız.”

George W. Bush (“oğul Bush”) yönetimi BMGK kararı çıkaramadı; yine de 20 Mart 2003’te Irak’a saldırdı. Tony Blair’in yönetimindeki Britanya’nın da katıldığı savaş kısa sürdü: Bağdat’ın Nisan’da düşmesiyle işgal harekâtı son buldu. Başkan Bush 1 Mayıs 2003’te ABD’nin zaferini ilan etti. Saddam Hüseyin bir süre saklandı; Aralık’ta yakalandı. İşgal altındaki Irak’ta kurulan bir özel mahkemenin verdiği idam cezası hızla uygulandı. 

İnsanî kayıpların büyük bölümü ise işgal sonrasındaki direnme hareketlerinden kaynaklandı. Örneğin Nisan 2004’te Felluce kentindeki direnişi kırmayı hedefleyen Amerikan birliklerinin yoğun uçak ve topçu saldırılarında kullanılan hafifletilmiş uranyum mermisinden kaynaklanan özürlü doğumlar dokuz yıl sonra dahi gözlenmekteydi.

Çatışmalardan kaynaklanan ölü sayıları 2007 sonuna kadar her yıl artmaktaydı. Savaş öncesi ve sonrası ölüm oranlarını hane halkı anketleri kullanarak karşılaştıran iki uluslararası araştırmanın bulgularını aktarmakla yetinelim: Savaşın üç yıllık insanlık maliyeti 654.965 ölüm; dört yıllık bilançosu 1.033.239 ölümdür.2

Diplomat-yazar Richard Haass’ın 2003’te Dışişleri Bakanlığı’ndan istifasında, danışmanlığını yaptığı Dışişleri Bakanı Powell’in ve oğul Bush yönetiminin Irak’ta kıyıma yol açan “rejim değiştirme” saplantısı herhalde etkili olmuştur. Yanlışlığını bildiği halde önleyememesi makalesine örtülü bir pişmanlık olarak yansımıştır. 

Ne var ki, makalesinde 1961’de Küba ile başlayan, 2026’da Venezuela’ya, ayrıca da Libya’dan Afganistan’a uzanan çok sayıda rejim değiştirme eylemini değerlendiren yazar, bunların tek tek hangi hakla, hangi yetki ile yapıldığını sorgulamıyor. Nedeni açıktır: Hemen hemen hepsi ABD emperyalizmine özgü ayrıcalıklı, fiilî yetkiden kaynaklanmıştır. Tek istisna, Kuveyt’e saldırı sonrasındaki 1990 BMGK kararını uygulayan Körfez Savaşı’dır. 

Meslek hayatı boyunca ABD emperyalizmine hizmet etmiş bir diplomatın “yarım ağızla” ifade edebildiği pişmanlık bu suç ortaklığını aklayamaz. 

  • 1

    Richard Haass, “The Trouble with Regim Change”, Foreign  Affairs,  14 Ocak 2026.

  • 2

    Bu konuda ve Irak savaşı üzerindeki yazılarım için bk. K. Boratav, Türkiye’nin Faşizmleri ve AKP ( İMGE. 2015), ss.275-297. 

Korkut Boratav 'ın Son Yazıları